Libya'da bugün neler oldu?

Libya'da çatışmalar sürerken ülkeden kaçışlar da son sürat devam ediyor...

16.55: LİBYA'DA BİR TÜRK DAHA ÖLDÜ

Kırşehir’den Libya’ya işçi olarak giden Şaban Durmuş, tahliye edilmeyi beklerken kalp krizi geçirip öldü.

Binden fazla kişinin öldüğü Libya'da yaşanan gerilim beraberinde stresi de artırınca bir Türk işçi bu yüksek tansiyona dayanamayarak kalp krizi geçirdi. İki hafta önce Libya'ya giden Şaban Durmuş, feribot beklerken canından oldu.

Soğuk demir ustası olan Şaban Durmuş'un ölüm haberini alan Kaman'daki ailesi gözyaşlarına boğuldu. Eve gelen Kaman kaymakamı Mustafa Çiftçi ve ilçe müftüsü acı haberi aileye verdi. Şaban Durmuş'un bir yıldan beri yurt dışında çalışmaya gittiğini kaydeden ailesi, "Daha önce Çeçenistan'a ve başka ülkelere de gitti. Sadece belinden ağrısı vardı. Para kazanmak için gittiği Libya da hayatını kaybetti." dediler.

İki hafta önce Libya'ya giden Şaban Durmuş'un eşi Sevim Durmuş,"İki gün önce telefonda görüştük. Sağlık durumunun iyi olduğunu ve feribot beklediğini söyledi. Daha sonra haber alamadık."şeklinde konuştu.

Haberi alan yakınları cenaze evine gelmeye başladı.Cenazenin nerede olduğu öğrenilemezken ailesi cenazenin biran önce kendilerine ulaştırılmasını istedi. İHA


16.52:
MISIR'IN İSKENDEREYE KENTİ ÜZERİNDEN 180 TÜRK DAHA THY'NİN ÖZEL SEFERİYLE İSTANBUL'A GETİRİLDİ

Libya'dan Mısır'ın İskenderiye kentine geçen 180 Türk daha THY'nin özel seferiyle İstanbul'a getirildi. İskenderiye'den kalkan THY ait TK 3997 sefer sayılı uçak, saat 14.55'te 180 yolcusuyla İstanbul Atatürk Havalimanına indi. Yolculardan Mesut Ulusoy, 5 gün boyunca 200 kişi Derne'de düğün salonu gibi bir yerde kaldıklarını belirterek, daha sonra taksilerle Mısır sınırına geldiklerini söyledi. Halkın elinde olan yolların güvenli olduğunu ifade eden Ulusoy, çalıştıkları yerleri yağmalayanların daha sonra kendilerini evlerinde ağırladıklarını anlattı. Gürcan Erman da kendi imkanlarıyla Mısır'a kaçtıklarını belirterek, yollarda sorun yaşamadıklarını ifade etti. Eşinin Libya'daki bir İngiliz firmasında proje müdürü olarak görev yaptığını anlatan Eylem Atılgan da olayların büyük bölümünün dışarıya yansımadığını, yerel halktan aldıkları bilgiye göre 4 gün önce Labrak havaalanına indirilen 700 paralı askerin öldürüldüğünü öne sürdü. Sivil halkın tamamının silahlı, güvenliğin ise gençler tarafından sağlandığını ifade eden Atılgan, yerel halkın iyi davrandığını ve Türkler'e sempati duyduğunu dile getirdi. Bu arada, İskendireye'den gelen ve saat 16.20'e Atatürk Havalimanına inen TK 3699 sefer sayılı ikinci THY uçağında da 120 civarında Türk'ün İstanbul'a getirildiği öğrenildi.

16.45: ZAVİYE'DEKİ ÇATIŞMALARDA 10 KİŞİ ÖLDÜ

Libya'nın başkenti Trablus'un batısındaki Zaviye şehrinde Libya lideri Muammer Kaddafi'ye bağlı kuvvetlerle muhalifler arasında çıkan çatışmalarda en az 10 kişinin öldüğü bildirildi. Merkezi Bingazi'de bulunan Kurina gazetesi, onlarca kişinin yaralandığı olaylarda ölü sayısının artabileceğini kaydetti.

16.42: KADDAFİ: "GÖSTERİCİLER BİN LADİN'İN ÇIKARLARINA HİZMET EDİYOR"

Libya lideri Muammer Kaddafi, Libya'daki göstericilerin El Kaide lideri Usame Bin Ladin'in çıkarlarına hizmet ettiğini belirtti. Sert çatışmaların ardından ülkesinin büyük bölümünde kontrolü kaybeden Kaddafi, Libya devlet televizyonuna telefon ile yaptığı açıklamada, "Libya'nın çocukları" olarak nitelendirdiği ölenlerin yakınlarına taziyelerini sundu. Kaddafi, halkın birbiriyle savaştığını ve halüsinasyona yol açan ilaçların etkisi altında olduklarını da ifade etti.

İşte Kaddafi'nin konuşmasından satır başları:

- Protestolar uyuşturucu yüzünden yapılıyor. Bir avuç kişi bu suçları işliyor. Ama bu tür eylemlerde tamamen genç insanlar manipüle ediliyor, genç insanlar sömürülüyor.

- Bin Ladin zaten daha önce de neler yapacağını söylemiş, 20 yaşın altındaki gençleri kullanacağını söylemişti.

- İç karışıklıktan Bin Ladin sorumlu. Bu eylemlerde tamamen genç insanlar sömürülüyor. Bin Ladin daha önce de gençleri sömüreceğini söylemiş bir kişi. Neden böyle bir gençlik var.

- Aslında bizim bu boş konuşmalara harcayacak zamanımız olmamalı.

- Bizi kıskanıyorlar. Hepimiz Müslüman'ız. Hepimiz peygambere inanıyoruz. Çocuklarımızın el kaide tarafından manipüle edildiği çok açık.

- Bu süreç içinde, bütün bu eylemleri ABD’nin tetiklediği aşikar. Bu gençlerin tutuklanması lazım. Ülkenin istikrara kavuşması için evlerinizden çıkın, çocuklarınızı geri getirin. Hap ve uyuşturucu kullanıp, ellerinde silahlarla sokaklara çıkıp, etrafa ateş ediyor.

