UNESCO tarafından korunması gereken kültürel dünya mirası listesine alınan sema gösterisini, Mevlana’nın sokakta ya da dergahta, Allah aşkıyla dolduğu anda belki de bir reflesk olarak gösterdiği bir davranış biçimi olduğu bildirildi.
Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler, yaptığı açıklamada, 7 Aralık’ta başlayacak olan Mevlana’yı Anma ve Vuslat Yıldönümü etkinlikleri için hazırlıkların son aşamaya geldiğini belirtti.
Şimşekler, Selçuk Üniversitesi, Valilik ve belediyeler başka olmak üzere çok sayıda kurum ve kuruluşun katkılarıyla geniş katılımla gerçekleşecek olan törenlere ilginin üst düzeyde olduğunu anlatan Şimşekler, bu dönemde Konya’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin merak ettikleri konuların ilk sırasında Sema’nın geldiğini söyledi.
Bu yıl UNESCO tarafından da korunması gereken kültürel dünya mirası listesine dahil edilen sema gösterisinin, görselliğin popüler olduğu günümüzde daha fazla ön plana çıkmasına rağmen, Mevlana ve düşüncelerinin yanında çok küçük kaldığını anlatan Şimşekler, şunları kaydetti: UNESCO tarafından koruma altına alınan Sema, Mevlana’nın sokakta, dergahta, Allah aşkıyla dolduğu anda gösterdiği, belki de bir reflesk davranışıydı. Mevlana’nın yaşadığı döneme ilişkin sınırlı bilgiye sahibiz. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki, Mevlana, sema gösterisi yapmak için özel olarak hazırlanmaz, çevresindekileri de bunun için hazırlamazdı. Bir vesileyle içinde aşk ırmakları çağladığı anda adeta kendinden geçer, ellerini kaldırıp dönmeye başlardı.
Mevlana ve onun yolundan giden, dergahında bulunanların birlikte sema ettiklerini biliyoruz. Ancak bu durum, aşka gelip semaya kalkan Mevlana’ya, belli bir nezaket çerçevesinde eşlik etme şeklinde oluyordu. Günümüzde gerçekleştirilen sema törenleri, Mevlana’yı gerçek anlamda tanımayanlar için bir bale da tiyatro gösterisinden farksızdır.”
Şimşekler, Mevlana döneminde görselliği pek de dikkate alınmayan semanın, kendisinden sonraki Mevlevi yöneticiler tarafından belli bir disipline sokulup, kurallar belirlendikten sonra toplu ayin şekline dönüştürüldüğünü belirtti.
Özel kıyafetlerin giyilmesi, ilahiler, verilen aralar gibi bölümlerle günümüze ulaşan sema gösterisinin, semanın gerçek içeriğinden çok ‘şekli’ anlattığını ifade eden Şimşekler, “Törenleri izleyecek olan ya da semanın gerçek anlamını merak edenler, semayı gerçekten tanımak için Mevlana’yı, yaşamını ve felsefesini yazılı kaynaklardan okumalıdır” diye konuştu.