MİLLETİN PARASI EN ÇOK KİMLERİN KASASINI DOLDURUYOR

Mehmet Tozoğlu

Bugün vatandaşın cebini en çok sömüren üç temel unsur var: bankalar, GSM şirketleri ve büyük market zincirleri. Bir zamanlar rekabet vardı; firmalar müşteri kazanmak için daha iyi hizmet sunar, daha uygun fiyatlarla öne çıkmaya çalışırdı. Bugün ise birçok sektörde rekabetin yerini, vatandaşın sırtından kazanç sağlayan ve adeta dokunulmaz hale gelen bir düzen almış durumda.

Bankaların faiz politikaları, özellikle dar ve orta gelirli vatandaşın omzuna her geçen gün daha ağır bir yük bindiriyor. İnsanlar ev sahibi olmak, iş kurmak ya da temel ihtiyaçlarını karşılamak için borçlanıyor; yıllarca bankalara çalışmak zorunda kalıyor. Kredi çeken vatandaş borcunu ödemek için mücadele ederken, bankalar rekor kârlar açıklamaya devam ediyor. Bu tablo, ekonomik sistemin kimin lehine işlediğini açıkça gösteriyor.

Büyük market zincirleri de sürekli değişen fiyatlar, gizli zamlar, gramaj oyunları ve yanıltıcı kampanyalarla tüketiciyi adeta kıskaca alıyor. Aynı ürünün fiyatı birkaç gün içinde defalarca değişebiliyor. Vatandaş neye, ne kadar ödediğini takip edemez hale geliyor. Fiyatlardaki bu keyfiyet ve denetimsizlik, milyonlarca ailenin bütçesini doğrudan vuruyor.

GSM şirketleri ise bitmeyen tarife değişiklikleri, taahhüt dayatmaları, ek ücretler ve durmaksızın gönderilen kampanya mesajlarıyla vatandaşın sabrını zorluyor. “Tarifeniz sona eriyor”, “Yeni pakete geçin”, “Ek ücret ödemeniz gerekiyor” gibi bildirimlerle insanlar sürekli daha pahalı paketlere yönlendiriliyor. Hizmet kalitesi çoğu zaman aynı kalırken faturalar düzenli olarak kabarıyor.

Bu tablo artık kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Bu alanlarda çok daha sıkı denetim, çok daha sert yaptırımlar ve çok daha güçlü tüketici koruması şarttır. Devletin görevi şirketlerin çıkarlarını kollamak değil, vatandaşın hakkını korumak ve ekonomik düzenin adil işlemesini sağlamaktır. Çünkü ekonominin amacı birkaç büyük şirketin kasasını doldurmak değil, milletin refahını artırmaktır.

Unutulmamalıdır ki güçlü devlet, önce güçlü vatandaş demektir. Vatandaşın cebini koruyamayan, geçim sıkıntısını hafifletemeyen bir sistem uzun vadede toplumsal huzuru da tehdit eder. Milletin emeğini, alın terini ve kazancını korumak sadece bir tercih değil, ertelenemez bir zorunluluktur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.