İlköğretim okullarında ve liselerde meydana gelen şiddet içeren öğretmen – öğrenci olaylarının toplumu tedirgin ettiğini dile getiren Eğitim Bir-Sen Konya 1 Nolu Şube Başkanı Nazif Karlıer ve Türk Eğitim-Sen Konya Şube Başkanı Tanfer Ata, öğretmenlere ve ailelere bu konuda büyük görevler düştüğünü söylediler.
Nazif Karlıer
Tanfer Ata
KARLIER, ÖĞRENCİNİN SORUNU ÇÖZÜLMELİ
Okullarda meydana gelen şiddet ve olumsuz olaylarda öğrencilerle birlikte ailelere ve öğretmenlere büyük görevler düştüğünü söyleyen Eğitim Bir-Sen Konya 1 Nolu Başkanı Nazif Karlıer, şiddetin her zaman yıkım getirdiğini hatırlattı. öğrenci odaklı meydana gelen bir olayda öğrencinin mercek altına alınması gerektiğini söyleyen Karlıer, “Eğitimciler olarak bizler her zaman şiddete karşıyız.
Fakat okullarda istenmeyen olaylar meydana geliyor. Bu olayların büyümesi ise başlangıçta müdahale edilmemesinden kaynaklanıyor. Şiddet içeren olaylar genellikle öğrenci odaklı oluyor. Burada bir öğrencinin sorunu varsa bu sorun okul idaresi – öğretmen ve aileyle birlikte çözüme kavuşturulması gerekiyor. Her öğrenci aynı değildir ve sorunu olan öğrenci kendini belli eder. Burada öğrencinin sorunu dinlenmeli ve gerektiğinde psikiyatrilerden yardım alınmalı” dedi.
VELİLER OKULA YARDIMCI OLMALI
Öğrenci velilerinin herhangi bir olayda konuyu daha çok büyüttüklerinin altını çizen Karlıer, velilerin sağduyulu ve okulla birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Aile içinde huzursuzluk olan öğrencinin okulla paylaşılması gerektiğine dikkat çeken Karlıer, “Bir öğrencinin ailesinde sorunlar varsa bunu okula yansıtıyor. Daha sonra en ufak bir olayda o öğrencinin velisi okula gelerek olayı daha da çıkmaz yapıyor. Burada veliler okulla iş birliği yapmalı ve öğrenciyi içinde bulunduğu durumdan çıkarmalı. Bir öğrenci velisi en ufak olayda okula gelip idareye ve öğretmene zorluk çıkardığında artık işler daha da büyüyor. Veliler öğrencileri her koruduğunda öğrenci her zaman kendini haklı zannediyor ve olayların boyutu gereğinden fazla büyüyor” şeklinde konuştu.
ÖĞRETMEN KENDİNİ BASKI ALTINDA HİSSEDİYOR
Okullardaki her türlü olaydan öğretmenin sorumlu tutulduğunu ve bunun sonucunda öğretmenlerin kendilerini büyük baskı altında hissetmesine neden olduğunu dile getiren Karlıer, öğretmenlerin yalnız bırakılmaması gerektiğini sözlerine ekledi. Hz Ali’nin ‘Bana bir harf öğretinin 40 yıl kölesi olurum” sözlerini hatırlatan Karlıer, “Öğretmenlerimize gereken önem verilmeli. Bir öğrenci sorun çıkarıyorsa bu sorun hemen öğretmende aranmamalı. Öğretmenlerimizde hakaret içermeden, öğrenciyi kırmadan durumu düzeltmesi gerekiyor. Eğer bu girişimler sonuç vermiyorsa, idareye bildirip aileyle birlikte sorun çözülmeli” diye konuştu.
