12 Eylül döneminde yaşanan işkence olaylarıyla ünlü Diyarbakır Cezaevi'nde kaldığını açıklayan Şandır, Kürtlerle aynı koğuşu paylaştığını söyledi.
DİYARBAKIR CEZAEVİNDE İŞKENCE DAHA FAZLAYDI
'Demokratik açılım' tartışmaları sürerken, Türk Ocakları Genel Başkanı Nuri Gürgür'ün İçişleri Bakanı Beşir Atalay'a verdiği rapor, farklı gerçekleri ortaya çıkardı. Raporda 12 Eylül'de Mamak Cezaevinde yaşananların Diyarbakır Cezaevinde yaşananlardan geri kalmadığı belirtildi. Milliyetçi çevreleri tanıyan kalemlerden Mümtaz'er Türköne, Gürgür'ün bu teorisine karşı çıktı. Kendisi de Mamak Cezaevinde kalan Türköne, subayların ve erlerin kendisine attıkları ve unutamadığı dayakları anlattıktan sonra, Diyarbakır Cezaevinde yaşanan işkencenin daha fazla olduğunu belirtti.
ANNEMİN GÖZÜ ÖNÜNDE TEKME YEDİM
Türköne'ne Zaman Gazetesi'ndeki köşesinde yer alan bu tespitleriyle Gürgür'e düzeltme yaparken, örnek olarak Diyarbakır Cezaevinde kalan ülkücüleri gösterdi. Bu isimlerden MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır ve ünlü ülkücü Muammer Cındıllı'yı sayan Türköne, 'tek bir örnek' diyerek bir işkence seansını anlattı: “Görüş yerindeyim. Annemin gözü önünde arkamda bekleyen askerin tekmelerini yiyorum. Hayatım boyunca ölümüne gözümün döndüğü tek an bu andı. Gerisini anlatmayayım.”
EVET BEN DE DİYARBAKIR'DA KALDIM
Diyarbakır Cezaevinde kaldığını doğrulayan Şandır, Kürtlerle aynı koğuşta kaldığını söyledi. Şandır, daha sonra tutukluluk haline itiraz ettiğini ve cezaevinden çıktığını kaydetti. Şandır, bütün ülkücülerin cezaevlerinde işkencelerden geçirildiğini de sözlerine ekledi.
İNSANLARA DIŞKI YEDİRİLEN CEZAEVİ
Diyarbakır Cezaevi 12 Eylül yönetiminin uygulamalarıyla dünya işkence tarihine geçti. Cezaevinde, mahkumlara dışkı yedirilmesinden, günlük dayak seanslarına kadar insanlık dışı pek çok yöntem uygulandı. Onlarca kişinin hayatını kaybettiği cezaevi, dünyanın en kötü 10 cezaevi arasında sayıldı.