Praymtaymdakiler

yazar-43

Toplumdaki ahlaki yozlaşmanın ucu bize dokunmadığı müddetçe huzurumuzu kaçmaz, diye düşünüyoruz. Bana dokunmayan bin yıl, yaşasın hesabı. Bizim dünyamızın dışında mı olup bitiyor tiksinerek baktığımız her şey? Tercihimizi mütedeyyin insanlar topluluğunun yaşadığı muhitlerden yana kullandığımız için mi, görmüyoruz bazı şeyleri?İnsanlar kendilerini gün boyu ahlaksızlık ortamından uzak tutmayı başarabiliyorlarsa bile aile bireylerinin ancak bir araya gelebildiği günün yoğunluğundan sıyrılıverdikleri zaman diliminde TV jargonuyla ‘prime-time’da gözümüze gönlümüze sokulan detaylardan uzak olmayı başarabilen kaç kişi vardır?Dizilerden bahsediyorum.Ahlaksızlığın diz boyunu geçtiği şu toplumca pervane olduğumuz dizilerden. Hangi diziye baksam karısını aldatan adamlar yahut önüne gelenle yatmayı alışkanlık haline getiren kadınlar… Bu sahnelerin hayatın bir parçası olduğuna neredeyse seyirciyi inanmaya zorlayan güçlü ve etkin senaryolar.Haziran Gecesi’ni izliyor musunuz? Ya da Melekler Adası’nı? Şu an tiryakisi bile olsanız n’olur bırakın şu müsveddeleri. Bırakın ki, toplumsal ahlakı aşağılayan senarist ve yönetmenlerin elindeki malzemeler demode olsun. Bir daha toplumun önüne çıkamasınlar.Haziran Gecesi adlı dizide iyi bir evliliği olan üç çocuklu Baran Aydın’ın (Özcan Deniz) hiç de meşru olmayan aşkının masumiyeti(!) karşısında neredeyse diliniz bağlanıyor. Dizideki rolüyle bu adamın tatlı sert, gönül almayı bilen tarafı seyirciyi sarıveriyor. Bir seyirci olarak sizi, gayri meşru olana meşruiyet kazandırmaya sürüklüyorlar. Adamlar bu işi biliyor. Bilmedikleri ise ne çok şey var aslında!Daha önce Aliye’den bahsetmiştim. Bu dizide diğerlerinin aksine sevdiğimiz karakterler ahlaki değerleri sahiplenen, dürüstlüğü öne çıkmış insanlar omarak karşımıza çıkıyor. Yukarıda bahsettiğimiz rezillikleri ahlak edinmiş karakterler de bu dizide negatif karakterler olarak boy gösteriyor. Çemberimde Gül Oya, Bir İstanbul Masalı böyle dizilerden… Bizim toplum olarak sağlam durmamızı sağlayan değerlerimize savaş açmayan iç huzuruyla izleyebildiğimiz, kusurlarına rağmen izleyebildiğimiz dizilerden. Akşamları tercihinizi beyaz camdan yana kullanmakta ısrarlı iseniz dizilere takılıp kalmaktansa alternatif programlara yönelmenin daha verimli olacağını söylüyorum size. Yayın politikasında kaymaların yaşanabileceği zamana kadar TV 5 ekranında duraklamak sürprizleri beraberinde getirebiliyor. Ömer Karaoğlu’nu ilk kez praymtaymda görmek sizi şaşırtmasın. Geçmişte severek dinlediğiniz ezgileri o güzelliğiyle yeniden okuyabilen müthiş bir isim o. Burun kıvıranlar “yeşil pop da müzik mi canım” diyenleriniz var biliyorum. Böyle bir tavır geliştirmenin, bu işi adam gibi yapan birkaç isme saygısızlık olduğunu düşünüyorum. Onbeş yıl önce dudaklarımızdan dökülenleri çocuklarımıza miras bırakmanın hayalini kurabiliyorsak Ömer Karaoğlu, Taner Yüncüoğlu gibi ustalara çok şey borçluyuz. Çocuklarınızı onlarla tanıştırmayacaksanız buyrun 7 gün 24 saat Kral TV emrinizde, kumanda elinizde…Sözün özü eğlencenin dinlencenin adını iyi koymalıyız. Aile bireylerinin neyi nasıl izleyeceği bilinmiyorsa oturup durum değerlendirmesi yapın. Ailece izleyebileceğiniz programların tek tek listesini yapın. Ne bileyim “çocuklar şunu, anne bunu izlesin” deyin. Başınıza iş açmadan kumandaya sahip olmanın yoluna bakın.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.