Tarih Vakfı, ilköğretim okulu öğrencilerine, insanoğlunun yerleşik hayata geçtiği ilk yerlerden biri olan Çatalhöyük’te, insanlık tarihinin, savaş ve kavganın olmadığı dönemini anlatıyor.
Tarih Vakfı Eğitim Proje Koordinatörü Arkeolog Gülay Sert yaptığı açıklamada, 2004 yılında AB destekli olarak ‘Akdeniz Eğitim, Öğretim ve Planlama Programı’ kapsamında başlatılan, Çatalhöyük Arkeoloji Yaz Atölyesi’nin, Shell firmasının sponsorluğunda devam ettiğini belirtti.
Konya başta olmak üzere çeşitli illerden gelen ilköğretim okulu öğrencilerinin, Çatalhöyük’te adeta 9 bin yıllık bir yolculuğa çıktığını ifade eden Sert, öğrencilere, insanoğlunun tarım yapmayı öğrenerek yerleşik hayata geçtiği, hayvanların evcilleştirdiği, insanın dünyadaki serüvenine ait önemli ipuçlarının yer aldığı Çatalhöyük’ü, ayrıntılarıyla tanıttıklarını söyledi.
Sert, bu yıl 6 Haziran’da başlayan Çatalhöyük Arkeoloji Yaz Atölyesi’nde, 6 Temmuz’a kadar binden fazla öğrenciye eğitim vermeyi, halen günübirlik olan bu etkinliği, önümüzdeki yıllarda ulusal ve uluslararası çocuk kampına dönüştürmeyi planladıklarını bildirdi.
Kazı çalışmalarının devam ettiği Çatalhöyük’e gruplar halinde gelen çocuklara, günümüzden 9 bin yıl önce yaşamış insanlar hakkında bilgi verip, höyüklerin sadece yığma tepeler olmadığını anlattıklarını belirten Sert, şunları kaydetti: Çocuklara, kısa süre önce ortaya çıkmadıklarını, binlerce yıl öncesinden geldiklerini öğretirken, onlara kazı çalışmalarında işlenmiş toprakta, gerçek bir kazı çalışması tecrübesi de yaşatıyoruz. Çocuklara, hazırladığımız çamurlarla o dönemdekilere benzer kap kacaklar yaptırıyoruz. Etkinliklerimize katılan öğrencilere, ayrıca o dönemin insanının yabani ve kavgacı olmadığını, insanların savaşmayı daha yakın tarihlerde öğrendiğini anlatıyoruz. Çünkü Çatalhöyük’te bulunan iskeletlerde bir kavga, savaş izine rastlanmadı.
EŞİTLİKÇİ TOPLUM YAPISI HAKİMDİ
Çatalhöyük insanının yaşam şekilleri hakkındaki bilgilerin çocuklarda ilgi uyandırdığını ifade eden Gülay Sert, sözlerini şöyle sürdürdü: Buraya 9 bin yıl önce yerleşen toplum, bin yıl burada yaşadıktan sonra başka bir yere göç etmiş. Çatalhöyük insanı, armut, badem, bezelye gibi günümüzdeki bitkilerin yabanilerini tüketmiş. Onlar da bizim gibi sazlardan sepetler örmüş, kerpiç evlerde yaşamışlar. Çatalhöyük insanının eşitlikçi bir toplum yapısına sahip olduğunu, hiçbir evin diğerlerinden daha büyük olmadığı, insanların barışçı bir şekilde birlikte yaşadıkları gibi bilgiler, sadece çocukların değil Çatalhöyük hakkında bilgi sahibi olmayan herkesin ilgisini çekiyor.
Sert, programa katılan her öğrenciye, ‘9 bin yıl önce burada yaşasaydınız bir gününüzü nasıl geçirirdiniz?’ konulu kısa öyküler yazdırdıklarını, bu öykülerden oluşan kitabın ise önümüzdeki günlerde İngilizce ve Türkçe olarak basılacağını sözlerine ekledi.
ÇATALHÖYÜK'TE KAZILAR BAŞLADI
Öte yandan Çatalhöyük'te, yapılan hazırlık çalışmalarından sonra kazılar başladı.
Çatalhöyük kazı alanında bu yıl ilk etapta yapılan çalışmalara Stanford Üniversitesi Arkeoloji Profesörü ve Çatalhöyük Kazı Başkanı Ian Hodder, Başkan Yardımcısı Shahina Farid ile birlikte İngiltere, ABD, Sırbistan Karadağ, Romanya ve Türkiye'den 32 arkeolog katıldı. Haziran ayının ilk 2 haftasında hazırlıklarını tamamlayan 32 kişilik ekip, kazı çalışmalarına başladı. Tüm hazırlıkların tamamlandığını ve birkaç gün önce kazılara başladıklarını ifade eden Stanford Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkan Yardımcısı Shahina Farid, "Kazılarımızın başlamasıyla birlikte yeni bulgular elde etmeye başladık. Çok dikkatli çalışan ekibimiz yeni evlerin yanı sıra insan iskeletleri, hayvan kemikleri buldu. Çalışmalarımızı yoğunlaştırarak devam ediyoruz. Şu anda 5 ülkeden toplam 32 kişi bulunan kazı çalışmalarına, 2 hafta sonra Almanya, Polonya ve ABD'den gelecek 100 kişilik bir ekip daha katılacak" dedi.
Çatalhöyük'ün dünya açısından önemli olduğunu ve Türkiye'nin de arkeoloji turizmine büyük katkı sağlayacağını dile getiren Shahina Farid, "Geçtiğimiz yıllarda 20 evi ziyarete açmıştık. Bu yıl 20 Ağustos'a kadar sürecek çalışmalarımızdan sonra yeni evlerin de ziyarete açılmasını hedefliyoruz. 10 yıldan fazla devam etmesi planlanan kazılar, bu bölgeyi bir araştırma, eğitim ve turizm merkezi haline getirecektir" şeklinde konuştu.
Dünyadaki ilk yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilen ve geçmişi 9 bin yıl önceye dayanan Çatalhöyük, 1950'lerin sonlarından beri sadece arkeologlar tarafından değil, birçok kesim tarafından ilgiyle izleniyor. 1961 yılında James Mellaart'ın başlattığı ve sadece 4 yıl sürdürebildiği kazılar, 1993 yılında öğrencisi Ian Hodder başkanlığında tekrar başlamıştı. Hodder, kendi ve başka ülkelerden gelen arkeologlardan oluşan ekibiyle 13 yıldır kazılarını sürdürüyor.