Büyük Türk düşünürü Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin yedi meşhur öğüdünden hareketle, Hollanda’nın Lahey kentinde düzenlenen Türk Festivali çerçevesinde ‘Mevlana Rumi ve Konya Kriterleri’ adlı panel düzenlendi. Panelde Mevlana’nın düşünceleri ve bunların günümüz sorunlarına getirdigi çözüm önerileri masaya yatırıldı.
Avrupalı Türk Demokratlar Birligi (UETD) Hollanda ile Lahey Türk Platformu tarafından düzenlenen panele, Lahey Büyükelçiligi Din Hizmetleri Müsaviri Doç. Dr. Bülent Şenay, Twente Üniversitesi ögretim üyesi Prof. Mehmet Akşit, yazar Sadık Yemni, UETD Genel Sekreteri Ahmet Suat Arı ve uluslararası yardım kuruluşu Cordaid görevlisi Roranld Lucardie katıldı.
Mevlana’nın asırlar önce seslendirdigi fikirlerin ve verdiği öğütlerin, başta fakirlik olmak üzere yeryüzünün bugün yasadıgı toplumsal ve sosyal sorunlarına esaslı bir reçete teşkil ettigini belirten konuşmacılar, bu öğütlerin Avrupa’ya da ciddi katkılar yapacagına dikkat çektiler. Panelde, Mevlana’nın ‘Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol. Sefkat ve merhamette günes gibi ol. Baskalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol. Hoşgörürlükte deniz gibi ol. Ya oldugun gibi görün ya göründügün gibi ol.’ içerikli yedi öğüdü, etraflıca irdelendi.
Hollanda Parlamentosu Basın Merkezi Nieuwspoort’ta gerçekleşen panelin moderatörlüğünü yapan Ahmet Suat Arı, açılıs konusmasında Mevlana’nın öğütleri dogrultusunda toplumsal bir harmoni olusturma amacında olduklarını belirtti ve Konya Kriterleri konulu panelin düzenlenmesindeki sebepleri su sekilde sıraladı. “Öncelikle Lahey’de düzenlenen Türk Festivali sözkonusu panelin düzenlenmesine vesile olmustur. Mevlana’sız bir Türkiye’nin anlatılması eksik olurdu. Diger taraftan bir çogumuzun hatırlayacagı üzere, “2007 Mevlana ve Hoşgörü Yılı” bir çok ülkede olmak üzere, Hollanda’da da çok geniş şekilde kutlanmıştı. Bu yıl gelen yoğun istek üzerine Hollanda’da Mevlana etkinlikleri 2011 yılına kadar uzatılmıştı. Bir başka sebep ise, 2010 yılının Avrupa Komisyonu tarafınan yoksulluk ve sosyal dıslanmıslıkla mücadele yılı olarak ilan edilmesidir. Son olarak, Avrupa ülkelerinde tartışılan entegrasyon meselesi ve her geçen yıl aratarak devam eden islamafobi, ırkçılık ve kutuplaşma’ya karşı Mevlana Celaleddin Rumi’nin mesajları vardır. Bütün bunlar bizi Hollanda’da “Konya Kriterleri” konulu toplantı düzenlemeye yönlendiren belli başlı sebeplerdir”.
AVRUPALILARA İSLAMİYET'İ HATIRLATTI
Ahmet Suat Arı’nın açılıs konuşmasından sonra Hollandaca Türkçe hazırlanan, Ömer Tugrul İnançer ile yapılan bir şöylesinin DVD belgeseli gösterildi. Konuya giriş mahiyetindeki Mevlana düsüncesini öz olarak anlatan belgeselden sonra konuşmacılar söz alarak bu konudaki görüşlerini belirttiler.