- Evlerin erkekleri sokağa çıkmaktan korkuyorsa, kadınlar çıkıp çocuklarını geri getirsin.

- Müslüman kardeşler bile bunun bir parçası olmadı çünkü el kaide ile ideolojileri çok farklı. Müslüman kardeşler Allah’a inanıyor. Müslüman Kardeşler’in ideolojileri El Kaide’den tamamen farklı.

- Tabiî ki silaha sarıldıkları anlar da oldu ama El Kaide ve ideolojisinin ne olduğunu biliyoruz.

- Teröristlerin ülkenizi sizin elinizden almasına izin vermeyin. Bu dünyada insanlara paralar teklif edildi, evler teklif edildi. Tüketici toplumlara krediler verildi bu şekilde şeker, domates, yağ almaları kolaylaştırıldı. Sizler bu ülkenin gelirleri olarak kendi varlıklarınıza, petrolünüze sahip çıkabilirsiniz. Sokaklara dökülen bir avuç çocuk sizi korkutmasın.

- Bütün bunlar yerel komitelerle oluşacak. Ulusal açıdan benim bir iktidarım yok. Ben bütün gücü halka verdim.

- Öncelikle bu sokaklara dökülen çocukların ailelerine seslenmek istiyorum. Ailelerinden koparıldıktan sonra sokaklarda vurulup hastanelere kaldırılıyor bu çocuklar. Çocuklarınızla konuşup annelerinin babalarının sözlerine itaat etmelerini söyleyin.

- Kimse Irak’taki savaştan bahsetmiyor. Tayland’da sayısız darbe oldu kimse ondan bahsetmedi. Şunu söylemek istiyorum ki benim Libya’da bir iktidarım yok. Bütün güç halk komitelerinde. Sokaklardan gördüklerimiz uluslararası terörün desteklediği şeyler.

- Felluce’de insanların neler yaptığını gördük. Bütün şehri yok ettikler. Saddam Hüseyin’in El Kaide ile bağlantısı var diye Irak’a da saldırdılar.

- Bu insanlar sizin çocuklarınızı yanlış yönlendirmeye çalışıyor. Onları manipüle ediyorlar. Onların amaçları burayı da yok etmek. Kutsal savaştan bahsediyorlar ama her yeri yakıp yıkarak nasıl yapacaklar.

- Her yerde silahlar satılıyor. Eğer istediğniz buysa eğer böyle bir ülke görmek istiyorsanız size iyi şanslar. Görüyorım ki olan bitenden çok mutlusun. Bunu anlayamıyorm.

- Bir kez daha söylüyorum. Çocuklarınızı geri çağırın ve biz onları rehabilite edelim. Silahları onların elinden alın. Kardeşlerim kız kardeşlerim sizin sorumluluklarınız var. Aydınlar, siz bu gençlere neler olduğunu sorgulayın.

- Zaviye bütün aşiretlerin anasıdır. Lütfen beni hayal kırıklığına uğratmayın. Yoksa çok sinirleneceğim. Yüzümüzü size dönüp, ülkeyi zarara uğratacağız. Öyle bir öfkeye kapılırsak sonuçları çok kötü olacak.

- Zaviye’ye huzur diliyorum.

OĞUL KADDAFİ'DEN DÜNYAYA ÇAĞRI

Libya lideri Kaddafi'den dakikalar önce kamuoyunun karşısına çıkan Seyfülislam Kaddafi ise ülkesinin kapılarının artık "tüm dünyadan" gazetecilere açık olduğunu söyledi. Libya'da geçtiğimiz hafta patlak veren halk isyanının ardından yabancı gazetecilerin ülkeye girişi kısıtlanmıştı.

Libya ajansı Jana'ya göre, Seyfülislam, El Libia televizyonuna yaptığı açıklamada, "Ülkeyi dünyanın her yerinden gazetecilere açtığımızı dünyaya ilan  ediyoruz" dedi.

Seyfülislam, göstericilerin üzerine hava saldırısı yapılmadığını yerinde görmek için gazeteciler ile diplomatların davet edildiğini de sözlerine ekledi.

Libya Dışişleri Bakan Yardımcısı Halid Kaym, ülkeye yasadışı yollardan giren gazetecilerin, "El Kaide işbirlikçisi ve kanun kaçağı sayılacağını" belirtmişti. Kaym, CNN, El Arabiya ve BBC'nin Arapça yayın yapan kanalından 3 ekibe izin verildiğini söylemişti.

Seyfülislam Kaddafi'nim ayrıca yaklaşık 1 haftadır süren olaylarda ölenlerin sayısının da abartıldığını söylediği belirtildi. 

Libya'da hükümet, ülkenin doğusundaki ve başkentin yakınındaki belli başlı şehir ve kasabaların isyancıların eline geçmesinden sonra ülkede kontrolü sağlamaya çalışıyor. İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini dünkü açıklamasında, olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısının 1000'i bulduğunu tahmin ettiklerini söylemişti.

15.58: NATO GENEL SEKRETERİ RASMUSSEN: "NATO, LİBYA'YA MÜDAHALE PLANLAMIYOR"

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, ittifakın Libya'ya herhangi bir müdahale planı olmadığını söyledi. Ukrayna'yı ziyaret eden Rasmussen, basına yaptığı açıklamada, "Olumsuz yansımaları olsa da Libya'daki durumu NATO ve müttefiklerine doğrudan tehdit olarak değerlendirmediklerini" belirtti. Rasmussen, "NATO'nun (Libya'ya) herhangi bir müdahale planlamadığını vurgulamak isterim. Bu doğrultuda herhangi bir talep almadık ve her türlü eylem BM yetkisine dayanmalıdır" şeklinde konuştu. Adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir AB yetkilisi, Libya'daki insani durumun daha da kötüleşmesi ihtimaline karşı askeri güce başvurulması seçeneğini de değerlendirdiklerini bildirmişti.

