Ruslarla değil Ermenilerle savaştık

Türk Tarih Kurumu Ermeni Araştırma Başkanı Hikmet Özdemir: Babaanneler, dedeler dinlenerek tarih araştırılmaz. Kazım Karabekir Paşa Doğu Cephesi’nde Ruslar’la değil, Ermenistan ordusu ile savaşmıştır.

Türk Tarih Kurumu Ermeni Araştırma Başkanı Hikmet Özdemir, Ermeni iddialarını ortaya atanların tarihi gerçekleri araştırma gereği duymadıklarını, asıl amaçlarının başka olduğunu söyledi.


Selçuk Üniversitesi kültür sanat etkinlikleri çerçevesinde, "1915 Tartışılırken Gözden Kaçanlar" konulu bir konferans düzenlendi. Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde düzenlenen konferansa konuşmacı olarak katılan TTK Ermeni Araştırma Başkanı Hikmet Özdemir, 90 yıl önce iki ulus arasında yaşanan olayların başka milletler tarafından tekrar gündeme taşınmak istendiğini ve yanlış aksettirilerek insanların yanıltılmaya çalışıldığını söyledi. Özdemir, "Bu iddiaları ve kararları alırken bize sorma gereği duymadılar bile. Öyle ki tarihimiz boyunca en ufak münasebetimiz olmayan ülkeler bile soykırımı tanıyan kararlar aldılar. Kimsenin bu olayları araştırmaya niyeti yok. Sözde bilim adamları ve aydınların da araştırmaya niyeti yok. Bu sözde aydın ve bilim adamları, babaanneleri ya da dedeleri dinleyerek 1914-1918 arasını açıklamaya çalışmak kadar da gaflet içindeler. Bizim dışımızda bu konuyu kimsenin araştırmaya da niyeti yok" dedi. 1914'ten Ermeni göçüne kadar olan sürede Ermeni çetelerinin Anadolu'da bir katliam yaptıklarını, Doğu Anadolu'da ise Ermeni milislerinin Rus ordusuna katılarak Türk ordusuyla savaştığını ekleyen Hikmet Özdemir, "Öyle ki Maraş'a girdiği söylenen Fransız askerleri aslında üniforma giyen Maraş Ermenileri'nden başkaları değildi. Doğu cephesinde Kazım Karabekir Paşa Ruslar’la değil, Ermenistan ordusuyla savaştı. Doğu Anadolu'da 15 Nisan 1915'e kadar 30 bin Türk, Ermeni milisler tarafından katledildi. Ermeniler'le çatışmalar öyle arttı ki Osmanlı hükümeti tehcir kararı almak zorunda kaldı. Bu olaylar meydana gelirken yani tehcir yapılırken Osmanlı hükümeti 4 tahkikat heyeti oluşturarak orada halka kötü davranan askeri ve mülki yetkilileri belirleyerek mahkemeye sevk etmiş ve cezalandırmıştır. Madem bu insanları zorla ölüme göndermişler, neden tahkikat heyeti oluşturulsun?" diye konuştu.


90 yıldır bazılarının sanal bir bellek oluşturduğunu ifade eden Özdemir, "Bu sanal bellek adeta sanal bir dine dönüştürüldü. Ya bu dine inanacaksınız ya da inanmayacaksınız. O tarih hakkında bir bilgi de şudur. Ermeni milislerinin başında Osmanlı Erzurum mebusu Karakin Pastırmacıyan Efendi vardı. Ermeni milislerle çatışmalar ayaklanmaya dönüştüğünde Osmanlı hükümeti tehcir kararı almak zorunda kaldı. Ama bu kararı alırken bile aylarca düşündü. Alınmasa ne olurdu, onu da düşünmemiz lazım" şeklinde konuştu.


Konferansa Konya Valisi Ahmet Kayhan, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Fatih Özdemir, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Adnan Keysan, Konya İl Emniyet Müdürü Salih Tuzcu ve öğrenciler katıldı.


 


----------------------------------------------------------------


 


Yazma eserler, dijital kitap olacak


Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi’nde bulunan 85 binden fazla eserden, ender el yazması olan 10 bin 307’sinin CD’ye aktarımının tamamlandığı, bu eserlerin dijital kitap haline getirilerek, internet ortamında okuyuculara sunulacağı bildirildi.


Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin, yaptığı açıklamada, kütüphanede yüzlerce yıllık tarihi geçmişe sahip 85 binden fazla eserin bulunduğunu söyledi.


Şahin, binlerce eserin, en büyük düşmanları olan güneş, nem, toz ve hava kirliliğine karşı özenle korunduğunu bildirdi.


Kitapların daha iyi korunması amacıyla okuyuculara doğrudan kitap vermediklerini, bunun için eserleri CD’ye aktarma çalışması başlattıklarını ifade eden Şahin, şunları kaydetti:


85 binden fazla eserden ender el yazması olarak nitelediğimiz 10 bin 307’sini uzun ve titiz çalışma sonucunda CD’ye aktardık. Bu eserler bizim için çok önemliydi. CD’ye aktarılmış binlerce eser talep eden okuyuculara satıldı. Şimdi de bu eserlerin dijital kitap haline getirilmesi için çalışma başlattık. Bir program sayesinde sayfalar halinde tamamen dijital hale getirilecek eserler, internet ortamında okuyuculara sunulacak. Öncelikle ender 10 bin 307 eser ardından da bütün yazma eserlerin dijital kitabı yazılacak. Bu tarih ve kültür açısından çok büyük ve önemli bir adım olacak.


 


--------------------------------------------------------


 


Muhyiddin Arabi Salı Sohbetleri’nde anıldı


Aydınlar Ocağı Sille Salı Sohbetleri’nde bu hafta, Muhyiddin-i Arabi’nin hayatı, felsefesi ve İslam düşünce hayatına tesirleri konusu anlatıldı. Toplantıya konuşmacı olarak Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Dr. Tahir Uluç katıldı.


Soğuk havaya rağmen ilginin yoğun olduğu sohbettin açılış konuşmasını Aydınlar Ocağı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Güçlü yaptı. Güçlü geçmişte kültür, sanat ve ilim adına yapılan bütün çalışmalar ve bu çalışmalara öncülük eden kişilerin mutlaka araştırılması gerektiğini belirtti. Muhyiddin Arabi’nin 560 yılında Endülüs Emevileri döneminde doğduğunu belirten Dr. Tahir Uluç, “Muhyiddin Arabi’nin babası vezir idi. Bu sebeple iyi bir eğitim aldı. Tasavvufi bilgisi oldukça fazla idi. birçok ülke gezen Muhyiddin Arabî Sabrettin Konevi’nin annesiyle evlendi. Konya’da 8–10 yıl kaldı. 500’e yakın eseri olan Arabî 1240 yılında vefat etti. Vefatının 765. yılında Muhyiddin-i Arabî yi saygı ile anıyoruz” dedi.


 


----------------------------------------------------------------


 


Ünlü romancı Trevanian öldü


 “Trevanian” takma adlı ünlü Amerikalı romancı Rodney Whitaker'ın öldüğü bildirildi.


Edebi temsilcisi Michael V. Carlisle, 14 aralıkta batı İngiltere'de kronik akciğer hastalığı nedeniyle ölen Whitaker'ın ertesi gün defnedildiğini söyledi.


Carlisle, ailesinin isteğine uyarak, 74 yaşında ölen ünlü romancının mezarının yerini açıklamadı.


Trevanian adıyla yazdığı casusluk ve macera romanlarıyla ünlenen Whitaker, kendi adı, Nicholas Seare ve Benat LeCagot da dahil bir dizi takma adla değişik konularda yayın yaptı.


Trevanian'ın Türkçe'ye de çevrilen “Şibumi” adlı romanının satış rakamı birkaç milyonu buldu.


Edebi temsilcisi Carlisle, Whitaker'ın ölümünden sonra yayınlanabilecek büyük miktarda malzeme bıraktığını belirtti.

Kültür Sanat Haberleri

Hierapolis’te Yeni Dönem: Antik Kentin Ruhuna Dokunan Modern Dokunuş
Atıklardan yaptıkları müzik aletleri ile konser verdiler
Antalya'da Şafak Vakti Sıra Dışı Manzara
Alanya Kalesi'nin 800 Yıllık Sırrı
Türkiye’de Sadece 7 Tane Kaldı: İşte Küllerinden Doğan Mavi Değirmen