Ribat Eğitim Vakfı Kamuoyuna Duyuru

Son günlerde, Paris’te yapılan dergi baskınını bahane ederek İslam’a ve O’nun yüce Peygamberine yeniden saldırma seviyesizliği gösterilmektedir.

Batı, komünizm dağıldıktan sonra, İslam’ı kendine yeni düşman ilan etmiştir. Kendine ve menfaatlerine dokunan bir hareket sergilendiğinde habbeyi kubbe yaparak dünyayı ayağa kaldıran bu ikiyüzlüler, kendilerinin dışında Ortadoğu, Afrika ve uzak doğuda katledilenlerle ilgili kör ve sağır kesilmektedir. Bütün dünya şunu bilmelidir ki, bizim dinimizde “Fitne, katilden daha beterdir.” En büyük fitne ise insanların inançlarına yapılan tasallut ve saldırıdır. Hangi inanç ve hayat görüşü olursa olsun, hakaret ve saldırı içermediği sürece, İslam’ın hâkim olduğu toprak parçasında hayatiyetini sürdürebilir. İslam’ın hâkim olduğu bir toprak parçasında, inançsız biri göğsünü gere gere “ben ateistim” diyemiyorsa orası gerçek anlamda bir İslam yurdu değildir. Ama müslümanlar da sağ yanağına tokat vurulduğunda sol yanağını çeviren, kendine eziyet edilmesinden zevk alan bir mazoşist de değildir. Emperyalist küresel güçler, müslümanların yer altı ve yer üstü zenginliklerini yıllarca sömürdükten sonra, sömürüye devam edebilmek için oluşturdukları kendilerine bağlı totaliter kukla yönetimleri aracılığı ile müslüman halka ve inançlarına yaptıkları baskılarla rüzgâr ekmişler, radikal ve marjinal grup üreterek beslemişlerdir. Emellerine hizmet ettikleri sürece bu uç gruplara desteklerini sürdürmüşler, kontrollerinden çıktığı zaman da düşman ilan etmişlerdir. Işid terör örgütü de bunlardan biridir. Besledikleri bu karga gözlerini oymaya başlayınca feryadı basmaya başladılar. İkiyüzlü Batı’nın bu taktiği, başkasını döverken “beni dövüyorlar” diye bağıran yahudinin taktiğine ne kadar da benziyor! Şunu bütün dünya âlem bilsin ki, biz müslümanlar, Allah’tan sonra Peygamberimizi, malımızdan, canımızdan, anamızdan, babamızdan, vatanımızdan, milletimizden, kısacası her şeyden daha çok severiz. Bizi öldürün ama bizim Allah’ımıza, peygamberimize küfür ve hakaret etmeyin. Biz bu uğurda canımızı hiçe sayarız. Bu, imanımızın gereğidir. Bunu göz ardı etmeyin. Beslediğiniz marjinal grupların yaptığı terörün gerisine sığınarak “ifade ve fikir özgürlüğü” yaftası altında müslümanların mukaddeslerine saldırma densizliğini göstermeyin. Rüzgâr ekerseniz, fırtına biçersiniz. Elbette ifade ve fikir özgürlüğü bir insan hakkıdır. Başkasının mukaddeslerine ve kişiliğine küfür ve hakaret etmenin ifade ve fikir açıklamakla ne ilgisi var? Bu, ağzı lağım çukuruna bulamaktan başka ne anlam ifade eder? Bizim inancımız “başkalarının ilahlarına sövmeyin” der. Dolayısıyla başkalarının mukaddeslerine, fikir ve ifade özgürlüğü adı altında sövüp hakaret etmeyiz, bizim mukaddeslerimize de sövdürtmeyiz. Vesselam.

Biz müslümanlara düşen, Peygamberimizin buyruklarına ve sünnetine, dünden daha sıkı sarılıp uçlara kaymadan itidali elden bırakmadan mukaddeslerimize sahip çıkalım. Ne mutlu Peygamberine sahip çıkıp onun yolunda yürüyenlere. 

Yerel Haberleri

MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA
KONYA'NIN SU GÜVENLİĞİ