15.50:
KADDAFİ'NİN KONTROLÜNÜ KAYBETTİĞİ YERLER DOĞUDAN BATIYA YAYILDI

Libya lideri Muammer Kaddafi'nin ülke toprakları üzerindeki hakimiyetinin, kontrolü kaybettiği yerlerin doğudan başkent yakınındaki bazı merkezlere yayıldığı haberlerinin gelmesiyle azaldığı görülüyor. Kaddafi'nin hakimiyetini sürdürüp sürdüremeyeceğini belirleyecek dört stratejik bölge bulunduğu belirtiliyor. Bunlar başkent Trablus, Kaddafi'nin memleketi Sirte şehri, Sirte Körfezinin petrol sahaları Ras Lanuf ve Marsa el-Brega. İsyanın başladığı ülkenin ikinci büyük kenti Bingazi'nin de içinde bulunduğu kuzeydoğudaki Sirenaik bölgesinde artık merkezi hükümetin kontrolünün bulunmadığı belirtiliyor. Bölgede muhaliflerin kontrolünün batıdaki Ecdabiye'ye kadar uzandığı bildiriliyor. Trablus'taki görgü tanıkları, başkentte Kaddafi'ye bağlı güçlerin kontrolü kaybettiğine dair bir işaretin bulunmadığını belirtiyorlar. Kentte üniformalı polislerin her zaman olduğu gibi trafiği yönettiği, devlet televizyonunun yayına devam ettiği bildiriliyor. Buunla birlikte, bakentten sadece bir saat uzaklıktaki şehirlerdeki sokaklarda Kaddafi karşıtı silahlı milislerin devriye gezdiği, polis ve askerin ortada görülmediği belirtiliyor. Ülkeden kaçan Mısırlı işçiler bugün, başkentten 120 kilometre ötedeki Zuara'nın hükümet karşıtı milislerin kontrolünde olduğunu söylediler.

Trablus'tan 200 kilometre uzaklıktaki Misrata'nın bir sakini, Reuters'a telefonla verdiği bilgide, şehrin muhalefetin kontrolünde olduğunu ancak Kaddafi'nin oğullarından birinin komutasındaki bir paramiliter gücün havalimanı yakınında saldırıda bulunduğunu söyledi. Kentten çekilen fotoğraflarda resmi binaların Kaddafi karşıtlarının benimsedikleri yeşil-siyah-kırmızı bayraklara büründüğü görülüyor. Ras Lanuf ve Marsa El Brega limanlarından petrol sevkiyatı yapılıyor. Bir terminal ile rafinerinin bulunduğu Marsa el Brega'daki durum konusunda güvenilir bir bilgi bulunmuyor. Kurina gazetesi pazartesi günü, bir petrol terminaliyle bir petrokimya tesisinin bulunduğu Ras Lanuf'ta ayaklanmanın başladığını bildirmişti. Akdeniz kıyısında bulunan Sirte bölgesinde birçok petrol üretim sahası bulunuyor. Ancak buranın, Kaddafi'nin memleketi olması dolayısıyla bu şehrin daha ziyade hükümet açısından psikolojik bir önemi bulunuyor. Sirte'nin merkezin kontrolünde olduğu, kontrol noktalarında asker ve polislerin bulunduğu belirtiliyor. Kaddafi Sirte'yi bir çöl kasabasından zirve toplantılarının yapıldığı bir merkez haline getirmişti. Zaviye ile birlikte Trablus'a batıdan giriş yolu olan sahildeki Sabratha'ya salı günü çok sayıda asker sevkedildiği bildirilmişti. O zamandan beri bu şehirden haber gelmiyor. Sabratha'nın doğusuna düşen, bir petrol rafinerisinin bulunduğu Zaviye'de de büyük bir askeri mevcudiyetin olduğu bildiriliyor.

Ülkenin yerleşimin seyrek olduğu çöllük güneyinde, Libya'nın geleceğini belirlemede önemli rol oynayabileceği belirtilen aşiretler bulunuyor. Facebook yoluyla gelen haberlerde Trablus'un 100 kilometre güneyindeki Garyan'da çatışmaların olduğu haberi geldi. Cezayir sınırındaki petrol zengini Hadames'ten ise haber alınamıyor. Güneyin daha da derinliklerinde yeralan Sabha'nın ise muhtemelen hala Kaddafi'ye bağlı olduğu zannediliyor. Yabancı gazeteciler sadece Bingazi çevresindeki bölgeye gidebildikleri için, Libya'dan gelen haberleri bağımsız kaynaklarca doğrulatmak mümkün olmuyor.

15.39: TÜRKLERİ YURDA GETİRECEK "SAMSUN" GEMİSİ, HAVA MUHALEFETİ NEDENİYLE GİRİT AÇIKLARINDA DEMİR ATTI

Libya'daki Türkleri yurda getirecek "Samsun" gemisi, hava muhalefeti nedeniyle Girit Adası açıklarında demirledi. Libya'da meydana gelen olaylar nedeniyle bu ülkede mahsur kalan Türkleri getirmek için, İstanbul Sarayburnu'ndan bu sabaha karşı hareket eden Deniz Cruise Ferrylines şirkine ait, Kaptan Atilla Günsur yönetimindeki "Samsun" adlı gemi, olumsuz hava koşulları nedeniyle Girit adası açıklarında demirletildi. Gemi, hava koşullarının düzelmesinin ardından Trablus'a doğru tekrar yola çıkacak.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN
Gemide, Türk Kızılayının hazırladığı bin kişilik gıda ve sağlık yardım malzemesinin yanı sıra, 39 personel, İstanbul Deniz Şube Müdürlüğünde görevli 5 polis, 4 yolcu, İstanbul Ulusal Medikal Kurtarma ekibinden 1 doktor, 1 hemşire ve 2 teknisyen ile Anadolu Ajansı muhabirleri bulunuyor.

