Şehit aileleri 2. kez yıkıldı

Genelkurmay Başkanlığı'nın Heron skandalı suskunluğu şehit ailelerini 2. kez yıktı

Televiyon ve internet sitelerinde günlerce yayınlanan, ancak hiçbir Genelkurmay yetkilisinin cevap vermediği İnsansız Hava Araçları (İHA)'nın çektiği görüntüler, şehit ve gazi yakınlarını derinden etkiledi.

Bu konuda Genelkurmay Başkanlığı'ndan bir açıklama yapılmamasını manidar bulduklarını ifade eden şehit babası ve eski asker Nadir Adbay, "Demek ki birileri PKK ile el ele, gönül gönüle. Görüntüler bunu gösteriyor." dedi.

Halen Elbistan Kent Konseyi Başkanlığı'nı da yürüten eski asker ve şehit babası Nadir Adbay, mızrağın çuvala sığmadığını, şehit ve gazilerin hesabının sorulması gerektiğini belirtti.

Adbay, "Şunu kesinlikle bilmelisiniz ki PKK ile el ele olan birileri olmasa, PKK'nın hayatiyetini sürdürmesi, hele de bugünkü teknolojik imkanlarla hiç yok. Bunun adına kim ne derse bilmiyorum. Ben resmen hainlik diyorum. Bu hıyaneti kimler yapıyorsa, bunların mutlaka bulunup, bunun hesabını vermesi lazım. PKK ile el ele, gönül gönüle bir yapının Türkiye Cumhuriyet'nin içinde bulunduğu artık gün gibi aşikar. Mızrağın çuvala girmeyeceği kadar aşikar. Bu yüzden bu şehitler ve gazilerimizin bu hesabının sorulması gerektiği kanaatindeyim." diye konuştu.

TSK MEHMETÇİKLERE SAHİP ÇIKMADI

TSK'daki pimi çekilen el bombası olayının 4 şehitlerinden Piyade Çavuş İbrahim Yaman'ın babası Adem Yaman, TSK'nın Mehmetçiklere ailelerinin yarısı kadar sahip çıkmadığını iddia etti. Hakkari-Çukurca'da 6 askerin şehit edildiği Hantepe saldırısı sırasında Heronların PKK'lı teröristlerin saldırısını ve kaçışını izlemesine rağmen müdahale etmemesinin sorumlusunun Genelkurmay Başkanlığı olduğunu belirten Yaman, son zamanlarda eli kınalı askerlerin bir takım ihmaller sonucunda şehit olduklarını düşündüğünü ifade etti. Baba Yaman, şehit ailelerinin olayların iç yüzünü iyi araştırması gerektiğini kaydetti.

17 Ağustos 2009 günü Elazığ'ın Karakoçan ilçesi Koçyiğitler Piyade Taburu'nda vatani görevini yaparken Teğmen Mehmet Tümer'in emirlerine uymadığı gerekçesiyle silah arkadaşı İbrahim Öztürk'ün eline tutuşturduğu pimi çekili el bombasının patlaması sonucu şehit olan İbrahim Yaman'ın ailesi, Cihan'a konuştu. Olay sonrasında tutuklanarak 8'inci Kolordu Askeri Mahkemesi'nde yargılanan Teğmen Mehmet Tümer'e verilen 9 yıl 2 ay (infaz indirimiyle 6 yıl 2 aya düştü) cezanın kendilerini bir kez daha yıktığını anlatan baba Adem Yaman, TSK'nın teğmenden yana bir tutum takındığına dikkat çekti. Acılı baba, "Biz çocuklarımızı askere niye yolluyoruz, vatanı korumak ve kollamak için. Ama bizim çocuklarımızı koruyan yok. Çocuklarımıza bizim yarımız kadar sahip çıkıp korusalardı bu kadar şehit vermezdik." dedi.

Son zamanlardaki terörist saldırılarında çok sayıda şehit verilmesinin ve ardından ortaya çıkan bir takım gerçeklerin düşündürücü olduğunu dile getiren Adem Yaman, "Biz, oğlumuzu 20 yaşına getirdik ve askere gönderdik. Ama sahip çıkan olmadı. Aileler çocuklarını askere neden gönderiyor, vatanı korumak ve kollamak için. Ama bizim çocuklarımızı koruyan yok. Evlatlarımızı asker ocağında bizim yarımız kadar koruyan sahip çıkan olsa böyle olmayacak. Demek ki terörist içlerinde. Biz yandık yeter. Daha kimsenin anası babası yanmasın. O nedenle belki askeri zanlılar sivil mahkemelere çıkar ve ordu içindeki pislikler temizlenir ve ihmali olanlar yargılanıp gereken cezalara çarptırılırlar ümidiyle Anayasa değişikliğine 'evet' diyeceğiz." şeklinde konuştu.

ÖNCE EL BOMBASI SONRA SGK VURDU

Acılı şehit ailesini şoke eden bir diğer olay ise Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğü Ödemeler Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 12 Temmuz tarihli yazı oldu. Yazıya göre söz konusu olayda İbrahim Yaman'ın çatışma neticesinde şehit olmaması nedeniyle 5434 sayılı kanunun 72. maddesi gereğince şehit babasının malul olmadığına karar veren SGK, babanın 65 yaşından küçük olması ve çalışabilir durumda görülmesi neticesinde aileyi verilecek sosyal haklardan yararlandırmayacak. Karara tepki göstererek SGK'ya dava açtıklarını anlatan anne Nuriye Yaman, "Devletten oğlumu istiyorum. Benim yavrumu geri getirsinler, para pul hak hiçbir şey istemiyorum. Zar zor geçinen bir aileyiz. Ya oğlumu geri verecekler ya da bize sahip çıkacaklar. Buna rağmen haklarımızı vermezlerse sonuna kadar peşindeyim, insan haklarına kadar gideceğiz." ifadelerini kullandı.

Türkiye Haberleri

Trabzon'dan Rize'ye güzel haber
5 ŞARTI TUTMAYAN BEKÇİ OLAMAZ
PLAKALAR ÜCRETSİZ DEĞİŞECEK
Adalet Bakanlığı 15 Bin Personel Alımı 2026: Kadrolar Belli Oldu, Gözler Resmi İlanda
BUNLAR YOKSA 1246 TL'Yİ HAZIRLAYIN