"Ortadoğu'da Radikalizmi Yeniden Düşünmek" konferansı

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr Yıldırım:- "Hizbullah’ın İran kanalıyla Yemen, Afganistan, Pakistan ve Hindistan’dan getirip Suriye’de savaştırdığı gariban Şiiler var. Onları bir din dili üzerinden getiriyorlar"

İSTANBUL (AA) - İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kelam Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Yıldırım, "Hizbullah’ın İran kanalıyla Yemen, Afganistan, Pakistan ve Hindistan’dan getirip Suriye’de savaştırdığı gariban Şiiler var. Onları bir din dili üzerinden getiriyorlar" dedi.

El-Şark Forumu ve Afrika-Ortadoğu Merkezi tarafından düzenlenen "Ortadoğu'da Radikalizmi Yeniden Düşünmek" başlıklı konferans kapsamında gerçekleştirilen "İdeolojik Temeller" başlıklı oturumda, Ortadoğu'daki örgütlerin düşünce yapıları konuşuldu.

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kelam Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Yıldırım, Suriye’deki bütün şiddet yapısının sadece DAEŞ üzerinden konuşulmasının sorgulanması gerektiğini belirterek, "Suriye’deki katliamların neredeyse yüzde doksanı diğer gruplar tarafından gerçekleştiriliyor." dedi.

DAEŞ üzerinden Suriye'ye giden Sunni veya Selefi savaşçıların konuşulduğunu, Şii savaşçıların da Suriye'de bulunduğunu belirten Yıldırım, şöyle konuştu:

"Hizbullah’ın İran kanalıyla Yemen, Afganistan, Pakistan ve Hindistan’dan getirip Suriye’de savaştırdığı gariban Şiiler var. Onları bir din dili üzerinden getiriyorlar. Onları herhalde ‘selefilik’ veya ‘cihadist’ dili üzerinden getirmiyorlar. O da İslamiyetin Şii yorumu içerisinde kendisini oraya götürecek bir sebep ortaya çıkarabiliyor. Bu nasıl yorumladığınıza bağlı. Suriye’de savaşan grupların bir ideolojiye ihtiyacı yok. Zaten bu ideolojik tartışmalar onların bu şekilde bölünüp parçalanmalarına neden oluyor. Bana göre bir liderlik soruna ihtiyacı var."

Silahlı mücadeleyi yöntem olarak benimseyenlerin, ıslahatçı ve siyasal meşru yöntemi benimseyerek iktidara gelmek isteyenleri söylem olarak yendiğini ifade eden Yıldırım, "Özellikle Arap Baharı’ndan sonra diyelim ortaya çıkan Mısır’da bir model vardı, o model muhtemelen bu diğer grupların kullanmış oldukları ideolojik söylemi zayıflatabilirdi. Ama o modele karşı bir askeri darbenin gerçekleşmesi ve Batı'nın da bu askeri darbenin arkasında durması maalesef şiddete başvuran diğer örgütlerin ideolojik üstünlüğünü, söylem üstünlüğünü beraberinde getirmiştir." değerlendirmesini yaptı.

Al Jazeera'den Chafic Choucair ise, "Arap Baharı’ndan sonra ikiz devrim oldu. 2013 ve 2014 yılında. Mısır’da iki devrim oldu. Biri hepimizin şahit olduğu devrim, ikincisi ise DAEŞ’in Kaide'ye yaptığı devrim." dedi.


AA

Gündem Haberleri

Kadıköy’de cami yetersizliği: Cemaat sokakta namaz kılıyor
Deprem Bölgesinde 14 Bin 202 Derslik Tamamlandı
"FAİZ DE YOK, SENET DE"
SGK, BDDK ve MEB’de kritik atama ve görevden almalar
Kante’yi karşılamak isteyen taraftarların çıktığı çardak çöktü