Müslümanlar Hoş Karşılamaz!

Ümit Savaş Taşkesen

Twitter’ı bırakınca yazmak için daha çok zamanım olduğunu anladım. Yazıya yazmaya değer olan konuları twitter’ın 140 karakterinde harcadığımı geç de olsa farkettim. Önceleri yeni, ilginç, eğlenceli ve farklı şeylerden haberdar olduğum, kişileri tanıdığım sosyal medya uzunca bir süredir savaş alanı... Bu savaş alanından usulca geri çekildim.Geçtiğimiz günlerde, bir haber okudum. Real Madrid, Birleşik Arap Emirliklerinde yapılan bir sponsorluk anlaşması için, kulübün armasında bulunan haç işaretini kaldırma kararı almış.

 “Real Madrid'in Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan Ulusal Abu Dabi Bankası arasında yaşandı. Banka ile yapılan anlaşmada Real Madrid'i tutan Arap futbolseverler için kulübün amblemini taşıyan kredi kartları çıkarılması kararı alındı. Ancak Banka yönetimi Madrid kulübünün ambleminde haç işareti olduğunu vurgulayarak bunun müslümanlar için hoş karşılanmayacağı hatırlatıldı. Bu itiraz üzerine devreye giren Real Madrid Kulübü Başkanı Florentino Perez, anlaşmadan sağlayacağı ücreti kaçırmamak için bir orta yol buldu. Başkan Perez, Real Madrid'in 106 yıllık resmi ambleminden sadece Birleşik Arap Emirlikleri'nde geçerli olmak üzere haç işaretinin kaldırılmasına karar verdi.” Bu haberde üzerinde durulacak noktalar şunlar olabilir :

1.“Haç’ı, (inancı) bile paraya kurban eder, değişir,bu kapitalistler” diye düşünebilirsiniz ilk olarak. Yaparlar mı yaparlar. Bknz: “Dini imanı para” deyimi.

2. İnanç alanındaki duyarlılık, bir dünya markası olan kulübün değişmez nitelikte görülen armasını bile değiştirme, dönüştürme gücüne sahiptir eğer inancınızın gerçekten sizin hayatınızı değiştirme ve belirleme gücü varsa! Bu konuda dünya devleri dahi hizaya geliyor istediklerini alabilmek için. Türkiye’de satılan formalar üzerindeki durum ne diye sordunuz mu kendi kendinize?

Konuya fazla vakıf değilim ama siz okuyor musunuz? Konya’daki yeni tramvaylar, Memleket Gazetesi Yazarı Sevgili Ercan Harmancı’nın bir süredir dert edindiği bir konu. Yeni tramvayların dizaynı üzerine bir müslüman olarak dertlenmiş ve bu minval üzere ısrarla yazılar yazıyor, gündem oluşturmaya, sesini duyurmaya, karar alıcıların düşüncelerini değiştirmeye çalışıyor. Sonuç alacağını sanmıyorum! ama saygı duyduğum bir gayret. Başkalarını bilmiyorum ama benim İngiltere’den bu konuya dikkatimi çekmeyi başardı.

Derdinde ve davasında haklı mı? Evet. Sorun yalnız olması, bir tek onun dertlenmesi!

Siyasetten ekonomiye temel ilkedir: “Talep arzı belirler.” Siz değerleriniz konusunda talepte bulunmaz, bu konuda duyarlı, ısrarcı ve talepkar olmazsanız arz edilenle idare edersiniz de bunu mukadderat olarak algılarsınız. Başka türlüsü mümkün değilmiş, “ideal olan imkansızmış” gibi düşündüğünüz için yapmanız gerekeni yapamazsınız. “Ne yapalım sistem, şartlar böyle” diye mazeret beyan edersiniz sonra. Her duruma bir mazeret beyanı bulmak, uydurmak mümkün ama “hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz.”

 (Tam burada, “İdeal olan reel, reel olan ideal” konusuna girdik ama hemen çıkalım.)

Sonuç olarak, Türkiye’de haç’sız forma satılmasını sağlayacak, anlamlı bir boykotu sürdürebilecek (bknz İsrail cinayetlerinden sonraki boykot çağrıları) duyarlılığımız olmadığı için tramvaylar da değişmez ama sen yine de derdini dillendirmeye devam et Ercan Harmancı. Bakarsın biz değişiriz de bir şeyler değişir...

(Haftaya vice versa: “Çörek otu ile pazarlanan din’i yazarız kısmetse)

 

Yorum Yap
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.