Tüm Türkiye o gün kenetlendi, birlik oldu, buraya yardıma koştu, gelemeyenler elbise gönderdi, gelemeyenler battaniye gönderdi, ekmek gönderdi, gelemeyenler hayır dualarını gönderdiler. Biz böyle bir milletiz. Bizim sevincimiz birdir, hüznümüz bir, bizim türkülerimiz bir, ağıtlarımız bir. Dün yanıbaşımızdaki depreme dahi müdahil olmayan Türkiye vardı bugün dünyaya elini uzatan bir Türkiye var. Dün Ankara'dan başını çıkaramayan Kocaeli'nin, Yalova'nın , İstanbul'un yolunu bulamayan Türkiye vardı, bugün Haiti'ye, Şili'ye Pakistan'a ulaşan bir Türkiye var.
Şimdi sel afeti var yine oradayız ve orada olmaya devam edeceğiz. Neden çünkü bizim medeniyetimizde bu var. Paylaşım, yardımlaşma dayanışma var. Zira biz yaradılanı yaradandan ötürü severiz. İlk andan itibaren Kızılayımız harekete geçti, Pakistan'lı kardeşlerimizin yanındalar. Dün bir yardım kampanyası başlattık. Çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. İstiyoruz ki millet olarak daha büyük bir dayanışma ortaya koyalım. Sizler de az çok demeden bu kampanyaya katılın.
Dün kendi sorunlarını çözemeyen, kendi afetlerine müdahale edemeyen bir Türkiye vardı. Bugün dünyanın her yerindeki afetlere el atan bir Türkiye var. Dün kendi sınırları içinde, ata yadigarlarına sahip çıkaayan bir Türkiye vardı, bugün tüm dünyadaki mirasına sahip çıkan bir Türkiye var. Dün gündemi belirlenen bir Türkiye vardı bugün gündem belirleyen bir Türkiye var.
Dün İMF'nin kapısında el oğuşturan bir Türkiye vardı, kim vardı MHP, DSP, ANAP. 30 Milyar borç aldılar ve bize 23 milyar borçla bıraktılar. Milli Bankamız, Merkez Bankamızın kasasında 26,5 milyar dolar vardı şimdi aynı kasada 75 milyar dolar var. Kamu borç stokuna bakıyoruz dün geldiğimizde MHP, DSP, ANAP döneminde milli gelire oranı 100 liranın 74 lirası borçtu. Nereden nereye enflasyon yüzde 30'du. Bu cebimizdeki parayı eritiyordu, alım gücünü azaltıyordu. Nereden nereye! Bunlar ne yapıyordu?
Ya sizin millete bakacak yüzünüz var mı be? Bol bol karşılıksız para bastılar. Onun adı nedir ekonomide modern hırsızlık. Niye? Cebimdeki parayı güya büyüttüler ama alım gücü olmayan para. Şimdi ise düşünün o zaman 1 milyon - 2 milyon maaş alan şimdi 2 lira alıyor. Enflasyon eridi, faiz iyice düştü. Ben size diyorum ki mutfağı en iyi siz bilirsiniz. 7,5 yıl önce beyinin aldığı para ile bugün aldığını karşılaştır ne kadar ekmek, ne kadar yumurta alıyorsun dikkat et bugün daha iyi. Bakıyorsunuz bazı aklı evveller çıkıyor, işsizlik dediler diyo birşey düşmedi diyor. Git ABD'ye bak ne halde! Onlarda artış devam ediyor bizde düşüş devam ediyor. İdraki meali bu küçük akla gerekmez zira bu terazi bu kadar sikleti çekmez. Slovakya'da işsizlik 3,5 puan arttı, İspanya gibi bir ülkede 1,9 puan arttı ve yüzde 19,9'a ulaştı. İtalya'da 1,4 puan arttı. 27 AB ülkesinde 0,8 puan işsizlik arttı. Hamdolsun bizde düşüyor ve bizde bundan dolayı mutluyuz. Mayıs ayında 2,6 puan azaldı. Bizim ekonomimiz yüzde 11,7 elhamdullilah büyüdü. Dünya'da dördüncüyüz büyümede. O karamsar olanlar neden sesiniz çıkmıyor? Felaket tellalları neden sesiniz çıkmıyor? Kriz teğet geçecek dediğimde dalga geçenler şimdi neredeler?
Mevlana diyor ki herşeye doğru demek ahmaklıktır, fakat her şeye yanlış demek de zorbalıktır. AK Parti yapıyor diye hazmedemiyorlar. AK Parti'nin milletin sevgisine mazhar olmasını içlerine sindiremiyorlar. AK Parti kazanmasında ülke kaybederse kaybetsin bende diyorum ki ülke de kazanacak, benim milletim de kazanacak.
