Mersin'in Tarsus ilçesinde üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ı vahşice öldürülmesine bir tepki de Ribat Eğitim Vakfı’ndan geldi. Ribat Eğitim Vakfı Başkanı Muzaffer Büyük bir açıklama yaparak yaşanan vahşi olayın mutlaka gerçekçi bir şekilde tahlil edilmesi ve biran önce böyle elim vakıaların bir daha yaşanmaması için tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti.
Muzaffer Büyük, açıklamasında insanlarımıza yaşam şekli olarak sunulan ve tecavüzün, zinanın, gayrimeşru ilişkilerin medyada, film, dizi, reklam ve program olarak yayınlaması ile eğitimde sekülerleşme adı altında uygulanan milli ve manevi değerlerden koparan sistemin bu tür faciaların yaşanmasında en büyük etken olduğunu ifade etti. Müslüman bir insanın, tecavüz, gasp, darp ya da katletme, çevreye zarar verme gibi eylemlere girişmesinin mümkün olmadığını ifade eden Ribat Eğitim Vakfı Başkanı Muzaffer Büyük’ün açıklaması şöyle: “İslam dini her şeyden önce insanların can, mal, nesil, akıl ve din emniyetini garanti altına almıştır. İslam dinine mensup hiçbir insan bir başkasının kasten canına, malına, ırzına ya da kişisel her türlü insan hakkına zarar veremez.
Ama ne yazık ki günümüzde kendisine dini sorulduğunda Müslüman’ım diyen birçok insan dinimizde çok büyük günah olarak ifade edilen eylemleri yapabilmektedir.
Bunun nedeni İslam dini değildir, bunun nedeni insanlarımızı batılılaşma ya da modernleşme adı altında İslam dininden, kendi öz kültüründen uzaklaştıran ve köksüz nesiller haline bireylerimizin gelmesini arzu eden sistemlerdir ve bu sistemin eğitim metodudur, medyasıdır.
İnsanlarımızın özde değil sözde Müslüman olmasına vesile olan mantıktır.
Kız çocuklarımızı, erkek çocuklarımızı ahlaki değerlerden uzaklaştıran, Mübarek İslam dinimizden uzaklaştıran, Kuran’dan uzaklaştıran, Sünnet’ten uzaklaştıran, insanlarımıza namahrem, mahrem kavramlarını unutturan çağın vebası konumundaki popüler kültür ne yazık ki bu vahşetlerin yaşanmasında asıl etkendir, birinci derecede faildir.
Yıllarca dini eğitimi geri kalmışlık olarak ifade eden, büyüğüne saygı küçüğüne sevgi kavramlarını özgürlük adı altında yok eden zihniyet, bugün de söz konusu vahşeti, danslarla, giydikleri mini eteklerle, timsahın gözyaşlarını andırır mahiyette sözde protesto etmektedir.
Aynı zamanda bu zihniyet hala toplumun ahlakını, örfünü, geleneğini ve hatta dinini aşağılamaktadır.
Fakat şunu çok iyi biliyoruz ki bu güruh, yıllarca ülkemizde ahlaksızlığı kutsamıştır ve doğal olarak da bu vahşetlerde asıl sorumluda bunlardır.
Konu erkek ya da bayan haklarının gaspından daha çok bir vahşetin acımasızca bir insana merhamet hisleri olmadan uygulanmasıdır.
Evet, biz bugün çok açık bir şekilde belirtiyoruz, yeni Özgecan vahşetlerinin olmamasının yolu, tekrar ahlak ve maneviyat merkezli, İslam Medeniyetini dünyaya hâkim kılmaktan geçmektedir.
İnsanları ve tabiatı sömürmek için yüz yıllardır uygulanan acımasız insanı ve dünyayı yok etme çağının artık sonu gelmelidir.
Medyamız artık reklamlarında, dizilerinde, filmlerinde, programlarında, haber saatlerinde önce ahlak ve maneviyat, düsturunu benimsemelidirler.
Siyah elbise giymekle ya da ekranların karartılması ile net ifade ediyoruz, yeni vahşetlerin yaşanması önlenemez. Bu tür, kendini tatminden öteye geçmeyecek suni tedbirler ya da eylemler yerine artık gerçekleri görerek, bayanlarımız için ayrı eğitim merkezler, ayrı toplu ulaşım araçları hayata geçirilmelidir.
Yaygın medyadan bir seferberlik başlatılarak ahlaklı insanlar olmanın, erdemli olmanın, insana, canlıya, hatta eşyaya saygılı olmanın gereği anlatılmalı ve dünyayı, insanları ve bütün canlıları tüketmek yerine yeniden inşa süreci başlatılmalıdır.
Bu çerçevede biz Rabat Eğitim Vakfı olarak bundan önce olduğu gibi bundan sonrada “Erdemli İnsanlar” yetiştirmek için üzerimize düşeni yapacağımızı belirtmek istiyoruz.
Özgecan’ımıza Allah Rahmet Eylesin, acılı ailesine başsağlığı diliyor, Rahmetli Özgecan kızımızın babası Mehmet Aslan beyefendinin akliselim çerçevesinde yapmış olduğu açıklamalarını da takdirle karşıladığımızı belirtiyoruz.
Ribat Eğitim Vakfı olarak bu vahşeti en üst seviyede kınıyoruz. Gün bugündür, diyerek, bütün sivil ya da resmi kuruluşlarımıza, vakıflarımıza, derneklerimize, medyamıza ahlaklı nesillerin yetiştirilmesi için seferberlik çağrısı yapıyoruz.”