Konya İnanç Özgürlükleri Platformu'nun 365. hafta basın açıklaması Kayalıpark'ta yapıldı. 365. hafta basın sözcüsü Ersoy Kağnıcıoğlu oldu. Kağnıcıoğlu, NATO'nun kurulduğu günden beri dünya siyasetinde önemli bir yeri olduğunu dile getirerek, NATO'nun gelişim sürecini açıkladı.
NATO'nun savunma maksatlı kurulduğunun söylendiğini dile getiren Kağnıcıoğlu, ikinci dünya savaşından sonra bu savaşın galiplerinin kendilerine yönelik tehdidi engellemek maksadıyla ortaya çıktığını iddia edildiğini kaydetti. Kağnıcıoğlu, "Dönemin siyasal şartları içerisinde, içinden yeni çıkılan savaş, galipler arasında da bloklaşmaya sebebiyet vermiş, galiplerden başını Amerika'nın çektiği bir blok, Rusya'nın çektiği taraf ise ayrı bir blok oluşturmuştur. NATO'nun bu süreç içerisinde Sovyet yayılmacılığın etkisini kırmak maksatlı olarak ortaya çıktığı da iddia edilmiştir. Bu askeri ittifak kendi varlığını sürekli bir tehdit algısı üzerine oluşturmakta, bu tehdit algısına yönelik de savunma stratejileri geliştirdiğini iddia etmektedir" dedi. Kurulduğu günden bu yana NATA müttefiki herhangi bir ülkeye yönetil bir saldırının gerçekleşmediğinin altını çizen Kağnıcıoğlu, "Bununla birlikte, değişik sebeplerle NATO dünyanın değişik yerlerine saldırılarda bulunmuş, kendi ürettiği düşman algısı üzerine pek çok ülkeye savaş açmıştır. NATO şemsiyesi altında yapılan savaşlarla birlikte, ittifak üyesi ülkelerin ittifak harici yaptıkları saldırılar da dikkate alındığında, bu oluşumun meydana geldiği günden beri dünyadaki savaşların neredeyse hepsinin bu ittifak ve üyeleri tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir" diye konuştu. Sovyet Rusya'nın dağılımından sonra NATO'nun tehdit rengini kırmızıdan yeşile çevirdiğini belirten Kağnıcıoğlu, "Bu tarihten sonra İslam toprakları sürekli NATO tehdidiyle karşılaşmış, NATO ve üyelerinin saldırılarına maruz kalmıştır. Türkiye, NATO üyeleri arasında, halkının Müslüman olduğu tek devlettir. Son çeyrek yüz yıldır tüm savaşlarını İslam topraklarında Müslümanlara karşı veren NATO, kendi varlığına da İslam tehdidi üzerine kurgulamış iken Türkiye'nin NATO'da oluşunu anlamak akl-ı selim için hiç de kolay değildir. Ülkemizde NATO'ya veya müttefiklerine ait üs sayısı yüz(100)'e yaklaşmaktadır. Bu sayının ve bu üslerin etki güçlerinin çokluğu hem Türkiye'nin bağımsızlığına halel getirmekte hem de NATO'nun cürümlerinin ortağı olunduğu intibaını vermektedir. Bu hal Türkiye'nin ve mevcut hükümetin bağımsız bir dış politikasının olmadığını, iç politikanın da NATO konseptlerince şekillendirildiğini ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu. Biran önce NATO ile ilişkilerin sorguya alınması gerektiğine vurgu yapan Kağnıcıoğlu, "Aksi halde NATO'ya olan dünya halklarının kin ve nefretleri Türkiye'ye de bir düşmanlık olarak dönecektir. NATO'nun yeni konseptinin alacağı şeklin Müslümanlara yönelik bir tehdit oluşturacağı açık iken hala NATO da kalmak ve etkin olmak söylemlerinin ve hatta ülke çıkarlarının korunması iddialarının boşa çıkağı aşikârdır. NATO'da ısrarcı olmak hiç kimsenin yararına değildir" dedi.
Ferit Hepokur-Memleket