15.34: YİĞİT AKÜ TRABLUS'TAKİ AKÜ FABRİKASINDAKİ İŞBİRLİĞİNİ ASKIYA ALDI

Yiğit Akü, Libya'daki olaylar nedeniyle Trablus'ta bulunan akü fabrikasındaki sözleşmeli işbirliğini geçici olarak askıya aldı. Yiğit Akü Genel Müdürü Hulki Büyükkalender, yaptığı yazılı açıklamada, Libya'da personellerinin bulunmadığını belirtti. Olayların durulması sonrasında işlerine kaldıkları yerden devam edebileceklerini dile getiren Büyükkalender, fabrikanın herhangi bir zarar görmemesini dilediklerini, şirket olarak değişebilecek durumlara göre plan geliştirdiklerini kaydetti. Büyükkalender, Mısır İskenderiye'deki akü fabrikalarının ise olaylardan etkilenmeden normal çalışmasına devam ettiğini bildirdi.

KADDAFİ AİLESİNİN EN BÜYÜK KORKUSU - TIKLA
15.17: SİVİLLER TARAFINDAN KURULAN KOMİTE 36 "PARALI ASKERİ" GÖZALTINA ALDI

Libya'nın doğusundaki Bingazi kentinde Libya lideri Muammer Kaddafi'nin Afrika ülkelerinden getirip yetiştirdiği paralı askerlerin kullandığı bir yerleşkenin yerle bir edildiği ve kentin kontrolünün ele geçirilmesinin ardından kurulun güvenlik komitesinin "36 paralı askeri" göz altına aldığı bildirildi.

Görgü tanıkları, binanın yıkılmasında çekicilerin ve kepçelerin kullanıldığını, bir iş makinasının halen enkaz yerinde olduğunu belirtti. Kent sakinleri, kentin kontrolünün ele geçirilmesinin ardından pazartesi günü siviller tarafından oluşturulan bir güvenlik komitesinin Çad, Nijer ve Sudan'da getirilmiş olan "36 paralı askeri" gözaltına aldığını da söyledi. Mücadeleyi sürdürme konusunda kararlı olan Libyalılardan Ahmet Sovesi (40), "Bu bölgedeki tüm insanlar Kaddafi'den nefret ediyor.

Yeniden saldırması durumunda biz hazırız. Bizim silahımız yok ancak ölmeye hazırız" dedi. Yaklaşık 700 bin kişinin yaşadığı sahil kentini, göstericilerin kontrolü ele geçirmesiyle sonuçlanan şiddet olaylarının ardından kurulan "halk komiteleri" yönetmeye başladı. Kentteki bir polis yetkilisi de artık kendisinin ve meslektaşlarının sokağa dönebileceklerini belirterek, "Daha önce bunu yapamadık çünkü halk sokakta polis istemiyordu. Ancak biz onlarla birlikteyiz, onları terk etmedik" diye konuştu.



14.44: SEYFÜLİSLAM KADDAFİ: "LİBYA TÜM GAZETECİLERE AÇIK"

Libya lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam, Libya'nın artık "tüm dünyadan" gazetecilere açık olduğunu belirtti. Libya ajansı Jana'ya göre, Seyfülislam, El Libia televizyonuna yaptığı açıklamada, "Ülkeyi dünyanın her yerinden gazetecilere açtığımızı dünyaya ilan ediyoruz" dedi. Seyfülislam, göstericilerin üzerine hava saldırısı yapılmadığını yerinde görmek için gazeteciler ile diplomatların davet edildiğini de sözlerine ekledi. Libya Dışişleri Bakan Yardımcısı Halid Kaym, ülkeye yasadışı yollardan giren gazetecilerin, "El Kaide işbirlikçisi ve kanun kaçağı sayılacağını" belirtmişti. Kaym, CNN, El Arabiya ve BBC'nin Arapça yayın yapan kanalından 3 ekibe izin verildiğini söylemişti.

14.44: AB, LİBYA'YA "ASKERİ OPERASYON" YAPABİLİR


Avrupa Birliği (AB), 6 bine yakın AB vatandaşının bulunduğu Libya'da insani durumun daha da kötüleşmesi halinde "askeri operasyon" yapabileceğini bildirdi. Adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir AB yetkilisi, silahlı müdahale konusunda "Üzerinde çalıştığımız ihtimallerden birisi bu" dedi. Bu tür bir müdahalenin amacını açıklamaktan kaçınan yetkili, "Bir ihtiyat planı hazırladığımızda, bu, BM Güvenlik Konseyi'ni harekete geçireceğimiz anlamına gelmez" ifadesini kullandı. AB Komisyonu'nun insani yardım biriminin, "insani bir askeri operasyonda" ne tür sivil ve askeri kapasitenin kullanılabileceği konusunda üye ülkelerle danışmalarda bulunduğunu anlatan yetkili, henüz silahlı bir operasyon noktasının uzağında olduklarını ve ihtimaller üzerine hazırlık yaptıklarını kaydetti. AB Komisyonu'na göre, Libya'da olaylar başladığından bu yana 5 bin civarında AB vatandaşı ülkeyi terk etti. Hala Libya'da bulunan AB vatandaşlarının sayısı konusunda net bir rakam verilemiyor.

14.37: ACTIONS LOGISTICS: "İLK UÇUŞ, TRİPOLİ'DEN NUROL İNŞAAT ÇALIŞANLARI İÇİN YAPILDI. UÇAK, İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI'NA BUGÜN SAAT 07.00'DE İNDİ"

Actions Logistics, Libya'daki Türk şirket çalışanlarının tahliyesine yönelik ilk uçuşun, Tripoli'den Nurol İnşaat çalışanları için yapıldığını ve uçağın, İstanbul Atatürk Havalimanı'na bugün saat 07.00'de indiğini bildirdi. Firmadan yapılan yazılı açıklamada, Libya'da oluşan ve Türk şirketlerinin bir çok çalışanının mahsur kalmasına neden olan olaylardan duyulan üzüntü dile getirildi.

Şu anda Libya'daki Türk müteahhit firmalarının çalışanlarını Türkiye'ye uçak yoluyla bir an önce getirmek için gerekli organizasyonun yapıldığı ve uçuşlara başladığı bildirildi. İlk uçuşun, Tripoli'den Nurol İnşaat çalışanları için yapıldığı ve uçağın, İstanbul Atatürk Havalimanı'na bugün saat 07.00'de indiği belirtildi. 170 kişilik uçağın B737-800 tipi olduğu ve ikinci sefer için uçağın kalktığı, bu akşam tekrar İstanbul'a ulaşmasının planlandığı kaydedilerek, diğer Türk firmaları için 250-300 kişilik gemi ve uçak gönderilmesine yönelik çalışmaların devam ettiği ifade edildi.

