Kâbe’yi genişletme projesi kapsamında Osmanlı mirası revakların kaldırılacak olması, tartışmaları alevlendirdi. Dışişleri revakların insanlık mirası olduğunu, korunması gerektiğini düşünüyor. Revaklar kaldırılacak olursa, Konya’ya taşınabileceği de iddialar arasında
Merkezi Mekke’de bulunan Umm Al-Qura Üniversitesi’nin geliştirdiği Kâbe’yi genişletme projesi Suudi Arabistan Kralı Abdullah tarafından kabul edildi. 3 yıl sürecek ve toplamda 38 milyar lira harcanacak projeyle birlikte aynı anda 770 bin kişinin tavaf edebildiği 356 bin metrekarelik Kâbe’nin kapasitesi, 1,2 milyar kişinin aynı anda tavaf edebileceği 456 bin metrekarelik bir alana çıkartılıyor. Projeye göre Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a hazırlatılan ve 1590 yılında Mimar Mehmet Ağa tarafından inşa edilen Osmanlı revakları ve kubbeleri de alanın 20 metre genişlemesi dolayısıyla yıkılmak zorunda kalacak. Daha önce de Osmanlı eserlerinin izlerini bir bir silen Suudilerin yeni hamlesi Türkiye’de tepkilere neden oluyor. Dışişleri Bakanlığı, Kâbe’de bulunan ve Suudi Arabistan yönetiminin kaldırmak istediği Osmanlı revakları için temaslarını sürdürüyor. Dışişleri Bakanlığı’nın, yıkılacak revakları Suudi Arabistan Kral’ı Abdullah’tan bir yazıyla istediği, revakların Türkiye’ye getirilmesi halinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun seçim bölgesi Konya’ya yerleştirileceği öne sürülüyor.
DAVUTOĞLU: REVAKLAR İNSANLIK MİRASI
Konuyla ilgili olarak gazetecilerin sorularını cevaplayan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Osmanlı döneminde Kâbe’de yapılan revakların hem Türkiye hem de Suudi Arabistan açısından önem taşıdığını kaydederek, bu revakların insanlık mirası olduğunu vurguladı. Bu eserlerin Kâbe’de muhafaza edilmesinin sağlanmasının büyük bir önem taşıdığını belirten Davutoğlu, ancak artan hac ihtiyacı ve tavaf sorununun herkesin malumu olduğunu dile getirdi. Kaldırılması gündeme gelen revakların Türkiye’ye getirilmesine yönelik girişim olup olmadığına ilişkin soru üzerine ise Davutoğlu, bu revakların korunması için Suudi Arabistan yönetimiyle temaslarının sürdüğünü söyledi
MAKSAT RAHAT İBADET İMKÂNI SAĞLAMAK!
Türkiye Diyanet Vakfı Yayın Kurulu Başkanı Prof. Dr. Saim Yeprem, Kâbe’deki Osmanlı revaklarının genişletilme çalışmaları dolayısıyla yıkılması kararının dini bir boyutu olmadığı görüşünde. Yeprem, “Burada amacın Osmanlı’nın izlerinin silinmesi değil, Hac’daki yüz binlerce kişinin izdihamını önlemek ve daha rahat ibadet imkânının sağlanması maksadının olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar eskiden Suudi yetkililer Osmanlı miraslarına iyi davranmamış olsalar da bu kararın bir zorunluluktan kaynaklandığını düşünüyorum. Ayrıca bizzat Kanuni Sultan Süleyman’ın bu revakları yaptırması da tamamen o dönemde tavaf yerinin genişletilmesi maksadıyla yapılmıştı” diyor. Prof. Dr. Yasin Aktay da Yeprem’in görüşlerini destekliyor. Aktay, “Türkiye’ne önemli bir kesim Suudilerin bunu Osmanlı’nın izlerini yok etme niyetine bağlıyorlar. Çok büyük bir haksızlık. Bu tavafı yapmaya kalkışan herkes bunun ne kadar büyük bir haksızlık olduğunu, Kâbe’nin genişlemesinin ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu ayne’l yakin görür. Esas bugün mimari açıdan hiçbir fonksiyonu kalmamış olan revakları, tavaf yapan milyonlarca insanı eziyetler altında bırakma pahasına, sadece Osmanlı hatırası diye korumaya çalışmak son derece yanlış” diyor.
‘GENİŞLETME BAHANE’ DİYEN DE VAR
Radikal gazetesinde yer alan habere göre, revakların yıkılacak olmasına sanat tarihçisi Prof. Dr. Semavi Eyice isyan etti. “Kâbe’nin genişletilecek olması sadece bir bahane” diyen Eyice, bugüne kadar Kâbe’de nice Osmanlı eserleri yıkıldığını, bunun Suud’ların Osmanlı düşmanlığından kaynaklandığını söylüyor. Prof. Dr. İlber Ortaylı da, Suudi Arabistan’ın yaptığını “münasebetsizlik” olarak değerlendirerek şunları kaydetti: “Kâbe’deki Osmanlı mirasını kaldırmak istiyorlar. Asıl mesele revakların yıkılmasını engellemek. Revakları Konya’ya getirmek fazla bir şey ifade etmez. Konyalıların hoşuna gider. Siyaset olarak da mahalli politika açısından uygun bir tutum olur.” Prof. Dr. Selçuk Mülayim ise konuyla ilgili olarak “Revakların yıkılma kararı bir başka ülkenin tasarrufunda olduğu için ‘yıkamazsınız’ demek pek mümkün görünmüyor. Revaklar, bir çeşit kutsal emanetler olarak görüldüğünden Türkiye’ye getirilmek isteniyor. Tarihsel değerleri üstünde taşıyan bir mekân unsurunun kaybolması istenmez. Türkiye’ye getirilip uygun bir yere monte edilmesi olumludur” görüşünde. Haber Merkezi