Türkiye’de önemli müzelerde sunulan “rehber” hizmetinin Türkiye’nin en çok ziyaret edilen Mevlana Müzesi’nde olmamasının büyük bir eksiklik olduğu ifade ediliyor. Topkapı Sarayı başta olmak üzere önemli ve büyük müzelerde ziyaretçiler gruplara ayrılıyor ve rehberler eşliğinde gezdirilip bilgilendiriliyor. Bu uygulamayla çok daha iyi ve profesyonel şekilde bilgilendirilen ziyaretçiler ülke ve şehirlerinde çok daha iyi bir tanıtım yapma fırsatını yakalıyor.
SIRADAN BİR YERDE DOLAŞIR GİBİ DOLAŞILMASIN
2017’de “Kardeşlik Vakti” temasıyla gerçekleştirilen Hazreti Mevlana’nın 744. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı “Şeb-i Arus” programı ile sona erdi. Mevlana'nın 744. Vuslat yıldönümü sonrasında 2017 yılı için “önceki yıllara göre daha bereketliydi yorumları” yapılırken Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Altunbaş "Mevlana Müzesi bir rehber tahsis edilsin ki, sıradan bir parkta dolaşır gibi dolaşmayalım" dedi
MEVLANA PAKETİ HAZIRLANMALI
'Bir program eşliğinde şehirde daha çok yere götürebilecek paket program hazırlamalıyız' tavsiyesinde bulunan Hüseyin Altunbaş, “Ziyaretçiler için Mevlana paketi hazırlayabilmemiz gerekiyor. Mevlana'ya gelenleri Sille'ye, Çatalhüyük'e oradan Nasreddin Hoca'ya götürebiliyor musunuz? Buralarda kalmasını sağlayabiliyor musunuz? Daha fazla yemek yemesini daha fazla alışveriş yapabilmesini sağlayabiliyor musunuz? Bununla ilgili olarak bir paket düşünülmeli aksi halde misafir sadece herhangi bir şehirde dolaşır gibi dolaşır ve gider. Bu konu serbest olarak bırakılacak bir iş değildir. Mevlana paketi hazırlayarak bir program eşliğinde şehirde daha çok yere götürebilecek paket programından bahsediyorum. Dolayısıyla insanlar buraya çok kolay bir şekilde ulaşılabilecek değerli bir noktada hatırlarlar. Başkalarına da bu şekilde tavsiye ederler ve insanlar bu pakete dahil olabilmek için sıraya girer” diye konuştu.
İSTİŞARE EDİLMELİ
'Şehrin yöneticileri bu konuda daha çok sorumluluk almalıdır' şeklinde konuşan Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Altunbaş, “Bu evin babası yerel yöneticilerdir. Gelirken karşılayan, giderken uğurlayan onlardır. Ve bu çalışmayı yapacak olanlar da şehrin yöneticileridir. Bu paketin çalışmasını istişare heyetiyle birlikte çalışıp “biz bu insanları nasıl karşılamalıyız?” sorusunun cevabını bulmaları lazımdır.
"Uçakla geleni şöyle, otobüsle geleni şöyle ya da tur organizasyonu ile gelenleri de şöyle karşılayacağız" gibi çalışmalar yapabilmelidirler. Misal, Sille'nin tarihi kimsenin ikili ilişkilerine bırakılacak kadar önemsiz değildir. Başka türlü birilerinin keyfine bırakırsanız, tur operatörü 10 dakikada Mevlana'yı dolaştırır ve şehir sessizce çıkar gider kimsenin haberi bile olmaz.' ifadesini kullandı.
Mevlana Müzesi’nin ücretli olması gerektiğini savunan Altunbaş, “'Mevlana şehrinin Mevlana Müzesi ücretsiz olmaz. Bunun karar vericileri bu garip uygulamadan şehri kurtarmaları gerekir. Benden 5-10 lira al ama beni orada dolaştıracak bir rehber tahsis et.
Biri beni dolaştırsın. Emin olun, "yol geçen hanı" gibi giriyorsunuz, sadece bir galoş var ve siz orayı herhangi bir yürüyüş parkuru gibi dolaşıp çıkıyorsunuz. Herhangi biri size bilgi vermiyor. Mevlana'yı parkı dolaşır gibi dolaşıyoruz. Belki buraya 1 milyon ziyaretçi getirirsiniz ama bu şehrin değerini de, Mevlana'yı da kimseye anlatamazsınız. “Rehber eşliğinde markamız olan Mevlana'yı dünyaya tanıtalım. Yani Konya'ya gelen insanların şehrine döndüklerinde anlatacakları bir şeyler olsun. "Girsinler google'den baksınlar" diyorsanız çağın gereklerini anlamamışsınız demektir” şeklinde konuştu.
M. Ali Elmacı-Memleket