Ortadoğu’da tırmanan nükleer gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar, küresel petrol arzını baskıladı. Günlük yaklaşık 13 milyon varillik akışın sekteye uğraması, enerji piyasasında alarm zillerini çaldırdı.
Ancak kriz, bazı oyuncular için farklı bir tablo ortaya koydu. Arz daralmasıyla birlikte alternatif tedarikçiler hızla öne çıktı.
Latin Amerika sahneye hızlı çıktı
Jeopolitik riskten uzak bölgelere yönelen yatırımcılar, rotayı Latin Amerika’ya çevirdi.
Brezilya, günlük 2,5 milyon varil ihracata ulaştı
Bunun 1,6 milyon varili Çin’e gitti
Arjantin’in Vaca Muerta sahasında üretimin 1 milyon varile çıkması hedefleniyor
Bölge, kısa sürede “alternatif” olmaktan çıkıp stratejik enerji merkezi konumuna yükseliyor.
ABD’de rekor üstüne rekor
Küresel kriz derinleşirken ABD petrol ihracatında zirveye çıktı.
Ham petrol ihracatı: 5,23 milyon varil/gün
Toplam ihracat: 12,74 milyon varil/gün (rekor)
Ortadoğu’daki arz sıkıntısı, pratikte ABD için yeni pazar kapıları açtı.
Gaz piyasası aynı hikâyeyi yazmadı
Petrolde yükseliş yaşanırken LNG tarafında işler tersine döndü.
Fiyatlar 12,76 dolar/MMBtu seviyesine geriledi
Avrupa’da talep zayıf kaldı
Spot alımlar sınırlı kaldı
Bu tablo, enerji piyasasında her kriz herkes için kazanç getirmiyor yorumlarına neden oldu.
Kazananlar ve kaçıranlar
Bölgesel yükselişe rağmen Meksika, yatırım belirsizliği nedeniyle fırsatı kaçırma riski taşıyor.
Öte yandan Venezuela’nın yeniden devreye girmesi, gerçekleşirse küresel dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip.
Kriz yeni düzeni işaret ediyor
Uzmanlara göre yaşananlar geçici değil. Hürmüz merkezli kriz, küresel enerji ticaretinde kartların yeniden dağıtıldığını gösteriyor.
Ve görünen o ki; krizler sadece risk değil, aynı zamanda bazı ülkeler için rekor fırsatlar da yaratıyor.