Mazlumder Konya Şube Başkanı Derviş Argun, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Çeker’in açıklamalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamasında Prof. Çeker’in açıklamasının çarptırıldığını kaydeden Argun, “Taciz sözlükte; rahatsız etme, aciz bırakma anlamlarına gelir. Kişinin rızası dışında rahatsız edilmesi, bu rahatsız edilmenin cinsel amaç içermesi bütün hukuk düzenlerinde suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçu işleyenler de değişik şekillerde cezalandırılmıştır. Ceza Hukukunda, her suçun unsurları vardır. Bu unsurların değerlendirilmesi, suçlunun hangi saiklerle bu suçu işlediğinin belirlenmesi verilecek ceza açısından önem taşımaktadır. Ceza hukuku, suçlunun cezai ehliyetini araştırır. Suça götüren sebepleri irdeler. Cezai ehliyeti kısmen veya tamamen kaldıran durumlarda, ağır veya hafif tahrik hallerinde faillere farklı uygulamalar yapar.
Bu açıklamalar ışığında; “taciz” fiilinin bir suç olduğu tartışmasızdır. Bu fiili işleyenin yani tacizcinin cezalandırılması gerektiği de tartışmasızdır. Tacize giden süreçte fail ve mağdurun durumuna ilişkin kimi farklı değerlendirmeler ceza hukuku tarihinde hep olagelmiştir. Sayın Orhan Çeker’in değerlendirmeleri çok farklı mecralara götürülmüştür. Kendisinin İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi olmasından yola çıkılarak İslam dinine hakaretler edilmiş, İslam dinine inanan insanlar rencide edilmiştir. Bir görüş beyanından dolayı Orhan Çeker yargısız infaz edilmek istenmektedir. Söylediklerine katılıp katılmamak herkesin kendi bileceği iştir. Mazlumder, söylenenlerin doğruluğunu veya yanlışlığını tartışmamaktadır.
Ama Mazlumder, Sayın Orhan Çeker’in bir bilim adamı olarak konulara kendi bakış açısına göre farklı yorumlar getirme hakkı olduğunu savunur. Keza, getirmiş olduğu bu yorumları kamuoyu ile paylaşmasını “ifade özgürlüğü” çerçevesi içerisinde değerlendirir. Sayın Orhan Çeker’in, hakaret taşımayan, küfür içermeyen, şiddeti tavsiye etmeyen ve şahıs ya da toplumlardan herhangi bir kesimi aşağılamayan bir üslupla yaptığına inandığımız bilimsel değerlendirmelerin, bir bilim adamının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu sebeple de, başlatılan bu linç kampanyasına son verilmelidir” dedi.