Sarılmak

Serpil Yalçınkaya

“Hepimizin hayalleri vardı. Umdukları…Hayatın hesaplarıysa bambaşkaydı.

Kabullenmek, sindirmek, söz dümeniyle yürüyecek işlerden değildi…”

Normalde okuma hızım oldukça iyidir. Okuduğumu kavrama kabiliyetim de…Lakin kimi kitaplar vardır ki  okurunu içine çeker, çeker; aklını başından alır, hep kendisine hapseder. Düşündürdükçe düşündürür, kimi sayfalarına geri döndür(t)üp tekrar okutturur, gözden kaçırılan yerleri yeniden not aldırır. Yorar aynı zamanda, sakın yanlış anlaşılmasın; düşünmeden okunulabilecek, içi boş kitapları okumaya alışmış bünyeleri yorar gerçekten. Dikkat ve azim ister, beynin en hassas, düşüncelerin en girift noktalarına uzanmak ister böylesi kitaplar…

Yukarda küçük bir alıntı yaptığım “ Sarılmak” da tarifini yaptığım o nadide eserlerden birisi. Oldukça etkilendiğim, geriye dönüp dönüp tekrar okuyup, irdelediğim az sayıdaki eserlerden…

Hüzeyme Hanım geçen günlerdeki buluşmamızda okuyup okumadığımı sorduğu “Sarılmak” adlı romanını bana hediye etmişti.  2010 yılı İlesam- Akçağ Roman Yarışması birinciliğini de alan eseri, birkaç gün sonrasında, okumaya başlamadan önce, bir günde, en fazla ikinci günün öğlenine bitiririm düşüncesi hakimdi bende . Ama sonuç farklı oldu.

Okuduğunuz en iyi psikolojik tahlil romanları hangileridir denildiğinde aklıma ilk gelenler arasında “Sabırsız Yürek, Handan, Yabancı ,Tutunamayanlar, Kürk Mantolu Madonna, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Genç Werther’in Acıları, Suç ve Ceza, Satranç, Korkuyu Beklerken” gelirdi. Sarılmak’ı okumaya başladığımda ise listemin ilk akla gelen isimlerinden birisi olacağını hemen anladım. O karışık duygu ve düşünceler, her karakterin kendi içerisinde ve dış dünyada yaşadığı bunalımlar nasıl bu kadar güçlü ifade edilir ve sizi yüreğinizden vuracak bir anlatımla kaleme alınabilirdi…Hüzeyme Yeşim Koçak bu eseriyle açıkçası afallattı, sarstı beni.

İnsan psikolojisinin en derin noktalarına ve sözcüklere dökülmesinin en zor olduğu durumlarına kadar ilerleyebilmiş; her bir sözün, davranışın psikolojik nedenini ve sonucunda ortaya çıkarttığı ruhi bunalımları ustaca ifade etmiş Hüzeyme Yeşim Koçak.

İyileşmesi mümkün olamayan bir hastanın elem verici ıstırapları, gelgitleri ve hayata sarılma arzusu ile ölüm gerçeği arasındaki ruhsal bunalımları ve tüm bunlar yüzünden etrafındaki insanların hayatlarını ve ruhi yapılarını nasıl da etkilemiş olduğu ince ince detaylandırılmış.

Nergis’in, Aziz’in, Cahide’nin ve Nur’un iç bunalımları, olumsuz düşüncelerin yarattığı duygu çöküntüleri, yürek çarpıntıları; buna sebep fiziksel ve ruhsal şartların anlatımı …

Bir taraftan eşinin hastalığıyla mücadele eden ama diğer taraftan da çevresindeki algılarla mücadele etmek zorunda kalan Aziz…

Hikayenin arka planında da toplumsal değişim süreçlerini işleyen Hüzeyme Yeşim Koçak; diğer taraftan hikayenin yaşandığı dönemdeki insanların batılılaşma hevesleri, izzet ve ahlâki değerlerinden uzaklaşmayı birer onurmuş gibi algılayıp, gurur duymalarını,bir bir nasıl da kopmuş olduklarını yine etkili bir dille anlatmış. Kozmopolit bir ortamda insanların dini, örfi,millî değerleri  ile ya da tam tersi tüm bu değerlerden uzaklaşmaları ile sınanmaları ele alınmış.

Eserini, zengin bir şekilde ifade ederken, doğru ve güzel olana vurgu yaparak okuyucusuna ders verir niteliğe de büründürmüş. Okuyucusunu, hayatı ve Yaradan’ının isteğini yerine getirme ödevini, kendi bünyesinde sorgulamaya itmiş.

Huzur kokusuna hasret bir ev ve halkı...İnsandaki pişmanlık ve nedamet duyguları içinde kıvranmasını ve geriye çekmesini sağlayan vicdan ve ona dair muhasebeler… İnsan ruhunu saran karanlıklar…Diğer taraftan tevekkül ve hikmete ermenin sağladığı aydınlığa kavuşan ruhlar…

İnsan zihninin anlık zaman dilimlerinde nasıl da şekilden şekile girebileceğini, davranışlarını nasıl biçimden biçime bir anda sokabildiğini oldukça vurgulu, kimi zaman acıtıcı bir gerçeklikte yazıya dökmüş.

Yaşanan her bir olaydaki duygu ve düşünce işleyişinin insanı, aileyi ve toplumu nasıl etkilediğini takip etmenizi sağlamış.

Madencilikle ilgili terimleri sayfa altlarında açıklayarak okuyucusunun işini kolaylaştırmış.

Bu türde nadide bir eser ortaya koyan Hüzeyme Yeşim Koçak’ı can-ı gönülden tebrik ediyor, bu tarzda nice güzel eserleriyle edebiyat dünyasındaki hak ettiği   yere ulaşmasını temenni ediyorum.

Selametle, ihsanla kalınız.

Yorum Yap
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.