Mazlum Der Konya Şube Başkanı Derviş Argun, Danıştay 8. Dairesinin ilköğretim okullarında uygulanan "Öğrenci Andı"nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etmesine tepki gösterdi. Basın açıklamasıyla tepksini dile getiren Argun, "Andımız", içeriği itibarıyla hem inançlara aykırı ifadeler taşımakta, hem ırkçılık vurgusu ile ayrımcılık tohumları ekmektedir. ifadesini kullandı.
MAZLUMDER Konya Şubesi Başkanı Derviş Argun'un Danıştay'ın "andımız" kararı hakkındaki açıklamasıdır:
YARGI, TOPLUMUN VE ÇAĞIN GELİŞİMİNİN ÖNÜNE GEÇEMEZ
"Andımız" 1930'lu yıllarda faşist ve nasyonal sosyalist diktatörlükler döneminin bir yansıması olarak Türkiye'de de uygulamaya konulmuş, 1972, 1997 ve 12 Eylül darbesi döneminde de bazı ilaveler yapılmış ve 2013 yılına kadar ilkokullarda zorunlu olarak okutulmuştur.
Diktatörlük dönemlerinin kalıntısı "resmi ideoloji" artık bütün dünya ülkelerinin anayasalarında yer almamaktadır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti anayasası halen bünyesinde "resmi ideoloji" barındıran ve içeriği bu ideolojiye göre belirlenen bir anayasadır.
Diktatörlüklerin yıkıldığı, halkların "resmi ideoloji" dayatmalarından kurtulduğu, küreselleşen yenidünyada, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında resmi ideoloji bulunması, bu ideolojik yapılanmanın yargı kararlarının belirleyicisi olması kabul edilebilir değildir.
"Andımız", içeriği itibarıyla hem inançlara aykırı ifadeler taşımakta, hem ırkçılık vurgusu ile ayrımcılık tohumları ekmektedir.
Hiçbir ırkın, başka ırklar üzerinde bir üstünlüğü olmadığı tartışmasızdır. Sadece ırkından dolayı insanların yüceltilmesi veya aşağılanması kabul edilemez. Arap, Kürt, Çeçen, Çerkez, Abaza, Gürcü, Boşnak... Bir sürü ırktan vatandaşların çocuklarının devam ettiği ilköğretim okullarında bu çocuklara "Türküm..." diye ant içirmek devlet eliyle yapılan ırkçı bir uygulamadır.
Irkları ve kültürleri farklı olan çocuklara okutulan bu ayrımcı, dışlayıcı, "ant'1, başta Çocuk Haklan Sözleşmesi olmak üzere Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu birçok sözleşmeye aykırıdır. En başta temel hukuka aykırıdır. Farklılıkları yok sayan ırkçı dayatmanın, militarist toplum kurma özleminin ürünüdür.
2013 yılında, yerinde, doğru ve isabetli bir kararla "andımızın okutulması zorunluluğu kaldırılmıştı. Bu karar, ırkçılığı İdeolojik tercih olarak benimsemiş kesim dışında toplumda geniş kabul görmüş, uygulama hiç bir sıkıntıya sebebiyet vermeden kısa sürede yerleşmiştir.
Aradan beş yıldan fazla zaman geçtikten sonra, toplumu rahatlatan yönetmelik hükmü Danıştay tarafından oy çokluğu ile iptal edilmiştir.
Danıştay, evrensel hukuk kurallarını, toplumun gelişimini ve değişimini dikkate almayan bir karar vermiştir.
Yargı, tartışma ve ihtilafları artırmakla değil, ihtilafları bitiren uzlaştırıcı yaklaşımlar ile kararlarını vermelidir. Danıştay'ın kararı bu gerçeklerden uzak, gündemde olmayan konuyu tartışma zeminine çıkararak toplumsal uzlaşıyı olumsuz etkileyen bir karardır ve fazlasıyla eleştiriyi hak etmektedir.
MAZLUMDER, inanç, kültür, ırk yönünden hak ihlalleri içeren, anne, baba ve çocuklarının rızaları alınmadan zorla ilköğretim okullarında okutulan "andımızın kaldırılmasını sonuna kadar savunmakta, yeniden getirilmeye çalışılmasına şiddetle karşı çıkmakta, Danıştay'ın kararını doğru bulmamakta, siyasi iktidarı, usulü eksiklik taşımayan yeni düzenlemeyi derhal yaparak baskı ve dayatmaya fırsat vermemeye çağırmaktadır.