Mehmet Ruhi Dede kabri başında anıldı

Mevlana Asitanesi’nin son iki dedesinden biri olan Mehmet Ruhi Dede, Üçler Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı.

 

Mehmet Ruhi Dede 1883 yılında Karaman’da dünyaya geldi ve 6 Ocak 1950 yılında da vefat etti. Mehmet Ruhi Dede’nin uzun yıllar Mevlana Asitanesi’nde görev yaptığını anlatan Gazeteci Yazar İhsan Kayseri “Mehmet Ruhi Dede Karaman’da eğitim-öğretimini tamamladıktan sonra derviş olmak üzere Konya’ya gelmiş ve bir süre Şems-i Tebrizi Türbesinde kalmış, daha sonra Asitane’ye giderek burada binbir günlük çilesini tamamlayıp dede sikkesini giymiş ve hücre sahibi olmuştur. 1926 yılına kadar burada görevde bulunmuş, bu tarihte tekke ve zaviyeler kapatılınca, Mehmet Ruhi Dede’de hücresini terk etmek durumunda kalmıştır. Bundan sonra, uzun yıllardır Dağcılık Federasyonu İl Temsilcisi olan Recai Kıcıkoğlu’nun babası tüccar Mehmet Kıcıkoğlu, Tolluoğlu Camii civarında Mevlana Türbesini gören bir ev kiralayıp Mehmet Ruhi Dede’ye tahsis etmiş, yaşamını burada sürdürmesi için destek vermiştir. Ramazan aylarında merhum Mehmet Kıcıkoğlu bir fayton kiralayıp, Ankaralı Mehmet Arısoy Dede ile Mehmet Ruhi Dede’yi Meram Dibekbaşı’ndaki evine götürür, burada misafir eder, Ramazan’ı birlikte geçirirlerdi. Tolluoğlu’na dönüş ise ziyaretçiler düşünülerek arefe günü yapılırdı” dedi. Mehmet Ruhi Dede’nin, 6 Ocak 1950’de vefat ettiğini kaydeden Kayseri “Çok güzel kadayıf kızarttığı bilinen Mehmet Ruhi Dede, 5 Ocak günü Tolluoğlu’ndaki evinde bir tepsi kadayıf kızartıp Mehmet Kıcıkoğlu’nun evine götürür (Ben kızarttım, sizde şerbetleyip afiyetle yiyin) der, sonra evine çekilir. Sabah erkenden kalkıp namazını kılar, çamaşırlarını değiştirip yatağına uzanır ve (Sevgilinin sevgiliye kavuşmasını) bekler. Ve o gün, o saatlerde ebedi aleme göç etmiştir. Cenaze namazı Selim Sultan Camiinde kılınmış ve Üçler Mezarlığına defnedilmiştir” şeklinde konuştu. Merhum Mehmet Kıcıkoğlu’nun Asitane’nin son iki dedesine ömrünün son yıllarında elinden gelen desteği verdiğine dikkat çeken Kayseri “Mehmet Kıcıkoğlu her Ramazan’da Mehmet Ruhi Dede ve Ankaravi Mehmet Dedeyi bir faytonla Dibekbaşı’ndaki bağına götürür, ramazan boyu orada misafir ederdi. İki dedenin, yalnızca bir kase çorba ile birkaç zeytinle iftar ve sahur yaptığı anlatılır. Bayramdan bir gün önce, iki dede yine faytonla şehre getirilir, Ruhi Dede Tolluoğlu’ndaki evine, Ankaravi Mehmet Dede Asitane’ye bırakılırdı. Tabi Ramazan’ın kışa rastladığı dönemde Meram’a gidilmez, Tollluoğlu’nda kalınır, Kıcıkoğlu ailesi burada da iki dedeyi yalnız bırakmazdı. Zaten burada da evleri yakındı. Son iki dedenin ömrü böyle geçti” dedi. Kayseri, Mehmet Ruhi Dede’nin aynı zamanda şair olduğunu, düz yazıları ile şiirlerini içerin üç adet, eski harflerle yazılmış defterinin Recai Kıcıkoğlu’nun arşivinde bulunduğunu anlattı. Daha sonra Kur’an-ı Kerim tilavet edildi Fatihalar okundu. Asitane’nin son dedesinin kabri başında Mevlevi duası da unutulmadı.

Mehmet Ruhi Dede’nin bir şiiri şöyle:

Bazı cahil hiçbir hacet bitirmez

Her ne ister olsa getirip vermez

İloğlu senin keyfini yitirmez

Ticaret olacak eşyadan al sat

İl ekmeği mihnet ile yenilir

Hacet sahan alsan düşer delinir

Kör olsa da badem gözlü denilir

Ticaret olacak eşyadan al sat

Kolay mıdır ağız eğmek illere

Bazı uyuzlara, bazı kellere

 

Danışılmasa nush eden ehl-i dillere

Ticaret olacak eşyadan al sat

Kazara aldığım hacet kırılsa

Kaçınırsam mal sahibi darılsa

Memnun olmaz fazla bedel verirse

Ticaret olacak eşyadan al sat

Kendi kazanınla pişir aşını

Dırnağın varsa kaşı başını

Tut Ruhi’ya nasihat, eğme başını

Ticaret olacak eşyadan al sat

Yerel Haberleri

TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA