Sağlığın gündemi tam gün yasası

Başbakanlık’tan Meclis’e sevk edilen "Tam gün Yasa Tasarısı", sağlık sektöründe yoğun tartışmaların doğmasına sebebiyet verdi.

Başbakanlık’tan Meclis’e sevk edilen "Tam gün Yasa Tasarısı", sağlık sektöründe yoğun tartışmaların doğmasına sebebiyet verdi. Konya Tabipler Odası Başkanı Doç. Dr. Faruk Aksoy, eczacı ve avukatlar gibi meslek erbabına, özel işyeri açma hakkı tanınıp doktorlardan bunun esirgenmesini eleştirirken, Meram Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Özkağnıcı, sağlık alanında teorinin değil uygulamanın önemli olduğunu vurguladı.  TOBB Türkiye Sağlık Kurumları ve Konya Ticaret Odası Meclis Başkanı Dr. Seyit Karaca ise kamuoyunda yasa tasarısına gösterilen tepkilere katıldığını belirterek hekimlerin işlerinde oluşacak aksamalar nedeniyle ortaya çıkacak işsizlik ve özel kurumlarda da olsa hizmeti devam ettirememe nedeniyle ortaya çıkacak vergi kaybı endişelerini taşıdığını belirtti.


DOKTORLAR TAM GÜN YASASINA SOĞUK BAKIYOR

Konya-Karaman Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Faruk Aksoy, tam gün yasa tasarısının geneline bakıldığında, bu tasarının hekimlerin lehine olmadığının anlaşılabileceğini ileri sürdü. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmeye çalıştığı bir dönemde hekimlerin özel muayenehane açma haklarının ellerinden alınmaya çalışıldığını iddia eden Aksoy, “Hukuk Fakültesi’nden mezun olan bir kişi avukat olarak büro, Eczacılık Fakültesi’nden mezun olan bir kişi eczane açma hakkına sahipken, hekimlerin elinden özel muayenehane açma haklarının alınmaya çalışılması kabul edilemez. Sağlık Bakanı’nın yasayla hekimlerin durumlarında iyileşme olacağını savunması ise geçerli bir savunma değil, çünkü Sayın Bakan’ın ifade ettiği rakamlara devlete bağlı hastanelerde çalışan doktorlar hiçbir zaman ulaşamadı. Ayrıca tasarıda üniversite hastanelerindeki döner sermaye düzenlemeleriyle tıp fakültelerinde çalışan doktorların durumunun iyileştirileceği iddia ediliyor. Oysa zaten üniversite hastanelerinin döner sermaye yapıları yeterince güçlü sayılmaz. Burada da bakan beyin sağlıklı bilgi verdiğini söylemek güç” dedi. Konuyla ilgili olarak önümüzdeki günlerde bir basın toplantısı düzenleyeceklerini ifade eden Doç. Dr. Aksoy, bu toplantıda tasarının doktorların aleyhine olan maddelerini tek tek kamuoyuna açıklayacaklarını belirtti.

MERAM TIP’IN DÖNER SERMAYE YAPISI SAĞLAM

Tasarıda üniversite hastanelerine performansa dayalı döner sermaye uygulaması getiriliyor. Bu uygulama ile hastanelerin gelirlerinin azalacağı, zaten ekonomik sıkıntı içindeki bu hastanelerin iflas edeceği ileri sürülüyor. Bu iddialarla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz Meram Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Özkağnıcı ise, fakülteye bağlı hastanenin döner sermaye yapısının sağlamlığı bakımından Türkiye’de önde gelen ilk beş üniversite hastanesi arasında yer aldığını belirterek “Bizim hastanemizde müteahhitlere alacakları en geç 4 ay içinde, öğretim üyeleri ve personele döner sermaye hakları günü gününde ödeniyor. Bazı üniversite hastanelerinde ise bu ödemeler bir yıla kadar uzayabiliyor. Bu açıdan bizim hastanemiz iyi bir durumda. Tabii yeni yasa tasarısıyla birlikte uygulanması düşünülen performansa dayalı döner sermaye sisteminin bu yapıya getireceği yükün ne olacağını şimdiden kestirmemiz mümkün değil. Bunu uygulamada göreceğiz” dedi.