13.57: HEPAR GENEL BAŞKANI PAMUKOĞLU: "HÜKÜMET, LİBYA'DAKİ TÜRK VATANDAŞLARININ TAHLİYESİ İÇİN ELİNDEN GELEN HER ŞEYİ YAPIYOR"

 Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, Hükümet'in Libya'daki Türk vatandaşlarının tahliyesi için elinden gelen her şeyi yaptığını söyledi. Pamukoğlu, Denizli Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, genel seçimde Denizli'den milletvekili adayı gösterecekleri İlksen Koptur, Rasim Etçioğlu ve Selami Şevik'i tanıttı.

Bazı Afrika ve Ortadoğu ülkelerindeki gelişmelerle ilgili soru üzerine Osman Pamukoğlu, "Feodal yapılar, derebeyliklerin, diktatörlüklerin sonu budur. Türkiye'nin gidişatı da benziyor mu? Türkiye asla öyle olmaz. Ama niyet taşıyanlar, amaçları olanlar, düşünce sahipleri olabilir. Ama ne Türkiye onlara benzer ne de kimse bizi başkalarına benzetemez. Türk ulusu böyle şeyleri kaldırmaz. Bizim topraklarda öyle şey olmaz. 1923'ten önce bitti onlar" değerlendirmesini yaptı. Pamukoğlu, Libya'dan Türklerin tahliyesiyle ilgili soruya ise "Ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorlar. Kolay değil. Havaalanı işlemez durumdaysa, limanlara giriş çıkışlarda zorluk varsa kolay değil. Mesafe çok uzak. Hem de 25 bin kişinin bu kaosta tahliyesi kolay değil. Benim gördüğüm, Hükümet, Türk vatandaşlarının tahliyesi için elinden gelen her şeyi yapıyor. Gece gündüz çalışıyorlar. 5 bin kadar getirebilmişler. Geriye 20 bin kişi var" yanıtını verdi.

Genel seçimde, "HEPAR'ın baraja takılıp takılmayacağının" sorulması üzerine Pamukoğlu, "Baraj derdimiz yok. Anadolu'da 'doğmamış çocuğa don biçilmez' diye bir söz vardır. Daha seçime üç ay var. Türk insanı kararını seçime iki ay, iki hafta, hatta iki gün, iki saat kala verir. Kartala baraj olur mu? Baraj dediğiniz duvar değil mi? Kartal uçarak onu aşar" dedi.

12.54: SEYFÜLİSLAM KADDAFİ, ÖLÜ SAYISININ ABARTILDIĞINI İDDİA ETTİ

Libya lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam, protestoculara karşı hava saldırılarını yalanlarken, ölü sayısının abartıldığını iddia etti. Seyfülislam Kaddafi açıklamasında, güvenlik güçlerinden kaynaklanan ölü sayısının sınırlı olduğu söyledi. Libya'da hükümet, ülkenin doğusundaki ve başkentin yakınındaki belli başlı şehir ve kasabaların isyancıların eline geçmesinden sonra ülkede kontrolü sağlamaya çalışıyor. İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini dünkü açıklamasında, ölü sayısının bini bulduğunu tahmin ettiklerni söylemişti.

12.46:
BULGARİSTAN BAŞBAKANI BOYKO BORİSOV: -"LİBYA;DAKİ BULGAR VATANDAŞLARIN TAHLİYESİ İÇİN TÜRKİYE'DEN YARDIM İSTEDİK"

Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Libya;da kalan Bulgaristan vatandaşlarının tahliyesi Türkiye'den yardım istediklerini söyledi. Borisov BTV adlı özel televizyon kanalına yaptığı açıklamada Libya'nın Bingazi kentinde kalan Bulgaristan vatandaşlarının tahliyesinin sadece deniz yolu ile mümkün olabileceğini belirterek, "Bu konuda Türkiye'den yardım istedik. Görüşmelerimiz sürüyor" dedi. Boyko Borisov tahliyelerin tamamlanması için gece gündüz çalıştıklarını kaydederek Dışişleri Bakanlığı;nda kurulan 30 personelli kriz masasının tahliye çalışmalarının koordinasyonunu yaptığını söyledi. Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada da tahliyeler konusunda, Bulgaristan ile Türkiye hükümetleri arasında yapılan işbirliğinin "mükemmel" olduğu belirtilerek "İskenderun" gemisinin bugün Bingazi'ye ulaşacağı bildirildi. Açıklamada gemiye binmek isteyen Bulgar vatandaşlarına öncelik tanınacağını ifade edildi.

"KADDAFİ PARAMIZI ÇALDI"


Bu arada Başbakan Borisov konuşmasında Libya-Bulgaristan ilişkilerini değerlendirirken, Libya;da idama mahkum edilen 5 Bulgar sağlık görevlisinin kurtarılması için 2007 yılında Libya'ya 130 Milyon dolar ödendiğini hatırlatarak, "Kaddafi bizim paramızı çaldı. Çünkü bu 130 Milyon dolar onun cebine gitti" ifadesini kullandı. Borisov Sofya Belediye başkanlığı yaptığı dönemde de Belediye Başkanı olarak Kaddafi;ye daha önce verilen tüm unvanları iptal ettirdiğini sözlerine ekleyerek, "Çünkü Kaddafi suçsuz insanların üzerlerine suç atarak bizden dünya kamuoyunun önünde haraç aldı" dedi. -

AVRUPA, LİBYA'DAN MÜLTECİ AKININA HAZIRLANIYOR

Öte yandan Avrupa Komisyonu'nun insani yardımlardan sorumlu üyesi Kristalina Georgieva da, Bulgaristan Ulusal Radyosuna (BNR) yaptığı açıklamada Avrupa'nın Libya;dan ciddi bir mülteci akını beklediğini bildirdi. Mültecilerin Türkiye üzerinden de Bulgaristan'a gelebileceklerini ileri süren Georgieva, "Bu gerçekleşmesi çok mümkün bir senaryodur. Türkiye hükümeti ile yakın işbirliği yaparak, böyle bir durumda neler yapabileceğimizi şimdiden belirlememiz lazım" dedi. Avrupa Komisyonu;nda Kaddafi rejimine karşı tavrın giderek sertleştiğini sözlerine ekleyen Georgiva "Masum insanlara karşı ateş açılmasını emreden bir kişiyle bizim görüşecek hiç bir şeyimiz olmaz. Libya;da yaşananlar kesinlikle kabul edilemez olaylardır" diye konuştu.

