MÜSİAD Hükümet'in arka bahçesi

“MÜSİAD, devlet denetleme derneği gibi tepki koyuyor. Bu çok önemli. MÜSİAD'ın kim olduğunu anlatmaya gerek yok. Hükümetin arka bahçesi”

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Atatürkçü Düşünce Derneği Konya Şubesi tarafından Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Konferans Salonu'nda düzenlenen ''Vakıflar Yasası'' konulu konferansta, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınır ötesi operasyonuna değindi.

 

Bu harekatın gerçekleştirilmesini gerektirecek fiili şartların çoktan oluştuğunu ifade eden Kart, şöyle konuştu:

''Ama her nedense bu harekat geciktirildi. Öyle bir süreç yaşandı ki, harekat kaçınılmaz hale geldi. Bölgede sivil halk ile Türk Silahlı Kuvvetleri'ni karşı karşıya getirecek provokasyonların yapılacağını kamu oyunun bilmesini istiyorum. TSK, bu provokasyonlara zemin hazırlamadan, orada üzerine düşen görevi yapacaktır. Bütün temennimiz, harekatın amacına uygun şekilde, terör örgütünün orada yuvalanmasını engelleyecek kalıcı sonuçlar doğuracak başarıyla sonuçlanmasıdır. Bu harekat esnasında şehit olanlara Allah'tan rahmet, ulusumuza baş sağlığı diliyorum.''

 

Türkiye'nin son bir iki aydır türbana kilitlendiğini ve türban konuşurken Türkiye ile ilgili bazı gerçeklerin gözden kaçırıldığını savunan Kart, fark ettirmeden kararlı bazı organizasyonlar yapılmaya çalışıldığını iddia etti.

Türkiye'nin ciddi bir süreç yaşadığını, gerçeklerin, yanlışların fark edilmesi gerektiğini dile getiren Kart, şöyle konuştu:

 

''MÜSİAD, devlet denetleme derneği gibi tepki koyuyor. Bu çok önemli. MÜSİAD'ın kim olduğunu anlatmaya gerek yok. Hükümetin arka bahçesi... MÜSİAD bile 'hayır diyor, yanlış yapıyorsun' diyor. MÜSİAD bile böyle diyorsa neye rağmen bu kadar kararlı davranıyorlar. Böyle bir ortamda cemaat vakıfları kavramı ile cemaat mensupları kavramı karıştırılıyor. Cemaat mensupları Türkiye Cumhuriyeti yurttaşıdır ve onlar, Rum, Ermeni, Süryani vatandaşlarımızdır. Bunların Anayasal sınırlar içinde dernek ve vakıf kurması konusunda bizden farkı yok. Sorun nedir? Sorun şudur; cemaat vakıfları... Anayasa ve Medeni Kanuna göre ırk, cemaat, şovenizm esasına dayalı dernek ve vakıf yapılanması mümkün değildir. Vakıf kavramının içinin boşaltıldığını görüyoruz. Kavramın ticarileştirildiğini görüyoruz. Hükümetin politikası bu. AB mekanizması içindeki bazı çevrelerin politikaları ile hükümetin politikaları örtüşüyor.''

 

Vakıflar Kanunu'ndaki bazı maddeler ile cemaat vakıfları, esnaf vakıfları, yeni vakıfların, bunların hepsinin aynı statüye alındığını belirten Kart, ''Bu statü sonucu her türlü bağışı alması ve iktisadi işletme kurma hakları tanınıyor. Milliyetçi, muhafazakar geçiniyorsunuz öbür taraftan bazı çevrelere yasal alt zemin hazırlıyorsunuz. Türkiye'nin ulusal bütünlüğünü tehdit edecek süreci başlatıyorsunuz. Böyle bir zemini nasıl hazırlarsınız?'' dedi.

    

''İSTANBUL'DA SUR İÇİNDE EKÜMENİK YAPILANMA''

    

Vakıflar arasında hiçbir ayrım yapmadan bunların yeni şirket ve vakıf kurmalarının, ticarileşmenin önünün açıldığını vurgulayan Kart, şöyle devam etti:

''Cemaat vakıflarını neden ticarileştiriyorsunuz? Neden şirket haline getiriyorsunuz? Bunun sonucu ne olur? Bunun sonucu İstanbul'da sur içinde neresinden bakarsanız bakın ekümenik yapılanmanın oluşması demektir. Bu dini yapılanma olmaktan öte siyasi yapılanmanın temel taşıdır. Siyasi kimlik olmanın temel unsuru olan toprak unsuruna yasal zemini kendi elinizle hazırlıyorsunuz. Siz bunu yaparken diğerleri ne yapıyor? Bükreş'te Dirayf Mardikyan ile Bulgaristan'dan Kevork Haceryan, Sofyada Rumen Kirkoryan ve Husan Pardafyan adındaki ileri gelen papazların önderliğinde, ABD'deki finans merkezleriyle bağlantılı olarak Bulgaristan, Beyrut ve Romanya'da, Türkiye doğumlu Ermeniler ile onların mirasçılarına ulaşılıyor. Makbuz ve belgelerine ulaşılıyor. Bunlar daha sonra Budapeşte'deki Osmanlı Türkoloji Enstitüsünde tercüme ettiriliyor ve nihayetinde de bunlar kilise vakıflarına noterden bağış yoluyla aktarılıyor. Bu insanlar 60-70 yaşlarında.''

 

Bunun sonucunda da Trakya'da Kırklareli ve Tekirdağ, İç Anadolu'da Kayseri, Sivas, Konya ve Niğde, Doğu Anadolu'da Erzurum, Kars, Van, Diyarbakır ve Elazığ, Marmara'da Bursa, Yalova ve Gemlik'te taşınmazlar alındığını ifade eden Kart, toplam 1500 tapunun, bu şekilde devir ve intikal işlemine esas olmak üzere alt yapısının hazırlandığını gördüklerini bildirdi.

 

CHP'li Kart, Bursa Karacabey Harası civarında 450 civarındaki tapunun alındığına dair elinde belge bulunduğunu ifade ederek, bu taşınmazların kilise vakıflarına bir şekilde intikal ettirildiğini bildirdi.

Bir taraftan yasal alt yapı hazırlanırken diğer taraftan buna paralel olarak diaspora benzeri organizasyon yapıldığını ileri süren Kart, ''Böyle bir sürecin kendisini milliyetçi ve muhafazakar olarak sunan iktidar döneminde gelişmesini sorgulayalım. Türkiye'yi türbana kilitlerken bu organizasyonu sorgulayalım'' dedi.

aa

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?