Sami GEDİZ: Efendim seçim sürecine girdik. Çok kısa bir süre kaldı seçimlere. Konya ve Türkiye'de ki seçim atmosferini yakından takip ediyorsunuz. Hem vekil hem de bir genel başkan danışmanı olarak. Geçmiş yıllara oranla kıyaslarsak bu seçim sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kerim ÖZKUL: Belirttiğiniz gibi seçime çok kısa bir süre kaldı. Takriben 4 haftaya yakın bir zaman dilimi kalıyor geriye. Seçim havasına girilmediği ile ilgili bir gözlem mevcut ama genel başkanımızdan milletvekili adaylarımıza ve teşkilatlarımıza kadar Ak parti olarak sahadayız. Sayın Başbakanımız günde 2 miting icra ediyor. Pazar ve pazartesi günleri es geçilmesi dışında hemen hemen her gün mitingler gerçekleştiriliyor. Sayın Başbakanımızın programında 72 ilde mitingi vardı. Bildiğim kadarıyla buna 3 il daha ilave ederek sayı 75 ile çıkarıldı. İnşallah herhangi bir sağlık problemi gerçekleşmediği takdirde -özellikle ses noktasında- Sayın Başbakanımız mitingleri 81 ilde gerçekleştirmek istiyor. Son bir kaç güne bakıldığında Sayın Başbakanımızın ses noktasında probleminin oluştuğunu görüyoruz. Onun dışında bu süreçte herhangi bir sorun bulunmamakta.
Siz de Sayın Başbakanımızın mitinglerini takip ediyorsunuzdur. Bende yakından takip ediyorum. Bazen canlı olarak da takip ediyorum, çok canlı geçiyor. Ama Sayın Başbakan dışında diğer siyasi parti liderlerinde bu canlılığı göremiyoruz. Onun dışında, 550 milletvekili adayı arazide. 14 milletvekili adayımız: her gün bir ilçemizde program icra ediyor. Esnaf ziyareti, sivil toplum örgütlerinin ziyaret edilmesi basın kuruluşlarıyla birebir diyaloglar, televizyon kanallarındaki canlı yayınlar gibi il teşkilatımızın ve seçim koordinasyon merkezimizin kendilerine verdikleri görevleri aktif olarak yerine getiriyorlar.
biz sahadan memnunuz hamdolsun, güzel geçiyor diyebilirim.
Sami GEDİZ: Bu süreçte seçim propagandaları var. Siz, diğer partilerin genel anlamda propagandaları ve verilen vaatlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kerim ÖZKUL: AK Parti olarak popülizm yapmayacağımızı deklare ediyoruz. Popülizm yapmadığımızı da geçmiş 12,5 yılda gösterdik. Biz söyledik, söylediğimizi de yaptık. Bu bir realitedir ve gerçektir. Durumu iyi ve objektif olarak değerlendiren vatandaşlarımız bunun böyle olduğunu bilir. Bizim vaatlerimiz ayağı yere basan vaatlerdir. Yapılabilirliği mümkün olan vaatlerdir. Biz söyleriz ve yaparız. Ama diğer siyasi partilerin genel başkanlarının açıklamalarına bakıldığında, popülizme yaklaşan, nasıl olsa iktidar olamayacağız o nedenle ''bol keseden atma'' anlayışı ile yaklaşıldığı görülüyor.
Bir ekonomik denge var ve bu ekonomik dengeyi farklı noktalardan bozarsanız, ekonomi de bozulur, cari açık yükselir, enflasyon artar, bunun karşılığı para basmayı gerektirir ve yeniden Allah muhafaza 2002 öncesinde ki Türkiye'ye döneriz.