Panelde ilk söz alan yazar Sadık Yemni ‘Konya Kriterleri’ başlığının kendi fikri oldugunu ve bunun katıldığı bir tartısma programında ortaya çıktıgını söyledi. Bundan 5 yıl önce katıldıgı “Avrupa Medeniyeti” konulu bir toplantıda, Avrupa’nın üzerinde yükseldiği değerler ifade edilirken, bunlar arasında İslam’a yer verilmedigini belirten Yemni, toplantıdan sonra katılımcılarla konuştugunu ve Avrupa medeniyetinin oluştuğu değerler arasında İslam’ın da yer aldığını kendilerine hatırlattığını kaydetti.
Yemni, o günden sonra özellikle Türkevi Derneği desteğiyle Mevlana’nın fikirlerinden hareketle ‘Konya Kriterleri’ adlı bir tartışmaya öncülük ettiğini söyledi.
BARIŞ İÇİNDE YAŞAMANIN YEDİ BASAMAKLI REÇETESİ
Bütün dinlerin barış içinde, bir arada yasamayı ve insanların huzurlu bir hayat sürmelerini amaçladıgını belirten Prof. Mehmet Akşit, bunun için de yedi basamaklı bir reçete oldugunu söyledi.
Akşit’e göre ilk basamak insanın kendisini tanıması. İkinci basamak ise ne istedigini ve istemedigini bilmek. Altın basamak olarak adlandırdığı üçüncü adımın da kendimiz için istemediğimizi baskası için de istememek oldugunu belirten Prof. Akşit, dördüncü adımı da orta yolu seçme şeklinde adlandırdı. Prof. Akşit, sonraki adımları da şefkat ve affedici olma seklinde tanımladı. Bu basamakları takip eden herkesin Mevlana’nın gösterdiği yola çıkacağını kaydeden Akşit, bu yolunsa toplum içindeki sorunları çözüp beraberce barış içinde yasamaya aracılık edeceğini ifade etti.
MEVLANA CELALEDDİN'İ RUMİ EVRENSEL DEĞERDİR
Mevlana Celaleddin Rumi’nin asırlar önce dile getirdiği öğütler ve felsefesinden günümüz insanının alacak çok dersler olduğunu anlatan Doç. Dr. Bülent Şenay da Rumi’nin sadece bir toplum veya kültüre ait olmadığını, evrensel olduĞunu dile getirdi.
“Evrensel olduğu için öğretileri geniş cografyada tartısılıyor.” diyen Şenay, dünyanın dört yanında Mevlana’nın felsefesine olan ilgiden bahsetti. Mevleviligin din olmadığını; İslam’ı anlattıgını söyleyen Doç. Şenay, “Bu sevgi dilinden alınacak çok mesaj var.” diye konuştu.
Bu sevgi dilinin ‘multikültürellige’ degil ‘interkültürellige’ işaret ettigini ileri süren Şenay, iki kavram arasındaki farkı söyle açıkladı: “Multikültürellikte herkes kendi yerleşim yerinde, kendisiyle meşgul, ama interkültürellikte ise herkes bir şekilde birbiriyle iletişim halinde. Aralarında bir bağ ve empati var. Mevlana’nın birlikte yasama felsefesi bunu öngörüyor.”
MEVLANA FELSEFESİ AVRUPA'YA BİR ARMAĞAN
Uluslararası yardım kuruluşu Cordaid görevlisi Ronald Lucardie ise bilimsel açıdan ilgisini çektiği için Mevlana’yı arastırdığını, Mevlana’nın felsefesinin Avrupa için büyük bir armagan olacağını söyledi.
İslam’ın Avrupa’ya katkısını görmezden gelen, İslamsız bir Avrupa fikrini ileri sürenlere karşı olduğunu belirten Lucardie, İslamsız bir Avrupa’nın eksik olacağını belirtti. Hollanda’daki sorunların en önemli sebebinin geçmişte sahip olunup da simdi unutulan değerler oldugunu ileri süren Lucardie, kaybedilen bu değerlerin Mevlana felsefesinde yer aldıgını sözlerine ekledi.
(Haber 7)