Ramazan ayında oruç tutanlar kadar tutmayanlar da oluyor. Çeşitli sağlık sorunları, yolculuk gibi nedenlerle oruç tutmayanların yanında keyfi oruç tutmayanların tavırları hoş karşılanmıyor.
Ramazan ayında oruç tutmayanların bazıları açık bir şekilde yemek yiyip, sigaralarını içerken etrafını hiç umursamıyor. Yabancı ülkelerde bile Ramazan ayı boyunca insanların yiyip içmelerine dikkat ettiğini dile getiren gazetemiz yazarı, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Akpınar, İslam dinin kolaylık dini olduğunu, ancak bunun çeşitli şekillerde suiistimal edilebileceğini, bunlardan birisinin de Ramazan ayında oruç tutmayanların bazılarının tutanlara saygı göstermemesi olduğunu söyledi. Ramazan ayında oruç tutmanın diğer aylarda tutulan oruçlardan daha sevap olduğuna değinen Akpınar, oruç tutmayanların, tutanlara muhakkak saygı göstermesi gerektiğinin ve işletme sahiplerinin de bu konuda gerekli önlemleri almalarının önemli olduğunu vurguladı. Kimsenin günümüz ortamında oruç tutmaya zorlanamayacağını dile getiren Akpınar, “Fakat oruç tutmayanlar da hassas olmalılar. Oruç tutmadıkları için oruç tutanlardan hoş görü bekliyorlarsa ilk önce onlar bu ibadeti yapanlara saygılı davranmalıdır” dedi.
HERKES HASSAS OLMALI
Herkesin inancında özgür olduğunun altını çizen gazetemiz yazarı, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Altıntaş ise çeşitli mazeretlerle ya da keyfi olarak oruç tutmayanların bu durumu gizlemesi gerektiğini, Ramazan ayında gayri Müslimlerin bile oruç tutanlara saygı gösterdiğini söyledi. Aaynı saygıyı Müslüman olup da oruç tutmayanların da göstermesi gerektiğini anlatan Altıntaş, “Oruç tutmayanların bu eylemlerini açık etmeleri gerekmiyor. Toplumun değerlerine karşı herkesin hassas davranması iyi olur” dedi.
NE DEDİLER?
Yazar Ayla Ağabegüm ise konuyla ilgili olarak Gerçek Hayat’ta şunları kaydetti:
Eskiden, Ramazan’da hasta olan, yaşlı olan insanlar, oruç tutmasalar bile, oruç tutanlara saygılı olur ve dışarıda hiçbir şey yiyip içmezlerdi. Gayrimüslimler bile bu saygı kuralına riayet ederdi. Bu, bir ‘baskı’ sonucu olan bir şey değildi. Bugün insanların sokakta yiyip içme konusunda bu kadar rahat olmaları neden kaynaklanıyor olabilir? ‘Toplumun değerlerine olan bağlılık’ çok önemli. ‘Hoşgörü’den bahsediliyor ama saygının olduğu yerde vardır hoşgörü. Bugünün insanlarına bunu anlatmak imkansız. Caddelerde, otobüs duraklarında herkese baka baka muz alıp yiyorsunuz, çocuklar görüyor, insanlar buna özeniyor. Oysa özendirmemek, Müslüman -Türk kültürünün özellikleri arasındadır. Dinimizde bu incelikler var. Bizim eski hayatımızın içinde İslamiyet’in güzelliklerinin yaşanması vardı. Yavaş yavaş bunlar azalınca, insanlara saygıyı göremiyorsunuz. Demek ki bazı şeyler ancak yaşanarak olacak. Anneanneniz anlatıyor, dinliyorsunuz. ‘Yaşadığı için’ dinliyorsunuz. Babamdan dinlediğim bir hikaye vardı. Zengin hanımlar, başkalarını özendirmemek için, giydikleri çok güzel bir kumaşsa, bir yerine yama yaparlarmış ki, “Bu eskiden kalmış bir elbise” desinler diye.
Tabi Sadece Ramazan’da değil, diğer zamanlarda da sokakta bir şeyler yemek hoş değil.
Ali Murat Mırçık-Memleket