Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), yılın üçüncü toplantısında politika faizini (bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı) yüzde 37’de sabit bıraktı. Jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerindeki baskısı sürerken, Merkez Bankası beklentilere paralel hareket ederek bekle-gör stratejisini sürdürdü. Kurul ayrıca; gecelik borç verme faizini yüzde 40, gecelik borçlanma faizini ise yüzde 35,5 seviyesinde sabit tutma kararı aldı.
"Enflasyonda Bozulma Olursa Sıkılaşma Gelir" Mesajı
Karar metninde en dikkat çeken bölüm, enflasyon görünümüne dair verilen kararlı mesajlar oldu. Banka, mart ayında enflasyonun ana eğiliminde gerileme kaydedilse de nisan ayında sınırlı bir yükseliş beklendiğini vurguladı. Metinde, "Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır" ifadesiyle, faiz artışı kapısının hala açık olduğu hatırlatıldı.
Jeopolitik Riskler ve Enerji Fiyatları Yakın Markajda
ABD ve İran arasındaki gerilimlerin küresel piyasaları sarstığı bu dönemde, TCMB enerji fiyatlarındaki oynaklığın yurt içi enflasyon üzerindeki etkilerini yakından takip ediyor. İktisadi faaliyette bir yavaşlama sinyali alınsa da fiyat istikrarı hedeflenene kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağı belirtildi. Bir sonraki faiz kararı ise 11 Haziran 2026 tarihinde açıklanacak.
Ekonomistlerin ve Dev Kurumların Beklentileri Neydi?
Piyasa genelinde hakim olan "faizlerin sabit bırakılacağı" yönündeki öngörü gerçekleşmiş oldu. Hatırlanacağı üzere, Global Ratings yaz sonuna kadar bir indirim beklemezken; Bank of America (BofA) 300 baz puanlık bir artış ihtimali üzerinde durmuştu. S&P Global ise faiz indirimlerinin ancak aralık ayı gibi gündeme gelebileceği görüşünü paylaşmıştı. Merkez Bankası'nın bu kararıyla birlikte, dezenflasyon sürecinin güçlendirilmesi hedefleniyor.