Mazlumder'den Başbuğ’a tepki

Mazlumder Konya Şubesi’nden yapılan açıklamada, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Trabzon’da Oruç Reis Firkateyni’nde yaptığı konuşmanın tehdit içerdiği ve sivil alana müdahale olduğu kaydedildi.

Mazlumder Konya Şubesi’nden yapılan açıklamada, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Trabzon’da Oruç Reis Firkateyni’nde yaptığı konuşmanın tehdit içerdiği ve sivil alana müdahale olduğu kaydedildi.

Mazlumder Konya Şube Başkanı Derviş Argun, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Trabzon'da Oruç Reis Firkateyni’nde yaptığı konuşmanın oldukça manidar olduğunu kaydetti. Argun, yayımladığı basın bildirisinde “Genelkurmay Başkanı, elinde silah bulunan bir gücün başındadır ve bu güç adına konuştuğunu söylemektedir. Dolayısıyla beyanlarının salt "düşünce açıklaması" kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu beyanlar, halkı ve halkın seçtikleri idarecileri yine halkın askerleriyle hizaya getirme çağrıştıran beyanlardır. Tüm Türkiye'nin şaşkınlık içerisinde seyrettiği son dönem gelişmeler ve özellikle de Deniz kuvvetleri içindeki bir cunta tarafından hazırlandığı kesinleşen "Kafes Eylem Planı"nı görmezden gelen bir üslupla yapılan bu açıklama, hem hukuk dışı hem de sivil alana açık bir müdahaledir” dedi.

HUKUK DIŞI AÇIKLAMALAR

Argun, hak ve özgürlüklerin var olduğundan bahsedilen devletlerde, Silahlı Kuvvetlerin sivil alanla ilgili kamuoyuna açıklama yapmasının hukuk dışı olduğunu kaydetti. Türkiye'deki modern ve post modem askeri darbelerin, sivillere muhtıraların, askeri harcamaların, JİTEM ve psikolojik harp dairesi faaliyetlerinin, Dağlıca, 33 asker ve diğer olaylardaki kusurların, kafes eylem planı, millete komplo planları, lahikaların, yer altından çıkan silahların, suikast planları ve diğer onlarca hukuk dışı faaliyetlerin hesaplarının verilmesi gerektiğine işaret eden Argun açıklamasında şu görüşlere yer verdi: "Kâğıt parçası" ve "Boru" gibi hafife alan beyanlar ve suç işlediği gerekçesiyle tutuklu yargılanan personelin açığa alınmaması hatta ordudan uzaklaştırılmayıp üst rütbelere terfi ettirilmeleri ile Genel Kurmay Başkanının özellikle seçtiğini belirttiği savaş firkateyninde yaptığı açıklama birlikte düşünülürse, TSK mensuplarının işlediği iddia edilen suçlarla ilgili etkin bir soruşturmadan bahsedilmeyeceği açıktır. 25 yılda ölen onca vatan evladına, harcandığı iddia edilen 300 milyar dolara rağmen bitirilemeyen bu savaşın sebep ve saiklerinde değil, bu sebep ve saikleri ortaya koymaya çalışan ‘sivil’ ve ‘ortak akıl’ın üzerine yapılan bu tehdit tonlu açıklamalar kabul edilemez.

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN YANAYIZ

Argun, “Kim olursa olsun zalime karşı ve mazlumdan yana” ilkesini benimseyen Mazlumder’in, düşünce açıklamanın bir insan hakkı olduğunu bildiğini ve düşünce özgürlüğünü savunduğunu belirterek, “Ama düşünce özgürlüğü olarak nitelendirilemeyecek, hukuku dikkate almayan, tehdit çağrıştıran açıklamaların da karşısında olmayı bir görev bilir. Hesap verebilirliğin ve şeffaflığın oluşmadığı durumlarda, hesap soranların varlığı hem gerekli hem de ahlaki bir zorunluluktur. Bu sebeple de toplumsal kalitenin artması adına hesap soran sivillerin tehdit değil takdir edilmesi gerekmektedir” diye kaydetti.

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?