Hukukçu Hekimler Enstitüsü, Sağlık'ta Şiddetin Önlenmesi Hakkında Rapor hazırlayarak Konya Tabip Odası ile birlikte Sağlık Bakan Yardımcısı'na sundu. Bakanlığın üzerinde çalışacağı öğrenilen raporda 'şiddet türüne bakılmaksızın suç sayılması, bunun için gerekli yasal altyapının oluşturulması gerekmektedir' ifadelerine yer verildi.
Raporu gazetemize değerlendiren Seyit Karaca, Hem Bakanımızın hem Bakan Yardımcımızın Konyalı olması bizim için en büyük kazançtır. Raporu hemşehrimizi olan Bakan Yardımcımız Muhammet Güven'e bizzat sunduk. Sayın Bakan Yardımcısı da çok reel bulduğunu ifade etti. Önümüzdeki günlerde bir çalışma yapılarak Meclis'e taşıyacaklarını da söylediler. Raporun hazırlanmasında emeği geçen Hukukçu Hekimler Enstitüsü Yönetim Kurulu Dr. Abdülkadir Sakar ve Prof. Dr. Erdal Kalkan'a çok teşekkür ediyorum' diye konuştu.
YASAL DÜZENLEMELER ACİL YAPILMALI
İstanbul Bahçelievler'de bulunan özel bir hastanede çalışan psikolog doktor Doktor Fikret Hacıosman'ın kendi hastası tarafından silahla vurularak öldürülmesi Sağlık'ta Şiddet konusunu yeniden gündeme getirdi. Hukukçu Hekimler Enstitüsü şiddet konusunda bir rapor hazırlayarak Bakanlığa sundu. Gazetemizin ulaştığı raporda sağlıktaki şiddetin tarifi ve çözüm yolları da raporlandırıldı. Raporda 'Sağlıkta şiddetin önlenmesi amacıyla, güvenliğin sağlanması, eleman yeterliliği, fiziki yapı ve donanım, iletişim, eğitim gibi konularda iyileştirmelerin yapılması yanı sıra şiddete ilişkin yasal düzenlemeler de gerekmektedir.' denildi.
SAĞLIK PERSONELİ RİSK ALTINDA
Son zamanlarda sağlıktaki şiddetin arttığına değinilen raporda 'Şiddet, tüm ulusların yaşamında var olan, bütün sosyal meslekleri, yas ve etnik grupları etkileyen çağımızın en kontrol dışı sosyal olgularından biri olarak görülmektedir. Sağlık kurumlarında görünen şiddet ise hasta, hasta yakınları ya da diğer bireyden gelen, sağlık çalışanı için risk oluşturan; tehdit edici söz veya davranış, fiziksel veya cinsel saldırıdan oluşan durum olarak ele alınmaktadır. Sağlık çalışanlarının şiddet olaylarıyla sık karşılaşmasıyla birlikte, sağlık hizmetlerinde şiddet günümüzde gittikçe artan bir önem kazanmakta ve sağlık personelinin şiddet açısından risk altında bulunduğu kabul edilmektedir. Sağlık çalışanları meslektaşlarının, hasta veya hasta yakınlarının şiddetine maruz kalmakta, fiziksel ve psikolojik zarar görmektedir. Sağlıkta şiddetin önlenmesi amacıyla, güvenliğin sağlanması, eleman yeterliliği, fiziki yapı ve donanım, iletişim, eğitim gibi konularda iyileştirmelerin yapılması yanı sıra şiddete ilişkin yasal düzenlemeler de gerekmektedir.' ifadeleri yer aldı.
SAĞLIKTA ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN ÖNLEMLER
Şiddetin farklı boyutlara ulaştığı belirtilen raporda şiddetin önlenmesine yönelik çalışmaların ivedi bir şekilde yapılması gerektiği ifade edilirken 'çalışan personelin rahat ve güvenli bir ortamda hizmet verebilmesini sağlamak amacıyla bir takım tedbirlerin alınması ve caydırıcı önlemlerin biran önce hayata geçirilmesi gerekmektedir' talepleri de yer aldı.