DÖNER SERMAYE YAPISININ GÜÇLENDİRİLMESİ ŞART

Halen üniversite hastanelerinde uygulanan döner sermaye sisteminin sabit ve çift katlı bir sistem olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özkağnıcı “Yeni tasarıyla birlikte üniversite hastanelerindeki döner sermaye sisteminin kamu hastanelerinde uygulanan sistemle eşitlenmesi öngörülüyor. Ancak birçok üniversite hastanesinin döner sermaye sisteminin iyileştirilmesi noktasında YÖK bazı düzenlemelerin yapılması için görüşmelerini sürdürüyor. Sözgelimi vergi kesintisinin yüzde 5’ten yüzde 1’e indirilmesi, üniversite hastanelerinin 3. kademe hastane kabul edilip hastalardan alınacak katkı paylarının alınması gibi tedbirler söz konusu. Ama bu ikinci tedbire Sosyal Güvenlik Kurumu sıcak bakmıyor” şeklinde konuştu.

TEORİ DEĞİL, UYGULAMA ÖNEMLİ

Yeni çıkarılacak yasanın mevcut döner sermaye sistemine getireceği yükün ancak uygulamada görülebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Özkağnıcı şunları belirtti: Bu halde bile bir tıp profesörünün maaş ve döner sermaye payıyla kazandığı miktar, kamu hastanelerinde çalışan ve o profesörün yetiştirdiği bir uzman doktorun kazandığıyla ancak eşitlenmiş olabilecek. Performansa dayalı döner sermaye sisteminde eğitim ve öğretim etkinlikleri de döner sermaye performansına dahil edilecek. Bütün bunlar teoride olumlu gelişmeler, ancak uygulamada nasıl sonuçlanacağı önemli.

TIPTA ÇALIŞAN HEMŞİRELER İÇİN OLUMLU DÜZENLEME

Yasa tasarısının sağlık destek personeli açısından tıp fakültesi hastanelerine önemli bir katkı yapacağını belirten Prof. Dr. Özkağnıcı, “Şimdiki sistemde fakülte hastanelerinde çalışan hemşirelerin puantajı kamu hastanelerinde çalışanlara nazaran daha düşük. Bu yüzden hemşireler fakülte hastanelerini değil, kamu hastanelerini tercih ediyordu. Yeni getirilmesi düşünülen düzenleme fakülte hastanelerinde çalışan hemşireler için olumlu bir gelişme. Bu düzenlemeyle birlikte hemşirelerin fakülte hastanelerini tercih etmeye başlayacaklarını düşünüyoruz” diye konuştu.

SORUMLULUK POLİÇESİNE KURUM VE DOKTOR EŞİT KATKI VERECEK

Yeni yasa tasarısıyla birlikte hekimlere mesleki sorumluluk sigortasının zorunlu hale getirileceğini ifade eden Prof. Dr. Özkağnıcı “Bu sigortanın yüzde 50’si hekimin çalıştığı kurum, yüzde 50’si ise hekimin kendisi tarafından ödenecek. Bu da sorumluluğun paylaşılması bakımından önemli bir gelişme. Yargıtay’ın önceki dönemde verdiği bir kararla bütün mesleki sorumluluk hekime yüklenmişti. Yargıtay’ın bu kararından önce de. mesleki hatalardan doğan tazminatları kurumlar ödüyordu” dedi.

AFFİLİASYON SİSTEMİ GETİRİLİYOR

Ayrıca yeni çıkacak yasayla birlikte kamu hastaneleri ile üniversite hastaneleri arasında afiliasyon sisteminin de getirileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Özkağnıcı, “Böylelikle sözgelimi üniversitemiz hastanesinde görevli bir profesör, davet edilmesi durumunda devlet hastanesinde yatan hastaları konsülte edebilecek, ameliyatlara katılabilecek, bilgi birikimini paylaşabilecek ve bu işlemlerini de performansına dahil edebilecek. Bu da performans sistemiyle karşılık bulacak” dedi.