ATA: ÖĞRETMENE SAHİP ÇIKMAK GELECEĞE SAHİP ÇIKMAKTIR
Bir öğrencinin tüfekle bir öğretmeni öldürmesini ve bir öğretmenin sınıf içinde öğrencilere falçata gösterdiğini hatırlatan Türk Eğitim-Sen Konya Şube Başkanı Tanfer Ata, Son zamanlarda öğrencilerin disiplinsiz hareketlerinin artığından bu tür olayların yaşandığını dile getirdi. Türk toplumunun bu konu üzerinde ciddi şekilde durması gerektiğini belirten Ata, “Son olaylar gözümüzün önüne geldiğinde bir okul müdürünün silahla öldürülmesi büyük bir gündem olmalıydı. Fakat bu kadar önemli bir konu basında gereği kadar yer almadı. Burada kimseyi suçlamak niyetinde değiliz, ama bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesi diğer siyasi haberlerden daha önemli bir konu olması gerekirdi. Öğretmenimize sahip çıkmıyorsak, geleceğimize sahip çıkmıyoruz demektir. Öğretmen, gelecektir. Öğretmenlerle öğrenciler arasında problemler yaşanabilir. Bunu öğretmenler ve idareciler çözmelidir. Önemli olan bu problemleri büyütmemek gerekir. Bu olaylar büyüdüğünde özellikle veliler okula gelerek saldırıda bile bulunabiliyorlar. Veliler, okulda bir olay olduğu zaman idarecilerle bir araya gelip bu sorunun altından kalkılabilecek çözüm yollarını aramalıdırlar. Artık her türlü olayda veliler okul basarak öğretmeni, idareciyi tehdit eder hale geldi. Böyle bir gidişatın, ne öğrenciye ne de Türk eğitim sistemine faydası olmayacaktır. Bunun için bizler görsel ve yazılı basında bu tür olayların önemsenmemesini kınıyoruz. Öğretmenlere her zaman sahip çıkılmalı ve sorunlar artık bilinçli bir şekilde çözüme kavuşturulmalı” diye konuştu.
ORTADA BİR ZAFİYET VAR!
Türkiye’de daha önceden öğrenci – öğretmen olaylarının çok olmadığını fakat son zamanlarda bu tür olayların arttığını söyleyen Ata, “Şiddet olaylarının artması ortada bir zafiyetin olduğunun göstergesidir. Bu zafiyetler yönetimden kaynaklandığını düşünüyoruz. Her zaman öğretmenler suçlu gösterilerek bir linç kampanyası oluşuyor. Bu durum böyle olunca da öğrenci velileri her zaman kendilerini haklı sanıyor ve bu tür olaylar artarak devam ediyor. Burada kamuoyuna düşen öğretmenlere her zaman sahip çıkmaktır” dedi.
CEZALAR CAYDIRICI OLMALI
Bir darp veya saldırı olayında bu işi yapan kişilerin caydırıcı ceza alması gerektiğini belirten Tanfer Ata, okullardaki disiplin cezalarının caydırıcı olmadığından yakındı. Disiplin cezalarının etkisinin olmayışı öğrenciyi şiddet yapmaya cesaretlendirdiğini ifade eden Ata, “Öğretmene veya sınıftaki arkadaşlarına rahatsızlık veren öğrenci, geçerli bir disiplin cezası almıyor. Bunun böyle olması diğer öğrencileri de cesaretlendiriyor ve artık olayların önüne geçilemiyor. Çoğu zaman öğretmen de bu durumdan bir şey olmadığını anladığı için şikayetçi olamıyor” şeklinde konuştu.
ÖĞRETMENLER HAKLARINI KULLANMALI
Şiddet veya tehdit olaylarında öğretmenlerin yapması gerekenleri dile getiren Ata, “Herhangi bir darp yada silahlı saldırı olayında hemen şahitlerle birlikte tutanak tutulması gerekiyor. Sadece bununla kalınmayıp en yakın polis veya jandarma karakoluna şikâyet etmelerini istiyoruz. Daha sonra savcılık tarafından bu olayların takip edildiğini öğrenmeleri gerekiyor. Öğretmenler, eğer bu haklarının kullanmıyorsa, öğrencilere ve ailelere taviz veriyorlardır demektir. Öğretmenler, şiddet olaylarında duyarlı olmalı ve her hakkını aramalıdır. Türk Eğitim-Sen olarak üye olan veya olmayan öğretmenlerimizin her zaman arkasındayız. Bizler eğitimci olarak hiçbir öğrencinin ceza almasını istemeyiz. Fakat olaylar büyüyor ve her zaman öğretmen suçlu olarak gösteriliyor” dedi. Servet R. Çolak – Memleket