Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi, Saadet Partisi’nde, Olağanüstü Kongre çağrısı yapmak üzere, Mustafa Kamalak, Hasan Bitmez ve Şerafettin Kılıç’ın görevlendirilmesine karar verdi. Mahkeme, bu 3 üyenin, açılış, kongre divan teşkili, tüzük ve program tadil komisyonları teşekkülü, tüzük ve program tadil komisyonlarının raporlarının okunması, genel başkan, genel idare kurulu asıl ve yedek üyelerinin, yüksek disiplin kurulu asil ve yedek üyelerinin seçimi gündemi ile Saadet Partisi Olağanüstü Kongresini çağırmakla görevlendirilmelerini kararlaştırdı.
VELİ TOLU: ÇOK KIRGINIM
Konuyla ilgili olarak Memleket’e konuşan SP GİK Üyesi ve Konya İl Başkanı Veli Tolu, yaşanan gelişmelerin keyif vermediğini söyledi. Bu işin Milli Görüş’ün ve Saadet Partisi’nin geleneklerine uygun düşmediğini ve ruhuna aykırı olduğunu kaydeden Tolu, “Bu süreç içerisinde hep birleştirici olmaya çalıştık. Bize sataşanlara cevap vermedik. Şu an çok kırgınım; 10-12 yıl sonra iktidara alternatif olabilecek kadar güçlenen hareketimize zarar veriliyor” dedi. Belli bir ayrışmanın ardından süzülerek partiye hizmet eden fertlerin Milli Görüş ve Saadet Partisi’nden iteklenmeye çalışıldığı uyarısında bulunan Tolu, “Kimsenin bir diğerinin Erbakan sevgisini, kimsenin bir diğerinin Milli Görüşçülüğünü sorgulamaya hakkı yok. Birileri diğerlerine ‘çıkın gidin’ diyor. Türkiye’nin bu davaya ihtiyacı olduğu bir dönemde bunları yaşamak bize enerji kaybettirir” diye kaydetti.
KURTULMUŞ HİÇ SAPMADI
Numan Kurtulmuş’un 1 ay sonra yapılması planlanan kongreye aday olup olmayacağını söylemek için çok erken olduğunu kaydeden Tolu, buna Genel İdare Kurulu’nun karar vereceğini söyledi. Tolu, Kurtulmuş’un aday olmaması halinde kendisini de yemek isteyenler olduğunu ifade etti. İki yıldır SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’la çalıştıklarını anlatan Tolu şunları kaydetti: Numan Bey bu süreç içerisinde asla çizgi dışına çıkmamıştır. Çok çalışmıştır ve partimizin toparlanmasına büyük emek vermiştir. Milli Görüş’e katkıları ortadayken onu dışlamak adaletsizlik olur. Bu süreçte de tavsiyemiz kimsenin kimseyi kırıp dökmemesinden yana. Kimse kimseyi ‘Numancı mısın Erbakancı mısın’ ayrımına sokmamalı.
ÖZKAFA: SÜREÇ BAŞINDAN BERİ HATALI
Partinin kayyuma kalması hadisesinin doğru değerlendirilmesi gerektiğini işaret eden SP GİK Üyesi Mustafa Özkafa ise başından beri çeşitli hataların yaşandığını söyledi. Kurtulmuş’un 310 oy alarak seçildiğini, bunun karşısında ise 650 delegenin yeniden genel kurul yapılması yönünde tavır aldığını hatırlatan Özkafa, “Benim de imza koyduğum, noter tasdikli olarak genel merkeze ilettiğimiz seçimlerin yenilenmesi talebi dikkate alınmamıştır. Yanlışlık 350 oyla genel başkan olan kişinin 650 delegenin isteğini görmezden gelmesidir. Mahkemenin kararı da bu sürecin doğal ürünüdür” diye konuştu. 40 yıldır partide hizmet etmiş insanların genel merkeze çağrısının cevapsız kalmasının esas yanlış olduğunu söyleyen Özkafa, “Bu çağrıya, bu imzalara rağmen gereken yapılmazsa mahkemeye gitmekten başka yol var mıdır?” diye sordu.