TAM GÜN MERAM TIP’IN HOCALARINI ETKİLEMEYECEK

Fakültelerinde çalışan 25 kadar öğretim üyesinin özel muayenehanesi bulunduğunu belirten

Prof. Dr. Özkağnıcı, bu sayının fakülte bünyesinde görev yapmakta olan öğretim üyesi sayısına oranının devede kulak olduğunu söyledi. Meram Tıp Fakültesi’nin tam gün yasasından bu açıdan etkilenmeyeceğinin altını çizen Prof. Dr. Özkağnıcı, “Tasarı asıl olarak özel muayenehanesi bulunan öğretim üyesi sayısının çok olduğu İstanbul, İzmir, Ankara gibi şehirlerde tıp fakültelerinde part-time görev yapanları etkileyecek” dedi.

SAĞLIK ÇALIŞANLARINDA EKSİKLİK VAR

TOBB Türkiye Sağlık Kurumları ve Konya Ticaret Odası Meclis Başkanı Dr. Seyit Karaca da kendisinin sağlıkta dönüşüm programını destekleyen birisi olduğunu vurgulayarak bu tasarıyı da desteklediğini söyledi. Karaca “Ancak, dönüşüm programının özel hastanelerin de kamuya hizmet verebilmesini sağlayan kısımlarının devreye alınması ve sonrasında yaşanan hızlı özel sektör yatırımları da ortaya çıkardı ki, maalesef bazı meslek örgütlerimizin iddia ettiği gibi sağlık emekçisi insan kaynağımızda fazlalık değil, tam aksine eksiklikler var. Hekim dahil tüm sağlık çalışanlarında hala eksiğimiz var. Branşlara göre artıp eksilmekle beraber, ortalama olarak en az 10 yıl daha bu insan kaynağı açığı kapanmaz diye düşünüyorum. Bu yüzden tasarıyı bu açıdan ele aldığımız da belki bazı eleştiriler getirmek mümkün. Zira genel gerekçelerde belirtilen hususlara hiçbir Türk insanının katılmaması mümkün değil” dedi.

MUAYENEHANECİLİK SİSTEMİ KORUNUP REHABİLİTE EDİLMELİ

Hekimliğin kamu görevi olduğu kadar serbest muayenehanecilik sistemiyle de yapıldığını, sistemi iyi işletemeyen sınırlı sayıdaki hekimler sebebiyle sakıncaları, eleştirilen yanları olsa da, rehabilite edilerek serbest muayenehane açabilme hakkının korunmasına dayalı bir sistemin geliştirilmesi gerektiğini belirten Karaca şunları ifade etti: En fazla eleştirilen hususlardan birisi olan kazanç – vergi orantısızlığı buna verebileceğim bir örnektir. Elbette her kesim gibi meslektaşlarımız da kazanıyorlarsa vergilerini vermelidirler. Bana göre, tasarı da eleştirel yaklaşılabilecek tek nokta, yıllardır sadece muayenehanecilik yaparak mesleğini icra etmiş, kamu imkânlarını muayenehane hastaları için seferber edip, kamudaki hizmetinde baktığı hastalara farklı tarzlar geliştirmemiş meslektaşlarımızı, özel sağlık kuruluşlarında da hizmet veremez, hastasının tedavisini neticelendiremez bir konuma getirmesidir.

ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞMA İMKÂNLARI GELİŞTİRİLMELİ

Karaca, üniversitede öğretim üyesi olan hekimlerin de özel sektörde çalışabilmesinin imkanlarının geliştirilmesi gerektiğini ileri sürerek “İnsan kaynağı kısıtlılığı penceresinden de bakarsak hadiseye, bu meslektaşlarımızın bir şekilde özel sağlık kurumları vasıtasıyla hizmetlerini devam ettirmeleri sağlanmalıdır. Aynı konumda olup da, öğretim üyesi statüsünde çalışan hocalarımızın yine hiç olmazsa özel sağlık kurumları aracılığıyla hizmetlerini devam ettirebilmelerine imkân verilmelidir. Elbette yine gerekçelerde belirtilen kamudaki asli hizmetlerini aksatmamak kaydıyla. Kamuoyunda oluşan yankılara, bu meslektaşlarımızın işlerinde oluşacak aksamalar nedeniyle ortaya çıkacak işsizlik olgularına, özel kurumlarda da olsa hizmeti devam ettirememe nedeniyle ortaya çıkacak vergi kaybı endişelerine katılıyorum” dedi.

