Nihat Genç, okurlarına hesap veriyor

Nihat Genç'in okuyucuları ile irtibat kurduğu tek adres olan www.karakutu.com - www.nihatgenc.com sitesinde okuyucularının sorularını yanıtladı ve hakkında en çok merak edilen sorulara yanıtlar verdi.

İşte Nihat Genç'in yazısı ve okurlarına verdiği cevaplardan örnekler:
Kardeşlerim,
E-maillerinize bu kısacık cevaplar yetiyorsa, zaman zaman bu cevapları verebilirim. Çünkü okuyucularımın mektuplarını yıllarca karşılıksız bırakarak büyük bir hata işledim. Çünkü doluydum, işlerim vardı. Ama sonra şöyle düşündüm. Bir çırpıda, bir-iki saatte işte şimdi olduğu gibi hemen cevaplayabilirsin. Burada anlaşırsak, cevaplarım devam eder. Ayrıca bu cevap metinlerinin düzgünce kaleme alınmasını isterim. Yani daktilo hatası olmasın.

Ayrıca beni kışkırtacak sorular beklerim. Ayrıca, sizi seviyorum. Ayrıca, bir de şöyle düşünün, bir ülkenin bir yazarı var, çok okunuyor çok seviliyor, ama, vakit bulup e-maillerini dahi cevaplayamıyor.

Yani kardeşlerim, bu bir deneme yayındı. Tutarsa, devam ederiz. Tutmazsa, keseriz.
Ha, en önemlisi, benim bu gönderilen e-mailler dolayısıyla internet denen alemi sevebilmem için burada fazlasıyla hınzır, fazlasıyla zeki ve fazlasıyla dipten ve fazlasıyla düzgün Türkçe ile kurulmuş cümlelerin olması gerekir.

Hayda huyda cümleler, bozuk cümleler, laga luga, oydu buydu, işim olmaz.
Lütfen karşınızda bir yazar olduğunu hiç ama hiç unutmayın. Bu şu demek, yazar, cümlenin manasına olduğu kadar teknik yapısına da bakar ve bozuksa, çok üzülür. Çünkü biz yazarların herşeyden önce ilk işi, düzgün, doğru, meramımızı anlatmaktır. Ve bunun için durmaksızın Yunus Emre okuruz, Bektaşi deyişleri okuruz, Karagöz okuruz, Nasreddin Hoca okuruz, köylerimiz üzerine yapılmış, dil çalışmalarını bıkmadan okuruz. Her şehrimizin dilini, şivesini tanımak isteriz. Çünkü, en kısa yoldan en hızlı şekilde derdimizi anlatabilirsek, işte o zaman başarmış oluruz.

Belki yüzlerce sorunun cevabı içimizde olmayacaktır. Belki hayatımız binlerce soruyu cevaplayamadan bitecek. Belki dünyayı anlamadan, bilmeden gideceğiz.
Ama tüm bunları düzgün cümleler içinde yapabiliriz.

Hiç bir şeye cevap verememiş yeteneksiz zekasız aptal bir adam, kurduğu düzgün bir cümleyle, bence her şeye cevap vermiş olur.
Türkçe bizim her şeyimizdir. Bir kısa cümle kurarken, kısacık e-mailler gönderirken, ne var ki, diyoruz, ne olmuş canım, diyerek, önemsemiyoruz...

Sizin o önemsemediğiniz şey için ben yazar oldum ve ölünceye kadar da bunun için çırpınacağım...

Gönderenin İsmi: Âdem
Soru: ben üniversitede okuyorum nasıl bir gençlik istiyorsun Nihat abi, severek okuyoruz seni saygılarımla....

Âdem'e Cevap: Onurlu bir gençlik. Ülkesinin yoksulluğunu dert etmiş bir gençlik. Kim ne derse desin ülkesine, memleketine bir değer sokabilmek için uğraşan bir nesil!.. Tarihini, kültürünü, bugünü iyiyi kötüyü ayırdedebilme becerisinde bir gençlik... Tabi ki çok yüksek estetik terbiyesi olan, çok yüksek edebiyat kültürü, çok yüksek sorunlarla didişen bir gençlik...

Gönderenin İsmi: tr3438
Soru: Siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Kimliğiniz nedir? Ben şuyum diyebilir misiniz?
Tr3438' e Cevap: Kendimi bu ülkenin bir çocuğu ve yazar olarak ve yazarlığımı da "eleştirel" olarak tanımlıyorum ve tabii ki ülkemin onuru ve aşağıda olanların, altta kalanların, mağdur olanların, hakkı yenenlerin yanında olmaya çalışan bir yazarlığı geliştirmek istiyorum.

Gönderenin İsmi: Harun
Soru: Amerikan köpekleri kitabınızda Ali Şeriati için marksist demişsiniz. sebebi nedir öğrenmek istiyorum ben de bir çok kitabını okudum ama aynı kanaatı getiremedim. gerçekten öğrenmek için soruyarum: bir insan hem mütedeyyin hem de marksist olabilir mi? ve Ali Şeriati'nin "Marksizm ve diğer batı düşünceleri" kitabını okuduktan sonra hala bu görüşü savunmanızın nedeni nedir? Hürmetler Sayın Abim. (Bir an önce cevabınızı bekliyorum)

Harun'a Cevap: Ali Şeriati'ye marksist demem hatadır, yanlıştır. Ancak biz hızlı yazıp hızlı düşünenler, Ali Şeriati'nin klasik nakilci İslâm âlimlerinden olmadığını belirtmek için, bir, ikincisi, Marksist terminolojiye yatkınlığı ve diyalektik bir bakış açısından dolayı ona bu yakıştırmayı yaparız, yaptık, yapıyorlar. Ancak, cümleyi tam açıklamadan benim kafamdaki hazır cümleyi o şekilde yerleştirmem eksikliktir, yani, ne yapacaktım, Ali Şeriati'nin metodolojisini iyice bir açıklayıp ondan sonra bunu söyleyecektim.

Ama hızlı yazınca böyle olmuyor, kafamdaki hazır kalıplar bazen cümleye fırlıyor ve yazı çıkınca, sen kendine şöyle diyorsun, işte burası iyice açıklanmamış, okuyucu mutlaka kalkar ve sorar, nitekim, soruldu, sordunuz, başkaları da sordu. Ayrıca ve önemlisi, Ali Şeriati benim çok şey öğrendiğim bir adamdır, mezarını da Şam'da gidip Zeynep Türbesi yanında ziyaret ettim. Başka bir adamdır, vaktim olsa da anlatsam...


Kültür Sanat Haberleri

Hierapolis’te Yeni Dönem: Antik Kentin Ruhuna Dokunan Modern Dokunuş
Atıklardan yaptıkları müzik aletleri ile konser verdiler
Antalya'da Şafak Vakti Sıra Dışı Manzara
Alanya Kalesi'nin 800 Yıllık Sırrı
Türkiye’de Sadece 7 Tane Kaldı: İşte Küllerinden Doğan Mavi Değirmen