Konya Aydınlar Ocağı’nın bu haftaki Selçuklu Salı Sohbetleri’nde, Hz. Mevlâna’nın 742. Vuslat Yıldönümü münasebetiyle “Aşkın Kâtibi Çelebî Hüsameddin” dile geldi.
Araştırmacı-Yazar Melahat Ürkmez, “Aşkın Kâtibi Çelebî Hüsameddîn”adlı roman kitabından hareketle Hz. Mevlâna’nın ünlü eseri Mesnevî-i Şerîf’i yazan Çelebî Hüsameddin’i ve Mevlâna Hazretlerine olan bağlılığını anlattı.
Konya İl Halk Kütüphanesi Salonu’nda gerçekleştirilen sohbete, Konya Aydınlar Ocağı’nın hizmette 29. Yılını kutlayarak sosyal ve kültürel hizmetlerinde büyük katkısı olan genel Başkan Mustafa Güçlü’ye teşekkür ederek başlayan yazar Melahat Ürkmez, Mevlâna’nın dünyada sevilmesinin onun aşk ve vecd ile dile getirdiği eserleri ile efsunlu sözlerinde saklı olduğunu ifade etti. Mevlâna Hazretleri’nin kadınla ilgili olarak Mesnevi’sinde dile getirdiği “Kadın, sadece bir sevgili değildir, kadın Hakk’ın ışığıdır, nurudur. Sanki o, mahlûk değildir de hâlıktır.” sözünü hatırlatan Ürkmez, “Benim düşüncem Mevlâna Hazretleri zamanının gerçekten en aydın, en ileri görüşlü bir düşünce adamı ilk önce. Çünkü, bütün dünyada özellikle 13. Yüzyılda kadın o kadar aşağılanırken Mevlâna Hazretleri kadını o kadar yüceltmiş ki, hatta demiştir ki; “Sanki o, yaratılan değil yaratandır” diyerek ama burada yanlış anlaşılmalara sebep vermemek için “sanki” sözcüğüne dikkat çekmek gerekir. Çünkü Allahû Teâlâ’nın ruhumdan ruf üfledim dediğine kinaye olarak söylediğine inanıyorum” dedi.
8 Mart Kadınlar Günü’nü asla kabul etmediğini belirterek bu güne atıflarda bulunan Ürkmez, İslâmiyet’ten önce Türklerde kadına verilen değerden örnekler verdikten sonra İslâmiyet’ten sonra kadına büyük haklar ve değer verildiğini dile getirdi. Avrupa’da kadının, 18. Yüzyılın sonlarında içinde şeytan var diye yakıldığını, eşiyle birlikte sofraya oturtulmadığını, son derece aşağılandığını dile getiren Ürkmez, “Benim ecdadım kadına haklarını İslâmiyet’ten önce vermiş, İslâmiyet’le taçlandırmış, Cumhuriyet’le de seçme ce seçilme hakkı vermiş. Ben ne diye Avrupalı kadının gününü kutlayayım diye düşünüyorum” diye konuştu.
MEVLÂNA REFORMİST DEĞİLDİR
Mevlâna’nın reformist olduğu dile getirenlerin olduğunu ifade ederek “Mevlâna asla reformist değildir. Mevlâna Hazretleri unutulmaya yüz tutan İslâm’ın güler yüzünü, güzel yüzünü ortaya çıkarmıştır. Temiz su kaynağını kirleten, bulandıran o suyun üzerindeki çer çöpleri temizlediği için belki de ona bu yüzden reformist diyorlar. Halbuki Mevlâna kadın konusunda da ve diğer konularda gerçek İslâm’ı yaşamıştır. Yâni İslâm’a sokulmak istenen bid’at ve hurafelerden temizlemeye çalışmıştır” dedi.
Mesnevî’nin ilk 18 beytini Hz. Mevlâna’nın yazdığını ve sonraki beyitleri de aruz ölçüsüne göre Çelebi Hüsâmeddin’in kaleme aldığını kaydeden Ürkmez, “Aşkın söyleyenin Mevlana, yazanın ise Hüsâmeddin” olduğunu söyledi.