SAĞLIK HİZMETİ BEDAVA DEĞİL!

Sağlık sunumunu kamu-özel gibi mülkiyet temelli ayrıştırmalardan uzak olarak “insan” odaklı ele almak gerektiğine dikkat çeken Karaca şunları sözlerine ekledi: Sağlık sunumuna ihtiyaç duyan insanın ihtiyaçlarını gidermeyi hedeflediğimiz, bunu yaparken de, hizmetin objesi konumunda olan ve aynı zamanda bu hizmetin finansmanının tek kaynağı olan insanımızın ödediği her kuruş bedelin verimli ve etkin kullanılması gerektiğinin gündeme alınmasının vaktidir diye düşünüyorum. Alt komisyon çalışmalarının tamamlandığını bildiğim kamu hastane birlikleri yasa tasarısı da bu açıdan bir fırsattır. çeşitli vesilelerle kamuoyunda yaygınlaşan bir yanlış algı var. “ülkemizde sağlık hizmeti bedavadır” algısı. Temelde vatandaşa “aldığın sağlık hizmeti karşılığı cepten para ödemeyeceksin” diyerek oluşturulmaya çalışılan bu algı, aslında uzun vadede ülkemiz sağlık sistemi için sıkıntılı tablolar ortaya çıkaracak bir gidişattır. Dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığı gibi, ülkemizde de sağlık hizmeti sunumu da, alımı da ücretsiz veya bedelsiz değildir. Vatandaşın cepten ödeme diye nitelendirilen ödeme modeli, ödeme yapılan yere göre farklı yorumlanabilir ama, vergi dairesine yapılan ödemelerle sistemin finanse edilmesi ile doğrudan hastaneler yapılan ödemelerle finanse edilmesi arasında bana göre bir fark yoktur. Ödenen her kuruş vergi, sağlık harcamalarının finansmanı için de kullanıldığına göre, sistem bedelsiz değil, hem de 30-35 milyar dolarla dönen bir sistem konumundadır. Dolayısıyla oluşturulacak hizmetin bedelsiz olduğu yanlış algısı, uzun vadede, bu sistemin temel finansman kaynağı olan vergi ödeme bilincine darbe vuracaktır. Sağlık sektörünün hem kamu hem de özel sektör ayaklarından alınan hizmet bedava değildir. Buna birinci basamak sağlık hizmetlerinin verildiği sağlık ocaklarımızın hizmeti de dahildir. Üstelik, zaman zaman kamu tarafından günah keçisi gibi gösterilmek istenen özel sektör ayağının bu finansmandan aldığı pay da yüzde 25 ’ler civarındadır

 

SAĞLIK BAKANLIĞI’NA BAĞLI PERSONEL

31 Aralık 2008 itibariyle Konya genelinde Sağlık Bakanlığı’na bağlı kuruluşlarda hizmet veren sağlık personelinin unvanlarına göre sayı ve dağılımı ise şöyle:

UNVANI       MEVCUT SAYISI

                        2008    2007    2006

Uzman Tabip    577      579      531

Prt. Tabip         912      871      896

Diş Tabibi         152      139      109

Eczacı               27        30        28

S. Memuru       517      528      476

Ç. Sağlık Tek.  103      104      97

Narkoz Tek.     145      152      84

Lâb. Tek.          344      343      319

Röntgen T.        219      220      202

Hemşire           1725    1708    1316

Ebe                 1216    1229    1071

Memur             178      215      235

Şoför                142      140      135

Hizmetli            727      758      838

D. Personel      1184    1146    968

TOPLAM        8168    8162    7305

 

Murat Güzel-Memleket

 

Sağlık Haberleri

Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir
Kanser Tedavisinde Yeni Dönem: Kemoterapi Artık Bir "Öcü" Değil
Sosyal Medya Tuzağına Düşmeyin: Bilinçsiz Spor Sakat Bırakıyor!
Dakikada 6 Can: Aşıların 50 Yıllık Mucizevi Karnesi
Kilo vermek için başvurduğu merkezde kanser olduğunu öğrendi