Özel hastane yöneticilerinin çoğu, sundukları hizmetin duyurulabilmesi için reklam sınırlandırmalarının kaldırılması gerektiğini düşünüyor.
Gazi Üniversitesi Sağlık Kurumları Yönetimi Yüksek Lisans ve Doktora Programı Koordinatörü Prof. Dr. Dilaver Tengilimoğlu ve 3 öğrencisi tarafından Aralık 2008 ile 5 Nisan 2009 tarihleri arasında özel hastanelerin karşılaştıkları temel sorunların belirlenmesi amacıyla bir araştırma yapıldı. İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Kahramanmaraş, Hatay ve Osmaniye'deki 87 hastanenin yöneticiyle yapılan anket çalışmada, özel hastanelerin Türkiye'deki gelişimi ele alındı.
Araştırmaya göre, özel hastanelerin yöneticilerinin yüzde 48'i aynı zamanda hastanenin ortağı. Bu kurumların yüzde 52'si anonim şirket, 77'si genel, 23'ü ise dal hastanesi olarak faaliyet gösteriyor.
Hastane yöneticilerinin yüzde 47'si mevcut özel hastane hizmet binalarının büyük çoğunluğunun dünya sağlık yapı standartlarına uymadığını, 34'ü ise uygun olduğunu düşünüyor.
Özellikle küçük sermaye birikimleriyle yapılan hastanelerde, maliyetten kaçmak adına yerine getirilmeyen havalandırma sistemleri nedeniyle hasta odaları, ofisler, genel kullanım alanları, ameliyathane, ve yoğun bakım gibi ünitelerde temiz hava akışı sağlanamadığından doğal havalandırma sistemlerine ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle cam açma yoluyla olduğundan sinek, toz ve benzeri olumsuz etkilere maruz kalınıyor, pest kontrol maliyetleri artıyor, ''hastane kokusu'' denilen yoğun ter, ilaç ve havasızlık gibi olumsuzluklara neden oluyor.
Fiziksel mekanlar, hastaların sağlık hizmetleri kalitesi hakkında algılamalarında önemli bir delil olarak yer alıyor. Hastane yerleşim alanının büyüklüğü, otopark imkanı, binaların dış görünümü, iç tasarım, muayene ve hasta odalarının ve hastane içi dinlenme yerlerinin yeterliliği, bekleme salonlarının konforu, gürültü ve ısı düzeyleri ve benzeri faktörler hastane imaj algılamasında önemli bir yer tutuyor.
Yöneticilerin yüzde 79'u, hizmet sunumunda kamu ve özelin her husus açısından eşit şartlarda olmadığını düşünüyor. Yüzde 72'si, özel hastanelerde sağlık personeli temininde güçlük çektiklerini ifade ediyor.
Özel hastane yöneticilerinin yüzde 68.6'si SGK'nın faturalarda yaptığı kesintiler için objektif kriterler uygulandığına inanmıyor. SÖzleşmelerde teşhis ve tedavi kriterlerinin tam belirli olmamasından şikayet ediliyor. Bu kriterlerin bakanlık tarafından belirlenmesi isteniyor.
Yöneticilerin yüzde 66.6'sı özel hastanelerin sundukları hizmeti duyurabilmesi için reklam sınırlandırmalarının kaldırılmasını düşünüyor. ''Özellikle bilgilendirici ve tanıtıcı reklamlar, aldatıcı ve yanıltıcı olmamak ve gereksiz korku ile talep yaratmaması kaydıyla kontrollü olarak serbest bırakılmalıdır'' görüşü savunuluyor.
Yüzde 62'si, hastaların özel hastanelere her yönüyle güvendiğini, 15'i aksini düşünüyor.
Yöneticilerin yüzde 55'i özel hastanelerde profesyonel yönetim anlayışına göre yönetici kadrolarının oluşmadığı fikrinde. Yüzde 88.5'i özel hastanelerin diğer ülkelerdeki pazarlara açılması gerektiğini, bunun için alt yapı ve personel açısından yeterliliğe sahip olunduğunu beyan ediyor. Ancak, bu konuda sağlık turizmi ile uğraşan özel hastanelerin devlet tarafından yeterince teşvik edilmediği belirtiliyor.
Bu yöneticilere göre, sık ve tutarsız mevzuat değişimleri özel hastanelerin yapacağı planlamayı olumsuz etkiliyor, ileriye dönük yatırım kararlarının alınmasında belirsizliklere neden oluyor.