Selçuklu döneminde yapılan yemeklerin yapıldığı restaurantda, Amerika kıtasının keşfedilmeden önceki malzemeler kullanılarak yemek yapılıyor. Son 5 yıldır aralıksız en iyi restaurant ödülü aldıklarını, Ramazan’da uygun bütçeye, insanları yormayacak şekilde 5 çeşidiyle hizmet verdiklerini ifade eden Tekerkaya; “ Ramazan içerisinde 5 tane ana yemek ile hizmet veriyoruz. Ama normal menülerimizde Selçuklu, Çatalhöyük, Osmanlı karışımı yemeklerimiz var. Tarihsel yemeklerin hiçbirinin içerisinde domates, salatalık, biber, salça, patates, sıvı yağ yok. Çünkü o dönemlerde keşfedilmemişti. Keşfedilmiş olan ürünlerle yapıyoruz” dedi.
“KÖYÜN ORTASINA TESİS KURDUK”
En büyük artılarının kendi üretimleri olduğunu söyleyen Tekerkaya, “İnsanları kandırmadığımızı anlatalım, her şeyin usulüne uygun yapıldığını gösterelim diye kendi üretimimizi kendimiz yapıyoruz. Somatçı Natural Gıda Ürünleri adı altında bir köyün ortasında tesis kurduk. Orada üretiyoruz, burada da insanlara hizmet veriyoruz” dedi.
“MESNEVİ’DE TARİHSEL YEMEKLERİMİZ MEVCUT”
Tekerkaya, insanlara yanlış bir şey yapmadıklarını anlatmak için, bütün tarihsel yemeklerin Hz. Mevlana’nın ‘Mesnevi’ eserinde sayfa ve beyit numaralarının mevcut olduğunu dile getiren Tekerkaya “Bütün tarihsel yemeklerin ‘Mesnevi’ dediğimiz eserde sayfa ve beyit numaraları mevcut. Bizim bunları çıkarma nedenimiz; Yalan yanlış bir şey uydurmuşsunuz, cümlesini duymamak adına kayıtların hepsi mevcut, istediği zaman bakabilirler, karşılaştırabilirler” dedi.
“SOFRAYI KURAN VE KALDIRAN KİŞİ”
Somatçı’nın kelime kökenine değinen Tekerkaya, “Somat” sofra demek, “Somatçı” sofrayı kuran ve kaldıran kişi demek. Mevlevilik dergâhında 18 görevden onuncusu. Fihi Ma Fih’de; Ne varsa içindedir, içindekinin içi, özün özü, özün içi demek. Aynı zamanda Mevlana Hazretleri’nin eserlerinden biridir.”
“FAZLA KİŞİ ALIP KALİTEMİZİ DÜŞÜRMEK İSTEMİYORUZ”
Restaurantın 600 metre kare ve 300 kişi kapasitesi olduğunu söyleyen Ulaş Tekerkaya, ”Biz 300 kişiyi hiç ağırlamadık. Çünkü hizmet edebileceğimiz kadarını alıyoruz. Fazla kişi alıp kalitemizi düşürmek istemiyoruz. Mümkün olduğunca bakabildiğimiz kadarını alıyoruz. Normal günde en çok tükettiğimiz ürünlerden ana yemeklerden özellikle; karışık yöremiz tabağı var. Neredeyse her müşterimiz bunu tadar. Kurutulmuş sebzelerden oluşuyor; fasulye kavurması, biber kavurması ve tarhana kavurması. Çorbalardan Fihi Ma Fih, Tutmaç ve Biber çorbası. Ana yemeklerden; incirli et, tava kebabı, bademli köfte, sebzeli kuzu incik ve erikli çömlek kebabı, erikli biftek gibi bunlar en çok giden ürünlerden. Tatlı olarak; En çok satılan Badem Helvası, Mevlana Hz. zamanından birebir yapılmış olan bir tatlı.”
Ulaş Tekerkaya ayrıca “Türkiye geneli Frenchise hazırlığındayız. İlk bayimizi Konya’da Dedeman’ın orada açıyoruz. Daha sonrasında bunu Türkiye geneline, kendi ürettiğimiz doğal ürünlerin hepsini pazarlamayı düşünüyoruz. Konsept bir mağaza açılışı yapacağız. Bütün her şey aynı sistem olacak” dedi. Hüseyin Candan – Memleket