Onlar mülteci oldu, ya biz ensar olabildik mi?

Kasım Çakır

HABER 1) Suriye'deki savaştan kaçıp Türkiye'ye gelen ve hayatta kalabilen kız çocuklarından birisi o. Fotoğrafa göre tahminen 9-10 yaşlarında.Küçük kız, Taksim Tarlabaşı'nda trafik sıkışınca bir anda özel halk otobüsünün arkasında yere diz çöktü ve egzoz dumanının sıcağıyla ısınmaya çalıştı. 

     Otobüs hareket edince Tarlabaşı sokaklarına dönen kızın sosyal medyada paylaşılan fotoğrafı yürekleri dağladı. Fotoğraf: Twitter / @muratcobanoglu-Habertürk 

     HABER 2) Konya'da bir apartmandan kaçan hırsızlık şüphelisini arayan mahalle sakinleri, hırsız zannettikleri Suriye uyruklu kişiyi darbetti. Konya'da bir apartmandan kaçan hırsızlık şüphelisini arayan mahallesi sakinleri, hırsız sandıkları Suriye uyruklu kişiyi darbetti.

    Suriye uyruklu Sait Muhammed'i durdurarak darp etmeye başladılar. Olayla ilgili soruşturma sonucunda zanlının Said Muhammed'in olmadığı anlaşıldı. Peki, darbın acısı ve inciltmenin telafisi mümkün olacak mı?

    HABER 3) Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 5 Suriyeli kardeş, odanın içerisine koydukları kömür sobası kovasından çıkan karbonmonoksit gazından zehirlenerek öldü.

    Suriye'den yoksulluk, savaş ve ölümden kaçarak kendilerine yeni bir yaşamın kapılarını aralamaya çalıştıkları Antalya'nın Korkuteli İlçesi'nde 8 çocuğundan 5'i karbonmoksit gazı zehirlenmesinden ölen Almahawi ailesinin hikayesi Mardin Kızıltepe'den başladı.

    HABER 4) 4 yıldır iç savaşın sürdüğü Suriye'de aynı aileden 6 kişi dağda topladıkları mantar nedeniyle hayatını kaybetti. 6 kardeşini kaybeden 9 yaşındaki Suriyeli Nofa ise getirildiği Malatya'da yaşam mücadelesi veriyor.

    HABER 5) Mazlumder Kadın Çalışmaları Grubu’nun yaklaşık 5 aydır üzerinde çalıştığı “Kamp Dışında Yaşayan Suriyeli Kadın Sığınmacılar” raporu yayınlandı. Toplam 13 farklı şehirde 72’si Suriyeli kadın sığınmacı olan yüzü aşkın kişiyle yapılan görüşmeler sonucunda hazırlanan raporda, Suriye’de yaşanan iç savaş sebebiyle Türkiye’ye sığınan kadınların karşı karşıya kaldıkları sorunlar ve hak ihlalleri gözler önüne seriliyor.

    Sığınmacılara ilişkin hukuki çerçevenin de özetlendiği raporda özellikle Suriyeli sığınmacılara dayanan fuhuş ve ‘evlendirme sektörü' hakkında çarpıcı bilgiler veriliyor. Raporda Suriyeli kadın sığınmacıların bulundukları her yerde fuhuş sektörü için ucuz iş gücü olarak kullanıldığı belirtililiyor.

    HABER 6) İş bulabilmek için her gün ilanları takip eden, kapı kapı dolaşan, nitelik kazanmak için kurstan kursa koşan işsizlerimize ciddi bir rakip daha çıktı. İç savaştan kaçıp Türkiye'ye sığınan 600 bin Suriyeli mülteci artık istihdamın önemli bir parçası. Suriyeli mülteciler bugün Türk işçilerin beğendiği beğenmediği tüm işlerde çalışıyor.

     Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Başkanı Eyüp Bartık: 'Gaziantep, Suriye'ye en yakın sanayi kenti. Bu yüzden 600 bin mültecinin yaklaşık 200 bini Gaziantep'e gelmiş. İki başkanın anlattığına göre, bu 200 bin mültecinin yaklaşık 140 bini Gaziantep'te iş bulmuş, çalışıyor.'

    HABER 6) Kaçakları taşıdığı ileri sürülen 12 metre uzunluğundaki "Torun" isimli tekne, Rumeli Feneri'nin 3 mil açıklarında alabora oldu. Teknede çoğu Afgan ve Suriye uyruklu 43 kişinin bulunduğu öğrenildi.

    Afganistan’dan Romanya’ya gitme hayali kuran 42 mülteci ile kaptan, 8 kişilik gezi teknesiyle Karadeniz’e açıldı. ‘Torun’ adlı tekne dalgalara yenik düştü, 22 göçmen can verdi.4.11.2014

    Mültecilerle ilgili bunlara benzer binlerce konu, olay ve habere şahit olduk.

    Ülkemizde sayıları milyonları geçen mülteci kardeşimiz yaşamakta, onbinlerceside canlarını tehlikeye atarak tekne yolculuğuna maruz kalarak mültecisi olacağı ülkeyi aramaktadır.

     Allahuteala hiç bir kardeşimizi, evinden, barkından, yuvasından, akrabalarından, şehrinden, vatanından ayırmasın. Kaç defa mülteci olduk da mülteci olanları acımasızca eleştiriyoruz. Onlar gurbette ve gurbet kuşları.

    Onlar bizim misafirlerimiz. Onlar mülteci- muhacir, bizler ev sahibi- ensarız. Mülteci konusunda konuşmalarımıza, sözlerimize çok dikkat etmeliyiz. Onları inciltecek, onurlarını zedeleyecek eleştiri ve söylemlerden uzak durmalıyız. 

    Tüm bu yaşananlar mülteci-muhacir kardeşlerimizin ve biz ensarın imtihanıdır. Hepimiz bu imtihanı en iyi şekilde vermenin niyeti, gayret ve çabası içerisinde olmalıyız.

    Duyduklarımızı, gördüklerimizi abartmamalı, hoşgörü ve anlayış içerisinde olmalıyız. Münferit, bir kısım menfi, yanlış yapılanları genele mal etmemeliyiz. Mültecilerden yanlış yapan olsada, ev sahibi olarak bizlerin aynı yanlışı yapma hakkımız yoktur.

     Onlar mülteci oldu, ya biz ensar olabildik mi?

 

Yorum Yap
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.