Türkiye Güzel Sanat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği Konya İl Temsilcisi Ressam Sami Yağcı, pek çok ressamın eserinin telif hakkı ödenmeden çoğaltılarak satıldığını, kendilerinin de en az müzik eseri sahipleri kadar korsanlardan şikayetçi olduklarını söyledi.
Yağcı yaptığı açıklamada, resim yapmaya ilkokul döneminde başladığını, bu meslekten ilk parayı ise Konya’da üretilen hediyelik tahta kaşıklara semazen ve Mevlana figürleri çizerek kazandığını belirtti. Delikanlılık çağlarındayken, Konya’ya yaptığı bir ziyaret sırasında resimlerini gören, dönemin ünlü bir reklamcısının, kendisini reklam tabelası çizmesi için Ankara’ya çağırdığını anlatan Yağcı, “Ressamlığı bu tarihten sonra bir meslek olarak başladım. Bir süre İstanbul ve yurt dışında çalışmalar yaptım. 1992 yılından itibaren ise çalışmalarım, Kültür ve Turizm Bakanlığından aldığım izinle, ilgili yasa gereği ‘sanat eseri’ kapsamına alındı” dedi.
Dijital baskı tekniklerinin gelişmesinin kendileri açısından olumsuz yanının, haksız çıkar elde etmek isteyen kişilerin işlerini kolaylaştırması olduğunu vurgulayan Yağcı, şunları kaydetti: Biz de en az müzik eseri sahipleri kadar korsanlardan şikayetçiyiz. Pek çok ressamın eseri, telif hakkı ödenmeden çoğaltılarak satılıyor. Bu durum, bir kimsenin parasını veya eşyasını çalmakla eşdeğerdir, yani hırsızlıktır. Tüm bu olumsuz şartlar nedeniyle, Konya’da pek çok ressam arkadaşım, son dönemde atölyesini kapatmak zorunda kaldı.
Resim alanındaki korsanların da profesyonelce çalıştıklarını anlatan Yağcı, söz konusu resmin çoğaltıldığının eser sahibi tarafından fark edilmemesi için, örneğin Konyalı bir ressamın eserlerinin İstanbul’da, İstanbul’daki bir ressamın eserlerinin ise Anadolu’nun farklı kentlerinde piyasaya sürüldüğünü sözlerine ekledi.
aa