Ama Ak parti meselelere popülist yaklaşmıyor. Gerçekçi olarak yaklaşıyor. 12 yıllık iktidarımızda bunu gösterdik. enflasyonu tek haneli rakama, faiz oranlarını tek haneli rakama indirdik. Ekonomiyi aldığımızdan 3 kat daha yukarıya çıkardık. Biz tekrar iktidar olacağımıza inanıyoruz. Halkımızın bizim yaptıklarımızı teminat olarak gördüğünü biliyoruz. Yeniden iktidar olacağımız inancıyla vaatlerimizde gerçekçilik çizgisini izliyoruz. Diğer partilerin ve parti liderlerinin açıklamalarının popülizm olduğu kanaatindeyim. Bu durumu sanayicilerin ve iş adamlarının çok iyi algıladıklarını biliyorum. Asgari ücretin 1500,1700 ve 2000 lira bandına gelmesi demek, sanayicilerin maliyetlerinin 2 katına çıkması demektir. Buda sürdürülebilir bir ekonomi değildir. O halde ne olacak? Ya kayıt dışı çalıştırmalar artacak, ya kepeng kapatmalar artacak, yada üretim azalacaktır.
Hâlbuki Nisan ayı sanayi üretimleri açıklandı, hamd olsun beklentinin üzerinde bir sanayi üretiminin olduğunu gösteriyor. Buda bizi sevindirdi.
Ancak son zamanlarda ki çeşitli medya organlarının teşvikleriyle döviz üzerinde gerçekleşen artış, ak partinin tekrar iktidar olmasıyla birlikte inişe geçecektir. Bu noktada dengelerin oturacağı kanaatindeyim.
Sami GEDİZ: Sayın Başbakanımızın Konya'lıdan beklentileri nedir? Tabi ki, seçimde desteklemek bir beklentidir ama bunun dışında Konya'lılara vereceği mesajlar var mıdır?
Kerim ÖZKUL: Sayın Başbakanımız Konya'yı seviyor. Bunun en bariz örneği de ilk kez bir Anadolu şehrinde Metro yapımını Konya'da startını verdi. Bu da, Konya'yı sevdiğini gösteriyor. Ama bu bir körü körüne sevme değil. Bir mikro milliyetçilik değildir. Geçtiğimiz günlerde Sayın Başbakanımız bir mitinginde bahsetti: ''Malazgirt ovasıyla, Konya ovası arasında bir fark gözetirsem, bu can bende kalmasın'' dedi. Sayın Başbakanımız mikro milliyetçilik anlayışıyla Konya'ya bakmıyor. 77 milyon vatandaşa eşit bir muhabbetle baktığını ben biliyorum.
Ama tabi ki, Konya Sayın Başbakanımızın kendi memleketi, liste başından aday olduğu bir şehir. Konya'ya daha muhabbetle daha sevgi ile bakıyor. Konya'nın meselelerini yakinen takip edilmesini istiyor. Kendisi de takip ediyor. Yada bizlere meselelerin takip edilmesi emrini veriyor. Bizlerde o doğrultu da çalışıyoruz.
Burada Sayın Başbakanımızın Konya'dan ne beklediğinden ziyade, Konya'lı hemşerilerimizin evladına, içlerinden çıkmış Konya'lı Başbakan'a sahip çıkacaklarını tahmin ediyorum. Hemşerilerimizin siyasi görüşle değil, bir sahiplenme duygusuyla sahipleneceği ümidindeyim.
İnşallah 7 Haziran seçimlerinde tahminimizin üzerinde bir oyla, genel başkanımıza destek vereceklerini ümid ediyoruz. Konya'lıdan beklentimiz bu. Bununda gerçekleşeceğine inanıyoruz. Konya'lı hemşerilerimiz kendi evladına sahip çıkar inancındayız. Çünkü Konya vefakar insanların oluşturduğu bir şehirdir.
Sami GEDİZ: AK Partide üç dönemi dolan vekiller var. Siz ve Harun Bey gibi. Aynı şekilde farklı illerden farklı milletvekilleri, Başbakan Yardımcısı ve Bakan düzeyinde isimlerden üç dönemi dolanlar var. Bununla ilgili çeşitli spekülasyonlar var. Önceki dönemdekilerin parti kuracağı dahi konuşuldu. Bunları medyada görmüşsünüzdür. En son akil insanlar gibi bir heyetin oluşturulup, üç dönemi dolanlar ile birlikte çalışacakları gündeme geldi. Bununla ilgili bir proje var mı?
Kerim ÖZKUL: Ben illa bir siyasi hareketin içerisinde bulunmak için milletvekili olmak gerektiği kanaatinde değilim. Gerek üç dönemi doldurduğu için dışarda kalan arkadaşlarımız, gerekse bir yada iki dönem milletvekilliği yapıpta, bu dönem sonu itibariyle dışarıda kalacak arkadaşlar, hemde geçmiş seçimler neticesinde dışarda kalanları da içerisine bulunduran, AK Partide milletvekilliği yapmış arkadaşlarımız var.
