İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'la yaşanan çatışmaların ardından ABD Başkanı Donald Trump ile ilk kez Oval Ofis’te yüz yüze geldi. Görüşmenin ana gündem maddelerinden biri, çatışmaların küresel piyasalar üzerindeki olumsuz etkisiydi. Trump, Orta Doğu’daki tırmanışın enerji piyasaları ve küresel ekonomi üzerinde ciddi riskler yarattığını belirterek endişelerini dile getirdi. Netanyahu ise Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı koz olarak kullandığını savunarak, deniz ablukasının ve askeri baskının kesintisiz sürmesi gerektiğini öne sürdü.
Washington’ın Önündeki 3 Kritik Strateji
Görüşmede iki liderin, krizin seyrini belirleyecek 3 ana seçeneği masaya yatırdığı belirtildi:
Diplomatik bir anlaşmanın sonuçlandırılması,
Artan ekonomik baskı ve deniz ablukasının sürdürülmesi,
High-intensity (yüksek yoğunluklu) askeri saldırılara yeniden başlanması.
Netanyahu’nun diplomatik bir çözüme son derece şüpheyle yaklaştığı ve askeri baskıdan taviz verilmemesi gerektiğini vurguladığı ifade edildi.
Netanyahu’nun Harita Oyunu ABD’li Yetkiliye Takıldı
Zirvenin en dikkat çeken anı ise Netanyahu’nun Türkiye üzerinden prim yapmaya çalıştığı harita sunumu oldu. İsrail Başbakanı, Türkiye’nin Suriye’de kontrol ettiği alanın İsrail’in işgal ettiği bölgelerden 50 kat daha büyük olduğunu iddia eden bir haritayı Trump’a sundu. Türkiye'nin Suriye'nin yüzde 5'ini, İsrail'in ise yüzde 0,1'ini kontrol ettiğini ileri sürdü.
Ancak Netanyahu’nun bu algı operasyonuna yanıt gecikmedi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan bir ABD’li yetkili, İsrail’in işgalci konumunu göz önüne sererek sert bir düzeltme yaptı:
Suriye'nin güneyindeki İsrail işgalinin aksine, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki askeri varlığı, bugünkü Suriye hükümetinin rızası ve davetiyle gerçekleşmektedir.
Bu yanıtla birlikte Netanyahu, Washington ziyaretinde aradığı desteği bulamadığı gibi, Türkiye'nin bölgedeki meşru varlığını hedef alan algı çalışmasında da hüsrana uğradı.