Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nin bu haftaki sohbetlerinde, İranlı yönetmen Mecid Mecidi’nin ülkemizde de gösterime giren “Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi” adlı sinema filmi gündeme geldi. Konuşmacı Selçuklu tarihi uzmanı Prof. Dr. Mikail Bayram, “Selçukluların Kuruluşunda Dini Hareketler” konulu sohbetine geçmeden önce, Allah’ın Elçisi “Hz. Muhammed” filminin kritiğini yaptı. Filmin çok büyük teknik imkânlarla, çok pahalı ve büyük masraflar harcanarak yapıldığının da belli olduğunu belirten Prof. Dr. Mikail Bayram, “Filmi seyrettikten sonra bende şöyle bir intiba hâsıl oldu. İran hükümeti böyle bir filmin yapılmasına katiyen yatırım yapmaz. Bu ne İranlıların ne Müslüman bir devletin parasıyla yapılan bir film değil. Bunu yapsa yapsa Yahudiler yapar, Avrupalılar ve Hıristiyan dünyası yapar” dedi. Filmin kusuru hakkında yorumlarda da bulunan Prof. Dr. Bayram, “Güya Hz. Peygamberi canlandıran, Hz peygamber dönemini anlatan bir filmdir. Filmde sahneler it boğuşu. Emin olun bu tabirimi hiç yabana atmayın. Filmde o sahneler oynanırken tamamen bir it boğuşu şeklinde veriliyor. Ama görünürde Hz. Peygamberin yüzünü göstermiyor, ellerini gösteriyor. Çocukluğunu alıyor, annesini alıyor. Bunları birtakım o uydurma seremoniler içerisinde canlandırıyor. Onun için hakikaten bu filmi seyretmek caiz de değil. Tam bir it boğuşu, deli saçması gibi bir film bu” diye konuştu.
TÜRKLER İSLÂM’LA KAFKASYA’DA TANIŞTILAR
Asıl sohbetinde, Türklerin İslâmiyet’le tanışması ve Türklerin bu tanışma durumunda dini ortamlardaki yerini ve mevkiini anlatan Prof. Bayram, Türklerin İslâm’la ilk defa Orta Asya’da değil, Kafkasya’da tanıştıklarını dile getirdi. Hazar Türklerinin din itibariyle Yahudi olduklarını belirten Bayram, “Hazar Türklerinin Yahudiliğinin Ortodoks Yahudiliğe aykırı olan bir Yahudilik. Bir başka deyişle Yahudilerin kabul etmedikleri rafizi bir Yahudilik” olduğunu söyledi.