Bak 25 gün var. Hiç durmak yok, tamam! İnşallah 12 Eylül bir milat olacak. 12 Eylül demokrasi adına, hukuk adına, sosyal devlet adına yenibir başlangıç olacak. Şunun altını çiziyorum, Bu yatpığımız değişiklik herşey değil. İnşallah bu 2011 genel seçimlerinde bu başarıyı farklı kazanacağız. Daha güçlü geleceğiz o zaman inşallah Anayasa'nın geneli üzerinde yapacağımız değişikliğin kilidini oluşturuyor. O bakımdan bu çok büyük önem arzediyor. Ben şunu anlatmak istiyorum, 12 Eylül'de partiler oylanmayacak, bu proje bir AK Parti projesi değildir. Ne iktidara oy verecekler ne muhalefete oy verecekler. Muhalefet çıkıyor diyor ki bu AK Parti şöyle yapmış böyle yapmış geç onları onları bir yıl sonra konuşuruz. Senin Anayasa Paketi'ne ilişkin söyleyecek bir şeyin var mı? Ben BDP, CHP, MHP'nin tepesine söylemiyorum, onlara oy veren kardeşlerime söylüyorum. Hele hele MHP'nin tepesi!
DÜRÜST OL DÜRÜST!
Düşünün 550'nin 411'i buna evet dedi, şimdi çıkmış ana muhalefetin lideri, ne diyor bu meseleyi ben çözerim diyor. Ya dürüst ol be! Samimi ol. AYM'ye bu 411'i kim götürdü CHP götürdü onun altında senin de imzan varmıydı yok muydu? Yoksa o zaman da ölümüydün? İşte bunların yapısı bu! İşlerine gelmediklerinde ya ölüler ya da daha doğmamışlar. CHP'nin geçmişinde böyle birşey var mı? Bir sonraki gün malum gazeteler 411 EL KAOSA KALKTI diye manşet atıyorlar. 12 Eylül'de geleceğimizi kendimizin ve çocuklarımızın geleceğini oylayacağız. Burada parti işareti yok, ben bütün kardeşlerime sesleniyorum sakın oyuna gelmeyin. Açın bunlar neden hayır diyorlar biz evet derken neye evet diyoruz. Parti olarak neyi tutuyorsun tut ama şu halk oylamasında bu 26 madde nedir buna bak.
Biz AK Parti olarak dedik ki Türkiye bu anayasa ile yoluna devam edemez. Türkiye bu anayasa ile bölgesinde dünyada güçlü bir ülke olamaz. Anayasa'yı değiştirmemiz gerekiyor dedik bize herkes evet dedi. Dün darbe anayasasıdır diyenler şimdi sesini çıkartmıyor. Benim de garibime gidiyor. Bu seçimde iki şey var. Bir darbe anayasasından yana olanlar var, milletin anayasasından yana olanlar var. Millet burada, darbecileri de biliyorsunuz nerede! Ben bir taraftan buna karşıyım diyeceksin o 12 Eylül'de sehpaya götürülenler, hatta hatta bir televizyon kanalında izledim o dönemin o ifadeleri gerçekten çok düşündürücüydü soldan getirdiler sağdan da var mı dedim onu bekledim sağdan da geldi o zaman dengeyi kurduk şimdi idam edebilirsiniz dedik. Dengeyi koruduk bunu da gururlanarak anlatıyor. Böyle bir anlayış olur mu? Bunların çoğu yargısız infaz aynı olayları 27 Mayıs'ta yaşandı. Gençler ben size bunu hatırlatmak istiyorum. Bu yakın çok yakın siyasi tarihimizde bu millet bunları yaşadı. Şimdi Başbakanınıza sen Menderes'in akibetini bilmiyorsun diyen bir muhalefet var Türkiye'de. Ben onların akibetini çok iyi biliyorum, biz yola çıkarken zaten beyaz elbisemizi alıp yola çıktık. Biz biliyoruz ki her nefis elbette er yada geç ölümü tadacaktır.
Hani muhtar bile olamazsın diyenler nerede? Burası verecek o kararı millet verecek millet. Siz bu millete saygı duymadınız. Kendinizi milletimin üzerinde gördünüz hala da görmeye devam ediyorlar. Biz ise en büyük saygıyı milletimize duyarız. Milletimizin kararı bizim saygın olan kararımızdır, Bizler bu çalışmayı yaparken bir çok kişi kapılarını kapatıyor. Parlamento dışındakilerle görüştük, üniversite akademisyen, medya STK'lar ile görüştük. Bunun neticesinde bu taslağı hazırladık. 14 gün 14 gece Parlamentoda çalıştık. Bana da laf attılar. Başbakan'ın işi gücü yok devleti bırakıp buraya geldi dediler. Biz sağlıklı bir yönetim bulamıyoruz onun için devleti sağlıklı yönetebilmek için Anayasa değişikliğine ihtiyacımız var' dedi.
Başbakan Erdoğan, yargıdaki atama kriziyle ilgili şunları söyledi:
"Bakın bugün yargıda atama krizi oldu. Neden? İdeolojik yaklaşımlar devreye girdi. Bir anda mahkemenin tamamını lağvedip istedikleri gibi bir yapıyı getirmeye çalışıyorlar.
HSYK'ya biz atama yapmıyoruz. Kocaeli'nden tut, Karadeniz'e kadar, Van'a kadar buralaradaki hakim ve savcılarımız oy kullanacaklar. Buna bile hayır diyorlar, kendi hakim ve savcılarına bile güvenmiyorlar. Kendi hazırladıkları tezgahtan kendileri korkuyorlar."
İHLASSONDAKİKA