MAZLUMDER: İdamlardan İslam İşbitliği Teşkilatı da sorumludur

MAZLUMDER Konya Şubesi, Mısır'daki idam kararlarına sert tepki gösterdi. Yapılan açıklamada dünya ve batılı ülkeler kadar İslam İşbirliği Teşkilatı'nın da katliam ve idamlardan sorumlu olduğu belirtildi.

MAZLUMDER Konya Şubesi'nden yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:

" Mısır’da, Hüsnü Mübarek rejiminin halk ayaklanmasıyla devrilmesinden  sonra yapılan seçimlerde, Müslüman Kardeşler' in adayı Muhammed Mursi kullanılan oyların  yüzde 52'sini alarak Mısır’ın serbest seçimlerle kazanan ilk cumhurbaşkanı olmuştu. Seçildiği günden itibaren  bürokratik ve jüristokratik engellemelere muhatap olan Mursi, içeriden darbeci muhalefet  ve dışarıdan darbecilere verilen destek sayesinde  devrilmiş ve hapse atılmıştı.

Darbelerin  uluslararası destek olmadığı sürece gerçekleştirilmesinin zor olduğu bilinen bir gerçektir. Sisi darbesi de Mısır iç dinamikleri ile izah edilebilecek bir durum değildir. Mursi’nin,  Gazze’nin can damarı olan Refah sınır kapısını açması, tünellerin kullanımını kolaylaştırması; buna karşılık darbeci Sisi yönetiminin  darbenin hemen ardından ilk icraat olarak Refah sınır kapısını kapatarak tünelleri yıkmaya başlaması, darbenin kim ya da kimler için yapıldığı konusunda önemli bir ipucu vermektedir. Bu darbenin,  İslam coğrafyasında örgütlü İslami yapıları zayıflatma, itibarsızlaştırma, kriminalize  etme   ve bu sayede kukla yönetimlerin önünü  açma planının bir parçası olabileceği unutulmamalıdır.  Bangladeş’te Cemaati İslami yönetici ve mensuplarına yönelik yargı darbesi ile General Sisi darbesi arasındaki benzerlik, keza Bangladeş’te Cemaati İslami’nin kapatılması kararı ile  İslam dünyasının en köklü siyasi hareketi olan İhvanı’nın Mısır’da kapatılması kararı arasındaki benzerlik  dikkat çekicidir. Aile saltanatlarının hüküm sürdüğü bölge ülkelerinin,  sokaklarının özgürlük çağrısını askeri darbelerle berhava etme çabalarından sonuç alamayacakları bilinmelidir.  Kendi menfaatlerine dokunduğunda dünyayı ayağa kaldıran Birleşmiş Milletler’in,  Avrupa Birliği’nin, keza darbenin yaşandığı günden bu yana sessizliğini koruyan, neredeyse hiçbir krizde fonksiyonunu icra edemeyen İslam İşbirliği Teşkilatı’nın yaşanan katliamlarda ve verilen idam kararlarında sorumlulukları vardır.

Hiçbir meşruiyeti  olmayan darbenin ardından darbeci yönetimin kurduğu olağanüstü mahkemeler, "şiddete teşvik ve karakollara saldırı suçlamasıyla" darbeye ve darbecilere direnen 529 kişiyi 25 Mart tarihi itibariyle idama mahkûm etmiştir. İdam kararlarının büyük çoğunluğu Müslüman Kardeşler Teşkilatı mensuplarına yöneliktir. Bu durum hukuki  yollarla mücadele etme yeteneği ve ahlakından mahrum olan darbecilerin, gayri hukuki yöntemlerle İhvanı Müslimin'i yok etme çabalarının bir sonucudur."

Yerel Haberleri

MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA
KONYA'NIN SU GÜVENLİĞİ