Konya Barosu Başkanı Hasan Özen, yeni bir anayasa yapma şansının yitirilmiş olduğunu öne sürdü. Özen, “Yargı Reformu ve Anayasa değişikliği çalışmaları vesilesiyle siyasi partilerin birbirleri arasında ve Yargı ile Yürütme arasında son günlerde yaşanılan gerilim ve tartışmalar kurumları ve toplumu olumsuz yönde etkilemektedir. Yeni bir anayasa yapma şansının yitirilmiş olduğu Devletimizin yetkililerince dile getirilmesine rağmen böylesine uzlaşmadan uzak bir ortamda anayasa değişikliği paketi gündeme gelmiştir” dedi.
ANAYASALAR DEĞİŞMELİDİR
Özen, değişen zamana ve gelişen yeni durumlar ve toplumun ihtiyaçlarına göre yasaların da anayasaların da değişmesi gerektiğini kaydederken, “Hukuk sisteminde en üst norm olması hasebiyle Anayasa niteliği gereği zamanlar üstü, partiler üstü, siyaset üstü olmak durumundadır. Aksi takdirde anayasa metni bir rejimin, bir zamanın, bir partinin anayasası eleştirisini her zaman alabilecektir ki bu sonuç dahi anayasanın işlevine ve niteliğine de çok uygun düşmez. Bu sebeple Anayasa metinlerinin kısa-öz devlet birey dengesinin mükemmel sağlandığı ve toplumun bütün kesimlerinin uzlaşısıyla ve mutabakatıyla hazırlanması ve topluma kazandırılması hem gereklidir ve hem de yeni anayasanın uzun ömürlü çağdaş bir anayasa olmasını sağlayacaktır” diye kaydetti.
UZLAŞMA MESAJI VERDİ
Anayasaların toplumsal sözleşmeler ve uzlaşma metinleri olduğunu söyleyen Özen şunları kaydetti: Devletin yapısı ve görevleri ile bireylerin temel hak ve özgürlükleri ile korunmaları ve güvenceleri adına bireyle devletin yapmış oldukları karşılıklı sözleşme anlamındadır.
Çağdaş demokrasilerin vazgeçilmesi “kuvvetler ayrılığı“ ilkesidir. Noksanlıkları olsa da demokratik bir yönetime sahip ülkemizde de hukuk devletinin ve demokrasinin gereği olarak “kuvvetler ayrılığı“ ilkesi geçerlidir. Anayasamızda da düzenlendiği gibi egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir. Bu sistem demokrasinin uygulama biçimine göre aynı zamanda “temsili demokrasiyi“ ifade eder. Yasama-yürütme ve Yargı erkleri birbirlerinden ayrı ve bağımsız olarak millet adına egemenlik yetki ve işlevlerini kullanırlar. Erkler arasındaki ilişki karşılıklı mücadeleye değil işbirliğine ve işbölümüne dayanmalı ve ahenk kaybedilmemelidir. Aksi durumlar demokrasimize fayda getirmeyecektir. Tartışmaların uzlaşma adına olmasını, tartışmaların şiddetinin düşürülerek toplum adına hukuk devleti ve demokrasimiz adına faydalı olacak sonuçlara ulaşılmasını umuyor ve diliyoruz.