SP’de yaşananları sadece bu partinin değil bu ülkenin sorunu olduğunu söyleyen Özkafa, millet iradesinin bu sorunları çözeceğini söyledi. Yeni yönetimde tam temsilin gerçekleşmediğini düşündüğünü vurgulayan Özkafa, olağanüstü genel kurulun hayrılar getireceğine inandığını belirtti. Özkafa, kendisinin parti genel başkanlığıyla ilgili bir hedefinin olmadığını da kaydederek, “Numan Bey partimizin kahir ekseriyetinin onayıyla genel başkan olmuştur. Şimdi işin başlangıcındayız. Türkiye’nin bu partiye ihtiyacı var. Müştereken, en güzel şekilde katkı sağlamamız gerekiyor. Geleneğimizde paldır küldür göreve aday olmak diye bir şey yok. Yine kahir ekseriyetin benimsediği bir isim etrafında toplanılır” dedi.
GÜNERİ: KURTULMUŞ İÇİN YENİDEN DOĞUŞ OLACAK
SP GİK Üyesi Teoman Rıza Güneri de, mahkemenin kararının kongreye gölge düşürecek bir karar olmadığını belirterek yine de bu aşamaya gelinmesinin üzüntü verici olduğunu söyledi. Yaşananları “SP için çok üzücü gelişmeler” olarak yorumlayan Güneri, “Bu durum hem partimiz hem de Türkiye siyasi hayatı için üzücü bir durumdur. Milli Görüş’e yakışmayacak bir müracaatın ürünüdür. Fakat ben bunun yeni bir milat olacağını düşünüyorum. Bu bir bitiş değil başlangıçtır. Bu müracaatı yapanların mahcup olacaklarını hep beraber göreceğiz. Parti yönetimi, il başkanları, belediye başkanları bu yönetime sahip çıkacaklardır” diye kaydetti. Kurtulmuş’un bu süreçte şahsi düşünmeyeceğine inandığını anlatan Güneri, 650 delegeden pek çoğunun da Kurtulmuş’un genel başkanlığından hoşnut olduğunu ve yine kendisini destekleyeceklerini belirtti.
SP’YE YAKIŞMAYAN BİR DURUM
Şevket Kazan’ın, CHP Genel Sekreteri Önder Sav ile buluşmasını da hatırlatan Güneri, dava sürecinde bu görüşmeden elde edilen taktiklerin kullanıldığını ileri sürdü. Değişik imzalarla değişik mahkemelerde 14-15 ayrı davanın açıldığını, bu davalardan birinde dahi genel kurula gidilmesi yönünde karar çıkması halinde seçimin yenilenmesinin gerekeceğin belirten Güneri, “Saadet Partisi’nde hiç kimse bu taktiksel bilgiye sahip değildir. 14-15 ayrı dava açılması taktiği Önder Sav’dan alınmıştır” dedi. Dün 3 tane duruşma olduğunu bunlardan ikisinin mahkemede reddedildiğini üçüncü duruşmada da Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin partinin kongre yönetimini kayyuma devrettiğini anlatan Güneri şunları söyledi: Bu kararın çıkmasında özellikle Yargıtay’ın internet sitesinde olmayan ve bugüne kadar da hiç yayınlanmamış olan bazı kararlar var. Bugüne kadar verilen bütün davalarda, bu tür davaların Anayasa Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğine dair Anayasa Mahkemesi’nin kararları vardır.
Hatta davacılar da bu kararları dosyaya koymuşlardır. Ancak, enteresan bir şey oldu, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’ndeki dosyaya Yargıtay’ın kendi sitesinde yayınlanmayan ve hiç bir yerde yayınlanmamış 8’e yakın Cumhuriyet Halk Partisi örnek kararları var. Bu kararlar kim tarafından bu arkadaşların eline tutuşturulmuş, biz bunu merak ediyoruz. CHP Genel Sekreteri Önder Sav ile yapılan görüşmelerin bu kararlarda veya mahkeme sürecinde ne gibi tesiri olmuştur onu hep birlikte göreceğiz. memleket.com.tr