Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 49. kez Kayalıpark’ta saat 12’de buluştu. Platform adına hazırlanan basın bildirisini okuyan Bayram Vanlı, Berat gecesinin şirkten, küfürden ve zulümden teberri etmek onlardan uzaklaşıp iyiye, doğruya ve adalete yönelmek anlamına gelen berattan kaynaklandığını belirterek “Kan ve gözyaşının sele döndüğü, insanların ahlarının ayyuka çıktığı şu günlerde insanlık alemi Müslümanların beratları ile yeryüzünün de berat üzere olmasını beklemektedir. Tevhidi kimliğimizin ve Müslüman şahsiyetimizin bize yüklemiş olduğu sorumluluk da budur” dedi. Basın bildirisinde şu görüşlere yer verildi:
Fillerin güreşinden çimenler zararlı çıkarmış. Emperyalist ülkelerin Kafkasya üzerinde gerçekleştirdikleri çıkar çatışması ve hegemonyalarını güçlendirme savaşı komşumuz olan toprakları yine kan gölüne çevirdi. İşgalleri ile 20. yüzyılı felaketler yüzyılı haline getiren Amerika ve Rusya’nın Gürcistan’ın figüranlığında masum ve sivil halklar üzerinden oynadıkları bu kanlı oyun yine binlerce masum insanın kanının dökülmesine sebep olmuştur. Yeryüzünün bu güzel coğrafyasında fesat çıkmış ve arz ifsada uğramıştır. Daha öncesinde Afganistan, Irak ve benzeri ülkelerin işgalinde gösterdiğimiz hassasiyetleri bugün burada da aynıyla gösteriyor, tüm ezilmiş ve hakları ellerinden alınmış halklarla birlikte olduğumuzu ve acılarını paylaştığımızı bir kez daha dile getiriyoruz. Şahitlik misyonumuz ve kulluk sorumluluğumuz bizi mazlumun yanında, zalimin karşısında olmaya mecbur kılmaktadır.
Ergenekon yapılanmasının deşifresi ile son günlerde ortaya dökülen bazı gerçekler Müslüman halkımız üzerinde oynanan oyunları bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Uğur Mumcu cinayetinden 28 şubat sürecinin hazırlanmasına zemin olan Müslim Gündüz-Fadime Şahin olaylarına kadar, pek çok olayın birer provokasyon olduğu ortaya çıkmıştır. Bu alçakça oyunları tezgahlayan zihniyete sahip olan insanların, her fırsatta Müslüman halkı küçük düşürücü, rencide edici sahte belgeler düzenledikleri ve her türlü karanlık ve kirli işleri organize bir şekilde gerçekleştirdikleri ayan beyan ifşa olmuştur. Derinlere inildikçe kökenlerinin daha derin ve daha karanlık olduğu ortaya çıkan bu menfur yapılanmanın halkımızın inançları, kültürü ve ahlaki değerlerinin yozlaştırılmasını da bir program dahilinde planladıkları ortaya çıkmıştır. Müslüman halkımızın ve inancımızın düşmanı olan menfur zihniyetin çabaları boşa gidecek, Allah nurunu tamamlayacak ve iman edenleri karanlıklardan aydınlığa çıkaracaktır.
Taşkent’teki talihsiz patlama olayından sonra daha yaralar sarılmadan, cenazeler kaldırılmadan bir kısım medya sanki kurulmuş bir saat edasıyla; yıkılan binanın sahibi olan vakfın yetkilileri üzerinden Müslüman camiayı suçlayıcı ve saldırgan bir tutum içerisine girmiştir. Suçlunun gaz firması olduğu ortaya çıktığı halde bu üzücü olayın üzerinden Kur’an’a ve Kur’an öğrenimine karşı saldırılarına devam etmeleri bunların gayelerinin gerçekleri halka anlatmak değil dini değerlere düşmanlık yapmak olduğunu akla getirmektedir.
Ferit Hepokur-Memleket