Son dönemde CİMER, MEBİM, dilekçe ve ihbar kanalları üzerinden yapılan başvuruların önemli bir kısmının gerçek dışı iddialar içerdiği tespit edildi. Bakanlık, bu tür başvuruların öğretmenleri yıpratmaya, baskı altına almaya ve itibarsızlaştırmaya yönelik olabildiğine dikkat çekti.
81 İle Resmî Yazı Gönderildi
MEB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Yılmaz Güney imzasıyla 81 ile gönderilen yazıda, öğretmenleri hedef alan kötü niyetli şikâyetler konusunda hukuki sürecin işletilmesi gerektiği vurgulandı. Buna göre, iddiaların resmî süreçlerde doğrulanmaması halinde, başvuruyu yapan kişiler hakkında savcılıkların resen harekete geçmesi öngörülüyor.
Kötü Niyet Kriterleri Netleştirildi
Bakanlık açıklamasında, bir şikâyetin suç kapsamında değerlendirilmesi için bazı şartların oluşması gerektiği belirtildi.
Şikâyetin yıldırma, cezalandırma veya itibarsızlaştırma amacı taşıması,
İddiaların somut delillerle desteklenmemesi,
Resmî incelemelerde doğrulanmaması
durumlarında başvurular kötü niyetli şikâyet olarak kabul edilecek.
Eğitim Çalışanları İçin Koruyucu Adım
Yeni uygulamayla birlikte, öğretmenler ve okul yöneticilerinin sürekli savunma vermek zorunda kalmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Bakanlık, hak arama yollarının korunacağını; ancak asılsız başvuruların da hukuki sonuç doğuracağını vurguluyor.