İŞTE YAPILMASI GEREKEN BAŞLIKLAR
• Şiddete karşı alınacak önlemlere ilişkin birincil korunmada, öncelikle şiddetin hoş görülmediği bir ortamın oluşturulması, işyerinde meydana gelen şiddet olaylarının, şiddet türüne bakılmaksızın suç sayılması, bunun için gerekli yasal altyapının oluşturulması gerekmektedir.
• Hastanelerde şiddeti önlemeye yönelik oryantasyon ve hizmet içi eğitimler verilmekte, bu eğitimlerde risk yönetimi, iletişim teknikleri, öfke kontrolü konularına ve sağlık çalışanlarının şiddet yönetimindeki rolüne dikkat çekilmeye çalışılmalıdır.
• Sağlık kurumlarının şiddete yaklaşım konusunda daha donanımlı hale gelmesinin sağlanması, çalışanların sahip oldukları haklar, mevcut kanunlar, şiddet kapsamına giren davranışlar, şiddete maruz kaldıklarında neler yapabilecekleri konusunda gerekli bilgilendirmenin yapılması, şiddet mağduru olan hemşirelerin erken dönemde saptanmasının sağlanarak komplikasyonların gelişmesinin ve şiddet olaylarının yinelenmesinin önlenmesi, şiddet olaylarının tümünün bildirilmesinin sağlanması, şiddet olaylarının meydana geliş nedeninin araştırılarak girişimde bulunulması, şiddete maruz kalan çalışanlara örgütsel ve sosyal desteğin sağlanması gerekmektedir. Beyaz kod ile bu kısmen yapılmaya çalışılmaktadır.
• Sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti önleme amacıyla; 14.05.2012 tarihli 6665 sayılı Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Genelge, 28.04.2012 tarihli 28277 sayılı Sağlık Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Yönetmeliği, 06.04.2011 tarihli 27897 sayılı Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmelik ve Beyaz Kod sistemi gibi yasal düzenlemeler getirilse bile, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önüne geçilememiştir.
• Fakat üzülerek belirtmeliyiz ki gelinen noktada, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının her geçen yıl arttığını görmekteyiz. 01/01/2013 - 31/12/2013 tarihleri arasında yani "bir yıllık" süreçte sağlık çalışanlarına yönelik (Bakanlık tarafından tespit edilebilen) 10 binin üzerinde saldırı, taciz ve hakaret vakası yaşanmıştır. 01/01/2014 - 31/01/2014 tarihinde, yani bir aylık kısa bir süre zarfında sağlık çalışanlarına yönelik 1002 şiddet vakası tespit edilmiştir. 2013 yılında aylık sekiz yüz şiddet vakası yaşanırken 2014 yılında bir aylık bir zaman zarfında bin vaka yaşanmıştır. Bu rakamlar sağlık çalışanlarının karşı karşıya kaldığı şiddetin hangi boyutlara geldiğini ve aynı zamanda çalışma koşullarını bizlere kısaca özetlemektedir.
• Sağlıkta yaşanan şiddet olaylarını sonlandırmak, sağlık kurumlarında çalışan personelin rahat ve güvenli bir ortamda hizmet verebilmesini sağlamak amacıyla bir takım tedbirlerin alınması ve caydırıcı önlemlerin biran önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.
• Yukarıdaki çalışma ortamı ve hizmetin sunumu daha kaliteli olması için; yer, zaman, personel desteği şarttır.,.
• Dönem kamu spotu şeklinde sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlar belgeselleştirilip TV'de yayınlatılabilir.
• En önemlisi okulda çocuklar eğitilip aileleri de işin içine katacak ödevler verilebilir.
• Hastalar hakkında SGK ile işbirliği yapılarak "SGK Kabahat Karnesi" düzenlenmelidir. Saflık rTizmetfalırken şiddete başvuran kişilere kabahat puanı verilmeli, her bir olaydan sonra bu katılım paylarTartırılmalıdır. En sonunda o kurumdan hizmet alamamaya kadar giden bir süreç başlatılmalı; bu uygulama sonucunda kabahat puanı belli bir sınırı aşan kişiler hakkında 5237 sayılı TCK hükümleri uygulanmalıdır (detaylar tartışılabilir).
Öte yandan Sağlık Bakan Yardımcısı ziyaretinde Konya Aile Hekimleri Dernek Başkanı Dr. Sadrettin Özerdem ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hamdi Akkuş yer aldı.
M. Ali Elmacı-Memleket