Türkiye’de merkez sağ partiler uzun yıllardan beri tarikat ve cemaat oylarına açık bir yapı sergiliyor. Neredeyse Türkiye’ye özgü bir durum olan bu yapıların özellikle seçim dönemlerinde belirgin bir oy potansiyeli haline geldikleri siyasi liderlerin cemaatlerin önde gelen isimleriyle yaptıkları ikili görüşmelerden ortaya çıkıyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partilerin sergiledikleri tutumlar, cemaatlerle siyasi partiler arasındaki mesafeyi açmış olsa da, genel seçimler öncesi bazı partilerin sınırlı girişimleri ile tarikat ve cemaatlerin önde gelen isimleri arasında görüşmeler yapıldığı iddia ediliyor.
Merkez sağda üç partinin bazı kurmaylarının cemaat liderleriyle ya da temsilcileriyle görüş alışverişinde bulunduğu gerek cemaatler gerekse parti yönetimleri tarafından inkar edilmiyor.
Analistlere göre son genel seçimde kendisini iktidara taşıyan tarikat ve cemaatlerin büyük çoğunluğunun desteğini yanına alan AK Parti, aradan geçen süre içinde bu destekte bir azalma göstermiyor.
Analist Erkan Göksel’e göre AK Parti iktidarı, bu sefer de iktidar olacağı için bu kesimin yoğun desteğine mazhar olacak. Tarikat ve cemaatlerin geçmişi ile derin ve tarihi ilişkileri bulunan Saadet Partisi ise karşılıklı vefa bağlarını öne sürerek oy istiyor.
SP’nin doğal lideri Necmettin Erbakan’ın bu kesimler için hala çok saygı duyulan ve sözü dinlenen bir isim olduğunu belirten Göksel “Cemaat liderlerinin Erbakan’a bugüne kadar herhangi bir cevap vermediklerine” işaret ediyor ve oy talebinde parti içinde bir genç liderin ortaya çıkmamasının SP’nin en büyük handikapı olduğunu vurguluyor. İsmailağa cemaatinin ileri sürdüğü şartların başında SP+BBP ittifakının gerçekleşmesi şartı olduğu da belirtiliyor.
Demokrat Parti’nin ise bu kesimle köklerinden gelen ama son 15 yıl içinde oldukça zayıflamış bağlara sahip olduğu belirtiliyor. Tansu Çiller döneminde tamamen kopan bu bağların Mehmet Ağar eliyle yeniden imar edilmesi ise zaman bağlı olduğu dile getiriliyor. Ancak Ağar ve ekibinin cemaatlerle çok az sayıda görüşme yaptığı ancak ısrarlı olmadığı dile getiriliyor. Çok zorlama bir senaryo üretilirse ancak Süleyman Demirel’in aracılığında bu ihtimalin nefes alabileceği de kulislerde dolaşan bilgiler arasında.
SÜLEYMANCILARIN DURUMU HALA BELİRSİZ
Uzun yıllar AP-DYP içinde kendilerini ifade eden Süleymancıların bu dönemde MHP'ye yöneldikleri konuşuluyor. Geniş bir oy potansiyelini elinde tutan ve MHP eğilimi öne çıkan Süleymancılarla Ağar’ın seçime doğru yeniden bir görüşme yapmak isteyeceği de kulislerin en çok dile getirilen siyasi dedikoduları arasında.
Son yılların yükselen değeri olarak nitelenen Gülen cemaatinin ne yapacağı cumhurbaşkanlığı seçimine kadar merak konusuydu. O dönemde bir arayış içinde oldukları çeşitli analistler tarafından dile getirilse de en başta yayın organlarının iktidara açık destekleri gelecek seçimlerde oy verecekleri partinin işareti gibi değerlendiriliyor.
Sosyolog Dr. Muhammet Çakmak ise "Merkez sağda yer alan iki partinin cumhurbaşkanlığı seçiminde Meclis'e girmemesi üzerine tavır değiştirdi. Eğer öyle olmasaydı belki merkez sağa destek olacaklardı. Çünkü son dönemde yaşanan gerginlik ve kamplaşmadan rahatsızdılar" şeklinde bu cemaatin merkez sağdaki muhtemel adresini özetliyor. Memleket