Eski Bakan ve MHP milletvekili Gürcan Dağdaş 16 yaşındaki oğluna şoförlü cip kiralayan firmayı basıp, genel müdürünü "2 bin euromu ver yoksa oğlunu öldürürüm" diye tehdit ettiği için savcılığa verildi.
Olayla ilgili olarak Habertürk'ün sorularını yanıtlayan Gürcan Dağdaş, iddiaları doğruladı.
Dağdaş 16 yaşındaki oğluna araç kiraladıkları için bu tepkiyi gösterdiğini söyledi. Dağdaş kan beynime sıçradı sözleriyle öfkesini dile getirdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Başdanışmanı, Kars Milletvekili ve eski Devlet Bakanı Gürcan Dağdaş, siyasi partilere, işadamlarına VİP hizmeti veren lüks araç kiralama şirketini basıp, Gene Müdür V.Ç'yi ve 10 yaşındaki oğlunu öldürmekle tehdit ettiği iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na şikayet edildi. Bilkent Lisesi'nde okuyan 16 yaşındaki oğlu B.D'nin , şirketten şoförlü olarak kiraladığı lüks cipler için ödediği 2 bin 350 Euro paranın geri verilmesini isteyen Dağdaş'ın şirket merkezine yaptığı baskının ses kaydının olduğu ortaya çıktı.
LÜKS CİPLER KİRALAMIŞ
İddiaya göre olay 3 gün önce, cirosu milyonlarca liraya ulaşan bir kiralık oto şirketinin Anklara'daki genel müdürlük merkezinde yaşandı.Dağdaş'ın 16 yaşındaki oğlu B.D'nin bir süredir astronomik rakamlar ödeyerek şirketten BMW X5 ve Range Rover marka lüks cipler kiraladığ ortaya çıktı. VİP hizmeti veren firmaya son olarak ödenen 2 bin 350 Euro krize yol açtı. Paranın kendisinden habersiz alınarak ödendiğini ileri süren Dağdaş, şirketi basarak genel müdüre ölüm tehdidinde bulundu. Bunun üzerine şirket Genel Müdürü V.Ç., Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na başvurarak "Yarın 3 adamımı gönderiyorum. Oğlumdan aldığınız 2 bin 350 Euro'yu geri ödeyeceksiniz. Bu adam paraları bizden izinsiz aldı. Parayı geri ödeyin.Oğlunu öldürür, ortadan kaldırırım" dediğini iddia etti.
ARACI SOKTU AMA...
Savcılığa yapılan başvuruda Dağdaş'ın önce şirkete telefon açıp daha sonra da "Benim oğlumun yanında ne işiniz var" diye bağırarak geldiği, ardından da ölüm tehditleri sıraladığı öne sürüldü. Dağdaş'ın daha sonra da genel Müdür V.Ç'ye savcılıktan şikayet dilekçesini geri almasını istediği ve bu konuda gazetelerde tek satır bir haber çıkarsa başına büyük işler açarsın" dediği iddia edildi. Dağdaş'ın son olarak, genel müdürü arayıp, söylediği sözler için özür dilediği öğrenildi.
Bu arada Gürcan Dağdaş'ın Bilkent Lisesi'nde okuyan B.D'nin defalarca şirketten şoförlü lüks araç kiraladığı, bu aracaı milletvekilinin eşinin de kullandığı bildirildi.
'KAN BEYNİME SIÇRADI'
Dağdaş "Olan bir şeye olmadı diyemem. Oğum 16 yaşında, reşit değil. 1-1.5 ay şoförlü araba kiralamış. oğlum küçük ama sinema, TV konusuna meraklı. Şirketi aradım, oğlumun kendilerine bir proje götürdüğünü bu projeye de sponsor olduklarını söylediler. Otostop yaparak bir araç içerisinde söyleşi yapıp çekim yapmakla ilgili bir projeymiş.
'EVET, BU İFADE ÇOK SERT'
'16 yaşında çocuk proje anlatıyor, siz de sponsor oluyorsunuz?' diye kızdım.' Bu işten vazgeçin' dedim. Fakat oğluma araç tahsis etmeye devam etmişler" dedi. Şirket yetkilileri için, " ders aldık deselerdi, olay bu boyuta gelmezdi" ifadesini kullanan Dağdaş sözlerini şöyle sürdürdü: " Oğlumdan 4 bin 500 TL alınmış. Oğlum da parayı annesinden kamera , fotoğraf makinesi alacağım diye istemiş. İstanbul'da Boğaz Köprüsü'nde çekim yapılmış. Bunu öğrendim . İstanbul'dan bir arkadaşım oğlumu uçağa bindirip gönderdi."
Gürcan Dağdaş, olay gününü şöyle anlattı: " Telefonda ikaz ettim. Sonra rent a car şirketine gittim. Genel Müdüre 'senin çocuğun var mı?" dedim. O da 'Var' dedi. ' Bak benim oğlum bu arabanın içerisinde trafik kazasında ölseydi, şoförün üzerine mi yıkacaktın?" dedim. ' Oğluma bir şey olursa, senin oğlunu öldürürüm. Sizin canınızı alırım' dedim. Haklısınız "Oğlunu öldürürüm ifadesi çok sert. Ama söz konusu olanda benim oğlum."
Baba hassasiyetiyle davrandığını söyeleyen Dağdaş, "Tek çocuğum var.Kan beynime fırladı. Bir baba olarak feryadımı ortaya koydum" dedi. Şoförle tartıştıklarını ancak şoförün çocuğuyla ilgili,' Senin 6 aylık çocuğunu dağa kaldırırım 'diye bir ifade kullanmadığını öne süren Milletvekili Dağdaş, şirketin, Bilkent'ten bir çok çocuğa araba kiraladıkları yönündeki savunmalarına daha da kızdığını, bunun üzerine genel müdüre 'Benim çocuğumun başına bir şey gelirse senin de çocuğunun da canını alırım' dediğini yineledi.