Mevlana kültür adamı mı, İslam âlimi mi?

M. Ali Köseoğlu

Yıllardır Mevlana üzerinden ticaret yapıyoruz...

Konya turizminin önemli bir bölümü Mevlana’dan kaynaklı...

17 Aralık Vuslat Törenleri, ‘uluslar arası’ en önemli organizasyonumuz...

***

Sonra ‘Mistik Müzik Festivali’nin çıkış noktası da ‘Mevlana’ olmuştu...

Festival, Mevlana Ailesi’nin Konya’ya gelişi vesilesiyle düzenlenmeye başlayıp, müstakilleşmişti...

Yani Konya’da ‘Mevlanasız proje’ neredeyse olmaz...

***

Ne kadar bahtiyar olsak az...

28 Şubat 2014 günü güzel bir hadiseye tanıklık etmiştik...

Konya Valimiz Muammer Erol’un davetiyle; susuzluğumuzu giderecek bu anı, orada bulunanlarla birlikte kana kana içtik.

Ne olmuştu söyleyeyim:

-Mevlana Türbesi’nde 88 yıldır müzeye bağlı bir salon olarak kullanılan mescit, ibadete açılmıştı.

-Ayrıca türbe açık olduğu müddetçe, İl Müftülüğü’ne bağlı görevlilerce Çelebi Odası’nda Kur’an-ı Kerim tilaveti okunmaya başlanmıştı...

***

Tüm yapılanları inkâr etmiş olmayayım ama Mevlana’nın yıllardır yapılıp edilenler içinde en çok hakkının verildiği ‘mana’ bu oldu...

Sanki; hangi dinden olursa olsun ‘sema’ edince huzur bulacak...

Sanki; İslam dinine çağırmıyor da Mevlana, hümanist bir şair...

Dünyadaki, dünyamızdaki algı böyle/ydi...

***

Şimdi hiç değilse ‘dergâhta’ Kur’an okunuyor...

Müslümanlar dilerlerse namaz kılıyorlar...

Ve Mevlana insanları gerçek ‘kurtuluşa’ böylece davet ediyor.

***

Geçtiğimiz günlerde Vali Bey, Mevlana Kalkınma Ajansı’nda yine bu konuya girdi...

Dedi ki: Hazreti Mevlana hemen her şeyimiz. Her şeyimiz yapacak şekilde de kullanmışız. Kullanırken de tüketmişiz.

Tabi ‘Mevlana Kalkınma Ajansı’nın da isminin değiştirebileceğini söyledi...

***

Bence, Valimizin meramı, Mevlana’yı ‘tüketen’ algılamaları bertaraf etmek... Ajansta bu konuyu açması önemli olan, teklifinden ziyade.

Daha önce Valimizle yaptığımız konuşmada, Konya’daki vakıf ve dernekleri bir üst çatı altında toplamaktan da bahsetmişti.

Yani Vali Beyin bu konudaki düşünceleri, kayda değer...

***

Şimdi biraz da biz düşündürelim: Her yıl Aralık ayında Vuslat Yıldönümü ve Şeb-i Arus etkinlikleri düzenliyoruz... Şehrimize hem ziyaretçi hem de protokol yağıyor... Bir telaş, bir telaş...

***

Gecenin ilerleyen saatlerine sıkışıveriyor sema törenleri...

Geriye kocaman bir yorgunluk kalıyor...

İl Kültür Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi’nin bu işler için büyük çaba sarf ettiğini biliyorum.

Ama işte ‘mana’ dediğimiz şeyi, üzerine ayak basmadan geçip gidiyoruz.

***

Şimdi İl Müftümüz Prof. Dr. Ali Akpınar, ne düşünür bilemiyorum ama Vuslat Törenleri’ni Kültür Bakanlığı’nın bir organizasyonu olmaktan çıkarsak...

Bu işi Diyanet İşleri Başkanlığı’na, dolayısıyla da İl Müftülüğü’ne devretsek...

Böylece işin ‘mana’ kısmını tesis edebilir miyiz?

***

-Mevlana bir kültür adamı mı, yoksa İslam âlimi mi?

-Sema kültürel bir öğe mi yoksa Diyanetin de ilgi alanına giren bir tasavvuf kolunun ritüeli mi?

Bu soruların cevabını ‘çıkarsız’ verirsek, bu konuya da doğru cevap bulabiliriz.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.