Ormanlar şehirlilere geçti

Devlet Ormancılığından Millet Ormancılığına” geçerek, orman alanlarının halkın kullanımına sunulduğunu belirten Orman Bölge Müdürü Salih Kılınçarslan, “Eskiden ormanları köylüler kullanırdı, şimdi şehir merkezinde yaşayan insanlar kullanıyor.

Orman Bölge Müdürü Salih Kılınçarslan, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Devlet Ormancılığından Millet Ormancılığına geçmesiyle; orman alanlarının daha işlevsel hale geldiğini söyledi. Önceki yıllarda ormanların sadece odun üretimi ile gündemde iken bu gün ormanların sosyal ve hidrolojik fonksiyonlarının ön plana çıktığını, Türkiye genelinde 21,2 milyon hektar orman alanı olduğunu kaydeden Kılınçarslan, “Türkiye ormanlarının yüzde 3,5’u Bölge Müdürlüğümüzdedir. Konya, Aksaray ve Karaman illerini kapsayan Konya Orman Bölge Müdürlüğümüzün genel alanı 55 milyon dekar, bu alanın 7 milyon 340 bin dekarı orman alanıdır. Bu rakamlara baktığımızda Bölge Müdürlüğümüzün yüzde 13 ünün ormanlarla kaplı olduğunu görüyoruz. Konya, orman alanı olarak Ülkemizdeki birçok ilden daha önde olmasına rağmen yüzde olarak yeterli orman alanına sahip değildir. Ancak bizim ormanlarımız Bolu, Kastamonu ormanlarından daha değerlidir. Çünkü Ülkemizin en az yağış alan bölgesindeyiz ve su sıkıntısı bulunan bir bölgede ağaç yetiştirmek oldukça zor” dedi.


Konya’daki 7 milyon 340 bin dekarlık orman arazisinin yüzde 72’sinin verimsiz ve bozuk olduğuna dikkat çeken Kılınçarslan, “Verimli olan yüzde 28’lik orman arazisinden 100 bin metreküp üretim yapıyoruz. Ormana odun gözüyle bakıldığında bu rakamlar ormanların verimsiz olduğunu gösterir. Fakat odun alınmayan bozuk orman arazileri kullanılmıyor anlamına gelmiyor. Çünkü bozuk olarak nitelendirdiğimiz orman arazileri, havayı temizleyerek oksijen pompalaması, hem suyu tutması, hem de insanların sosyal aktivitelerine imkan tanıması açısından büyük önem arz ediyor. Düne kadar ormanlara girmek yasaktı. Ama şimdi insanlar Bakanlığımızın ormanlara bakış açısını değiştirmesi neticesinde ormanlara gidip sosyal aktivitelerde bulunur hale geldi. Ormanları eskiden köylüler kullanıyordu şimdi şehirliler kullanıyor. Bu sebeple şehirdeki halkımızın kullandığı orman alanını koruması ve kollaması gerekir. Bu da piknik yaptıktan sonra ateşini söndürüp, bulunduğu alanı temizlemekle olur” şeklinde konuştu.


Bakanlığın millete rağmen değil, milletle birlikte ormancılık politikasını benimsediğini, bunun da en güzel örneğini ormanların korunmasını Köy Tüzel Kişiliklerine devrederek gerçekleştirdiklerine vurgu yapan Kılınçarslan konuşmasına şöyle devam etti: 2005 yılında 28 köyde ormanların korunması Köy Tüzel Kişiliklerine devredildi. 2006 yılında ise 32 köyde bu projeyi hayata geçirdik. Proje kapsamında hem köy halkına destekte bulunuyoruz, hem de orman alanlarının korunmasını sağlıyoruz.


15 gözetleme kulesi var

Akdeniz iklim kuşağında bulunan Türkiye için 1 Haziran-31 Ekim tarihlerinin yangın dönemi olduğunu ve bu beş aylık dönem içerisinde ormanlardaki denetimlerin artırıldığını kaydeden Kılınçarslan, “Bölge Müdürlüğümüzün bütün ormanlarını görecek şekilde yüksek rakımlara konuşlandırılmış 15 tane gözetleme kulesi var. Bu kulelerden 24 saat ormanlarımız elemanlarımız tarafından gözetlenmekte, olası bir tehlike anında etkili telsiz şebekemizle 13 noktada 24 saat hazır bekleyen “yangın ilk müdahale ekibimize” haber verilmekte bu ekiplerimiz vasıtasıyla en kısa sürede yangına müdahale edilmektedir. Yangın yerine yol bulunmaması ihtimaline karşılık ısıya dayanıklı bin metrelik hortumlarımız var. Bu donanımlar sayesinde yoldan bin metre orman içine müdahale edebilmekteyiz. Yaptığımız bütün bu başarılı çalışmalar neticesinde 2005 yılında 24 yangın vakasına karşılık 12 hektar orman alanı yandı. Yangın sayısına göre yana orman miktarı baz alındığında bu rakam Avrupa standartlarının çok üzerinde bir rakamdır. Bu konuda, bizimle birlikte Akdeniz iklim kuşağında bulunan ama ekonomik ve teknolojik olarak bizden önde bulunan Portekiz, Fransa, İspanya, İtalya ve Yunanistan’dan daha  iyi durumdayız. Çalışma ve gayretimiz bundan  sonra da en iyi şekilde devam edecektir. Vatandaşlarımızdan beklentimiz; şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da orman yangınlarına karşı hassasiyetinin devamı ile ALO 177 Yangın İhbar Hattı’nın 24 saat açık olduğunun ve her türlü sabit telefon ve cep telefonların bedava aranabilir olduğunun bilinmesidir” ifadelerine yer verdi.  Mustafa Varol-Memleket

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?