12.44:
İNGİLTERE BAŞBAKANINDAN TAHLİYELER KONUSUNDA "ÖZÜR"

İngiltere Başbakanı David Cameron, İngiliz vatandaşlarının Libya'dan tahliyesi konusunda yaşanan aksaklıklar ve gecikme konusunda özür diledi. Cameron, Umman'daki temasları sırasında yaptığı açıklamada, Libya'daki kargaşa durumundan dolayı tahliyelerin kolay olmadığını söyledi ve gecikmeden dolayı özür dilediğini ifade etti. Bu arada İngiliz hükümeti tahliyeler konusunda bir toplantı yapıyor. İngiliz basını, Dışişleri Bakanı William Hague'in de katıldığı bu toplantının sonunda, Libya'ya, özellikle çöl kamplarının bulunduğu bölgeye askeri uçak gönderme kararı alınabileceğini aktarıyor. İngiliz hükümeti dün, Libya'da bulunan vatandaşlarının tahliyesi için charter uçakları göndereceğini açıklamıştı. Ancak ilk uçağın gitmesi "teknik arıza" nedeniyle gecikmişti. Bu sabah saatlerinde İngiliz petrol şirketlerinin Libya'dan kaldırdığı bir uçak 78 yolcusuyla Londra yakınlarındaki Gatwick havaalanına inerken, hükümetin gönderdiği uçakların da bugün ülkeye İngiliz vatandaşlarını getirmesi bekleniyor. Dışişleri Bakanı Hague, Libya'daki olaylar nedeniyle ABD ziyaretini ertelerken, Körfez ülkelerinde temaslarda bulunan Başbakan Cameron'ın bugün İngiltere'ye dönmesi bekleniyor. İngiliz hükümeti, Libya'daki İngiliz vatandaşlarını kısa süre içinde tahliye edemediği gerekçesiyle eleştiriliyor. 

12.35: İSPANYA İÇİŞLERİ BAKANI RUBALCABA: "AVRUPA, LİBYA'DAN KAÇANLARI ALACAKTIR AMA KAÇAK GÖÇÜ ORGANİZE EDEN MAFYA GRUPLARINA TOLERANS GÖSTERİLMEYECEK"

İspanya İçişleri Bakanı, Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü Alfredo Perez Rubalcaba, "Avrupa, Libya'dan kaçanları alacaktır ama kaçak göçü organize eden mafya gruplarına tolerans gösterilmeyecek" dedi.

Libya'daki durumun "kötü" olduğunu ve Kaddafi rejiminin baskısından kaçarak Avrupa'ya gelmeye çalışacak göçmenlerinin sayısının çok olacağının tahmin edildiğini söyleyen Rubalcaba, "Bu fırsattan yararlanmaya çalışacak, kaçak göçü organize eden mafya gruplarına göz yumulmayacak" diye konuştu.

İspanyol basınına açıklama yapan Rubalcaba, "Libya'daki durumu göz önünde tuttuğumuzda, hiç de az olmayacak bir grubun Avrupa'ya geleceği malumdur ve buna hazırlıklı olmalıyız. Bu, bir günde çözülecek bir şey değildir. Gözümüzü kapatıp, bekleyemeyiz. AB, kararlı bir şekilde, özgürlüğü için savaşan Libya vatandaşlarını destekliyor ve bu desteği sürdürmek gerekir. Avrupa, tarihi itibariyle siyasi sığınmaların ve mültecilerin geldiği yer oldu. Avrupa, ülkelerinde baskıya uğrayan bu insanlara kapılarını kapayamaz" değerlendirmesinde bulundu. Rubalcaba, Libya'dan kaçanların akınına uğrayan İtalya'ya, AB'nin yardım etmesinden yana olduğunu vurgulayıp, "Elbette ki bunlar sadece İtalya'ya gelmiyor. İtalya aracılığıyla AB'ye geliyor. AB üzerine düşeni yapıp, İtalya'ya yardım etmeli" dedi.

12.33: ALİTALİA, TRABLUS SEFERLERİNİ ASKIYA ALDI

İtalya İçişleri Bakanı Roberto Maroni, ülkesinin, Libya'daki durumun kötüleşmesinden dolayı "korkunç" bir insani kriz riskine karşı koyması konusunda Avrupa ülkelerinin yardımını istedi. AB içişleri ve adalet bakanları toplantısı için Brüksel'de bulunan Maroni, Avrupa ülkelerinin desteğini istediğini, çünkü Akdeniz'de olan bitenlerin sadece İtalya'nın ve Akdeniz ülkelerinin sorunu değil, Avrupa ve tüm dünyanın sorunu olduğunu belirtti. İtalya, Muammer Kaddafi'nin iktidardan devrilmesi halinde en az 200 bin ila 300 bin arasında bir göç dalgasından endişe duyduğunu belirtiyor.

Öte yandan İtalyan havayolu şirketi Alitalia, Libya'daki durum yüzünden tüm Trablus uçuşlarını askıya aldığını bildirdi. Şirketten yayımlanan bildiride, Trablus havaalanınındaki mevcut durum yüzünden, bu hattaki tüm düzenli uçuşların, havaalanındaki gerekli koşullar yerine getirilmeden yapılmayacağı kaydedildi. Alitalia'nın Trablus'a günde iki uçuşu bulunuyordu. Şirket, İtalya dışişleri bakanlığıyla temas halinde bulunduklarını ve Libya'daki İtalyanların getirilmesi için özel uçuş düzenlemeye hazır olduklarını belirtti.