600'ün üzerinde aktif olarak milletvekilliği yapamayan daha öncelerden milletvekilliği yapan arkadaşımız var. 600 arkadaşımızı belirli bir yerde konumlandırmamız mümkün değil. Ama isteyen arkadaşımız bir yerlerde değerlendirilecektir. Geçmişte de öyledir. Hem Türkiye geneline, hemde Konya'daki arkadaşlarımıza baktığımızda, Bakan yardımcılığı gibi farklı yerlerde olan arkadaşlarımız var. Bunların böyle devam edeceği kanaatindeyim. Üç dönemliklere özel bir projenin yapılacağı kanaatinde değilim. Varsa da bende böyle bir bilgi bulunmamakta.
Sami GEDİZ: Konya'lı bir başbakanımız var. Peki, Konya sizce Konyalı bir bakan çıkarır mı?
Kerim ÖZKUL: Bu Sayın Başbakanımızın takdirinde olan bir durum. İçerisinden Başbakan çıkaran bir şehirden, bir Bakanın çıkacağını sanmıyorum. Ancak mümkün değil deme şansına sahip değiliz. Mümkündür. Olabilirde. Belki başlangıçta olmayabilir. İlerleyen süreçlerde olabilir. Yani olabilir yada olmayabilir gibi keskin bir ifadenin kullanılmasının doğru olmadığı kanaatindeyim. Siyasette 24 saat uzun bir zamandır. 24 saat sonra ne olacağını bir gün önceden kestirmek mümkün değildir. Sayın Başbakanımız ve kadro olarak seçimlere endeksliyiz. Seçimleri sağ salim bir yapalım, hem ülkenin sükunet içerisinde seçimlerini tamamlaması hem de hedeflediğimiz büyük bir çoğunlukla tek başına iktidar neticesine varalım. Hükümet kurma takvimi işlemeye başladığında, hep beraber göreceğiz. Nasibi olan arkadaşlarımız bakan olacaklar.
Sami GEDİZ: Şuan Genel Başkan danışmanlığı görevini yürütüyorsunuz. Yalnız çok mütevazisiniz bunu açıkça belirtebilirim. Bunu hiçbir şekilde dile getirmediniz ve söylemediniz. Bu konuda bir Genel Başkan Danışmanı olarak neler yapıyorsunuz?
Kerim ÖZKUL: Sayın Genel Başkanımız, bana özel olarak talimatlar veriyor. ''Şu meseleye bak, şöyle bir problem varmış, konuyla ilgilen gibi talimatları oluyor. Genel olarak milletvekili arkadaşlarımızla Başbakanımız arasında köprü görevi görüyorum. Sayın Başbakanımızın özel talimatlarını alıyor, inceliyor, neticelendiriyor ve Sayın Başbakanımıza bilgiyi arz ediyorum. Benim yaptığım iş şuan itibariyle bu. Bu görevim devam ediyor. Başbakanın danışmanıyım diye araziye çıkıp bunu bir etiket olarak kullanmak benim mizacımda yoktur. Genel merkez de Genel Başkan katında bir odam var. Orada işleri takip ediyorum. Takip etmeye de devam edeceğim. Ta ki, Sayın Başbakanımız farklı bir emir verinceye kadar.
Sami GEDİZ: Eklemek istediğiniz bir konu var mı?
Kerim ÖZKUL: Size ve gazetenizde çalışan çalışma arkadaşlarınıza teşekkür ederim. Sizin aracılığınızla Konya'lı hemşerilerimize teşekkür ediyorum. Onların destekleriyle Konya'da 3 dönem milletvekilliği yapmış bir kardeşinizim. 7 Haziran seçimleri itibariyle milletvekilliğim sona eriyor. Umuyorum, Konya halkımız, benim milletvekilliği dönemimden memnunlardır. Bana haklarını helal ederlerse onlara minnettar kalırım.
Herkese saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.
Sami GEDİZ: Teşekkür ederiz.
Röportaj: Sami GEDİZ