Maaşı Düşürülen İşçiye Yargıtay’dan Kötü Haber: Kendi İmzası Tazminatından Etti!

Ücret indirimine yazılı rıza gösterip işten ayrıldıktan sonra dava açan işçiye Yargıtay 'dur' dedi. Kendi el yazısıyla imza atan işçinin talebi reddedildi.

Inşaat sektöründe yaşanan ekonomik darboğaz, emsal nitelikte bir yargı kararına konu oldu. İşe devam edebilmek adına ücretinde indirimi kabul eden, ancak işten ayrıldıktan sonra dava açarak eksik ücret ve tazminat talep eden işçi, son noktayı koyan Yargıtay engeline takıldı. High court, kendi rızasıyla imza atan işçinin fesihten sonra hakkından vazgeçmesini dürüstlük kuralına aykırı buldu.

Ekonomik Kriz Sonrası Ücret İndirimi Teklifi

Bir inşaat firmasında kaynakçı olarak çalışan işçi, şirketin ekonomik sıkıntıya girmesi üzerine çalışma şartlarında esaslı değişiklik bildirimiyle karşılaştı. Şirket yönetimi, "feshin son çare olması" ilkesinden hareketle işçi kıyımı yapmak yerine ücretlerde indirime gitmeyi teklif etti.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca hazırlanan evraka göre işçiye 6 iş günü süre tanındı. Davacı işçi, aynı gün kendi el yazısı ve imzasıyla indirimi kabul ettiğine dair muvafakatnameyi işverene sundu.

İşten Ayrılınca Mahkemenin Yolunu Tuttu

Aradan geçen sürenin ardından işten ayrılan çalışan, İş Mahkemesi'ne başvurarak iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini öne sürdü. Ücretinin düşük gösterildiğini, fazla çalışma yaptığını ve izinlerinin kullandırılmadığını iddia eden işçi; kıdem, ihbar tazminatı ve eksik ödenen ücret alacaklarını talep etti.

Davalı şirket ise işçinin kendi isteğiyle izne ayrılıp geri dönmediğini ve tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istedi. Yerel mahkeme ve ardından Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) işçiyi haklı bulsa da dosya temyiz üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne taşındı.

Yargıtay: Karardan Dönmek Dürüstlükle Bağdaşmaz

Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemelerin kararını bozarak emsal bir hükme imza attı. Kararda, İş Kanunu'nun işçiyi koruma amacına vurgu yapılmakla birlikte, tarafların karşılıklı anlaşarak ücret indirimine gitmelerinin yasal ve geçerli olduğu belirtildi.

İşçinin irade fesadı (baskı, kandırılma vb.) iddiasını ispatlayamadığına dikkat çekilen Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:

"Davacının çalışma şartlarındaki değişikliğe önce rıza gösterip iş sözleşmesinin feshinden sonra irade fesadı iddiasına dayanarak eksik ödenen ücret alacağı talebinde bulunması dürüstlük kuralına aykırıdır. İşçinin kendi el yazısı ve imzası bulunan muvafakat belgesine değer verilmesi gerekir."

Bu kararla birlikte, iş yerinde çalışma şartlarındaki değişikliği ve maaş indirimini yazılı olarak kabul eden çalışanların, fesihten sonra bu kararlarından tek taraflı olarak dönemeyecekleri kesinleşmiş oldu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri

SGK TAKVİMİ DUYURDU
60 Dönümle Başladı, 500 Dönüme Ulaştı
SIFIR OTOMOBİLDE TEMMUZ SÜRPRİZİ
KİRAZDA ÜZEN SEZON VİŞNEDE GÜLDÜRECEK Mİ?
CEBİMİZİ EN ÇOK O HİZMET YAKTI