12.25: İSTANBUL'DAN HAREKET EDEN "SAMSUN" GEMİSİNİN, CUMARTESİ SABAH SAATLERİNDE TRABLUS'A ULAŞMASI BEKLENİYOR

Libya'daki Türklerin tahliyesine katılmak amacıyla İstanbul'dan yola çıkan "Samsun" gemisinin, cumartesi günü sabah saatlerinde Trablus'a ulaşması bekleniyor. Deniz Cruise & Ferry Lines şirketine ait olan Kaptan Atilla Günsur yönetimindeki "Samsun" adlı gemi, Akdeniz'de Girit adası açıklarında Trablus Limanı'na ulaşmak üzere seyrediyor. Gemide, Türk Kızılayının hazırladığı 1000 kişilik gıda ve sağlık yardım malzemesinin yanı sıra 39 personel, İstanbul Deniz Şube Müdürlüğünde görevli 5 polis, 4 yolcu, Ulusal Medikal Kurtarma ekibinden 1 doktor, 1 hemşire ve 2 teknisyen ile Anadolu Ajansı (AA) muhabirleri bulunuyor.

12.07: DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: "19 ŞUBATTAN BU YANA HAVA VE DENİZ YOLUYLA LİBYA'DAN TÜRKİYE'YE GETİRİLEN KİŞİ SAYISI 7062"


Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal, 19 Şubattan bu yana hava ve deniz yoluyla Libya'dan Türkiye'ye getirilen kişi sayısının 7062 olduğunu açıkladı.

Dışişleri Bakanlığında oluşturulan kriz merkezinin sözcüsü de olan Ünal, 4034 kişinin hava, 3028 kişinin deniz yoluyla getirildiğini belirtti.

Libya'da faaliyet gösteren bazı şirketlerin charter uçuşları için izin aldığını kaydeden Ünal, bugün için Trablus'tan İstanbul'a ikisi tarifeli, ikisi charter olmak üzere dört uçağın, İskenderiye'den (Mısır) İstanbul'a iki uçağın ve Cerba'dan (Tunus) İstanbul'a bir uçağın hareket edeceğini bildirdi.

Ünal, 21 yabancı ülkenin, vatandaşlarının tahliyesi için Türkiye'den yardım istediğini, önceliği Türk vatandaşlarının tahliyesine verdiklerini kaydetti.

"Orhan Gazi-1" ve "Osman Gazi-1" feribotlarıyla dün gece bazı yabancı ülke vatandaşlarının da Türkiye'ye getirildiğini aktaran Ünal, "Orhan Gazi-1"de 29, "Osman Gazi-1"de ise 59 yabancının bulunduğunu belirtti.

12.05: THY, LİBYA'DA OLAYLARIN BAŞLAMASININ ARDINDAN 17 SEFER DÜZENLEYEREK 3 BİN 874 KİŞİYİ TÜRKİYE'YE GETİRDİ

Türk Hava Yolları (THY), Libya'da olayların başlamasının ardından, Türklerin tahliyesi için 19-23 Şubat tarihleri arasında 17 sefer düzenleyerek 3 bin 874 kişiyi Türkiye'ye getirdi.

THY Basın Müşavirliğinden alınan bilgiye göre, Libya'da bulunan Türkleri tahliye edebilmek için 19-23 Şubat tarihleri arasında tarifeli ve özel uçaklarla toplam 17 sefer gerçekleştirildi.

Libya'dan ayrılmak isteyen Türklerin tahliyesi için THY Trablus, Bingazi, Tunus ve İskenderiye havalimanlarına gerçekleştirilen seferlerle 3 bin 874 kişi Türkiye'ye getirildi.

THY, Libya'daki Türklerin getirilmesi için bu ülkeye adeta hava köprüsü kurarken, tahliye işlemleri tarifeli ve özel uçaklarla aralıksız sürdürülüyor.

12.01: LİBYA ORDUSUNUN ZAVİYE KENTİNDEKİ CAMİYE SALDIRISI: 7 ÖLÜ, 49 YARALI

El Cezire televizyonu, Libya ordusuna bağlı askerlerin, Zaviye kentindeki bir camiye açtıkları ateşte 7 kişinin öldüğünü, 49 kişinin de yaralandığını duyurdu.

Başkent Trablus'un batısındaki Zaviye kentinden bir görgü tanığı, içinde ve etrafında hükümet karşıtı göstericilerin kamp kurduğu camiye açılan ateşte caminin minarelerinden birinin havaya uçtuğunu ifade etmişti.

İsmi gizli kalmak koşuluyla açıklamada bulunan görgü tanığı, askerlerin yerel saatle 09.00'da açtıkları ateşte uçaksavar füzeler ile otomatik silahlar kullandıklarını ve göstericilere saldırdıklarını belirtmişti.

11.29: LİBYA'DAN KAÇAN MISIRLI İŞÇİLER: "ZUARA ŞEHRİNİN KONTROLÜ KADDAFİ KARŞITLARINI ELİNDE"

Libya'dan kaçan Mısırlı işçiler, Muammer Kaddafi karşıtı milislerin başkentin yakınındaki Zuara şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini söylediler.

Tunus'a kaçan Mısırlı işçiler, başkent Trablus'un 120 kilometre batısındaki Zuara'da bulunan bir şantiyede çalıştıklarını, şehrin sokaklarında polis veya askerin izine rastlanmadığını söylediler.

Mısırlı işçiler, şehrin otomatik silahlarla donanmış "halk komiteleri"nin kontrolünde olduğunu belirttiler.

11.29:
TIMES: "TÜRKİYE EN ÇARPICI TAHLİYEYİ YAPTI"

İngiliz Times gazetesi, Libya'dan vatandaşlarını tahliye eden ülkeler arasında "en çarpıcı" tahliyeyi Türkiye'nin yaptığını yazdı.

Gazete bugünkü sayısında İngiliz hükümetinin vatandaşlarının Libya'dan tahliyesinde "fiyasko" yaşandığını belirterek, şimdiye kadar ülkelerin yaptığı tahliyelere ilişkin bir haritaya yer verdi.

Bu haritaya göre, 3 bin Türk vatandaşının iki feribotla Bingazi kentinden Marmaris'e taşındığını aktaran gazete ayrıca, 250 Türk vatandaşının da Libya'nın Tobruk kentinden alınarak, Mısır'ın İskenderiye kentine götürüldüğünü, buradan da Türkiye'ye döndüğünü kaydetti.

Haberde, "Türkiye, iki feribotla 3 bin vatandaşını götürerek, en çarpıcı tahliyeyi yaptı" denildi ve bu feribotlara en az iki İngiliz vatandaşının da bulunduğunun öğrenildiği belirtildi.

İNGİLTERE TOPA TUTULUYOR


Times manşetinde ise "Merhamet uçuşları fiyaskosu" diyerek, 170 İngiliz vatandaşının çöldeki petrol kamplarında mahsur kaldığını ve silahlı çetelerce tehdit edildiklerini belirtip yardım çağrısı yaptıklarını aktardı. Times "Çölde savunmasız" başlıklı başyazısında da, İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague'in, Libya'daki İngiliz vatandaşlarının tahliyesi ihtiyacı karşısında çok yavaş hareket ettiğini belirtti.

Daily Telegraph gazetesi ise, İngiltere Başbakanı David Cameron'ın Körfez ülkelerine yaptığı geziyi kesip, İngiltere'de bazı hükümet yetkilileriyle temasa geçtiğini, İngiliz vatandaşlarının kurtarılmalarının hızlandırılmasını istediğini bildirdi. Gazete ayrıca, Dışişleri Bakanı William Hague'in de bu çerçevede ABD ziyaretini iptal ettiğini kaydetti.

Daily Telegraph, "hükümeti eleştiren çevrelerin, bugüne dek Libya'dan bir tek İngiliz vatandaşının dahi tahliye edilmediğini, ancak Türkiye ile Fransa ve Portekiz'in yanı sıra başka bazı AB ülkelerinin binlerce vatandaşını tahliye ettiklerini vurguladıklarına" dikkati çekti.

Guardian gazetesi de, İngiliz hükümetine tahliyeler konusunda yöneltilen eleştirilere sayfalarında yer verdi. İngiltere Dışişleri Bakanlığı dün Libya'ya tahliyeler için charter uçakları göndereceğini açıklamasından kısa bir süre sonra, gönderilecek ilk charter uçağının "teknik arıza" nedeniyle Libya'ya gitmesi gecikmişti. İngiltere ilk tahliyesini dün akşam saatlerinde gerçekleştirebildi.

11.08: BAŞBAKAN ERDOĞAN BAŞKANLIĞINDA, LİBYA'DAKİ GELİŞMELERİN DEĞERLENDİRİLDİĞİ TOPLANTI SONA ERDİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Libya'daki gelişmelerin değerlendirildiği toplantı sona erdi.

Başbakanlık Resmi Konut'taki toplantı yaklaşık 1 saat sürdü.

Toplantıya, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile ilgili bürokratlar katıldı.

10.34: LİBYA'DAN MISIR'A ULAŞAN TÜRKLER İSKENDERİYE'YE HAREKET ETTİ

Libya'dan karayoluyla Mısır'ın Sellum sınır kapısına ulaşan 309 Türkün kapıdan geçiş işlemleri tamamlandı. Libya'dan tahliye edilen Türkler, Türk Büyükelçiliği yetkilileri refakatinde 5 otobüs ile İskenderiye'ye doğru yola çıktılar.

AA muhabirine konuşan Türkler, Libya'da çok zor günler geçirdiklerini, patlamalardan küçük çocukların etkilendiğini, silahlı aşiret üyelerinin korumasında Mısır sınırına kadar geldiklerini belirterek, ''Aramızda 3 gün yemek yemeyenler var. Çok korktuk. Kendi imkanlarımızla sınır kapısına ulaşmayı başardık'' dediler.

Libya'dan tahliye edilen 309 Türkün bugün saat 17:00'de Türk Hava yolları'nın göndereceği tahliye uçağıyla İskenderiye kentinden İstanbul Atatürk havalimanına ulaşmaları öngörülüyor.

10.00: BAŞBAKANLIK'TA LİBYA ZİRVESİ

Başbakanlık konutundaki toplantıya Genelkurmay Başkanı Koşaner de katılıyor.

09.50: LİBYA HÜKÜMETİ, GÖSTERİCİLERDEN SİLAHLARINI TESLİM ETMELERİNİ İSTEDİ

Libya hükümeti, göstericilerden silahlarını teslim etmelerini istedi.

Libya Halk Güvenlik Komitesi tarafından bugün canlı olarak televizyondan okunan bildiride ayrıca protesto göstericilerinin liderleri hakkında bilgi verenlere ödül verileceği duyuruldu.

Libya ordusunda görevli bir subay tarafından okunan bildiride, ''Silahlarını teslim ederek pişmanlık gösterenler kanuni takibata uğramaktan muaf tutulacak. Komite, vatandaşlara işbirliği yapmaları ve para, araç gereç veya sarhoş edici maddeler ve halüsinasyonlara yol açan haplar vererek gençleri ayartan kişiler hakkında bilgi vermeleri çağrısında bulunur. İşbirliği yapanlar ile bu kişiler hakkında bilgi verenlere yüklüce para ödülü verilecektir'' denildi.

09.34
: TERÖR ÖRGÜTÜ EL KAİDE, LİBYA'DAKİ PROTESTOCULARI DESTEKLEDİĞİNİ AÇIKLADI

Libya'nın doğusunda İslami emirlik kurduğu belirtilen terör örgütü El Kaide'nin Mağrib kolu, Libya'daki protestocuları desteklediğini duyurdu.

ABD'de bulunan İnternetteki İslamcı Siteleri İzleme Merkezinin (SITE) verdiği bilgiye göre, Mağrib yayımladığı yazılı açıklamada, "elinden geldiği kadarıyla" Libyalı göstericilerin ülkenin lideri Muammer Kaddafi'yi devirmelerine yardımcı olacağını belirtiyor.

Açıklamada, "Biz, Allah'ın izniyle elimizden geldiği kadarıyla size yardımcı olmaya söz veriyoruz, çünkü sizin mücadeleniz, Allah'ı ve Peygamberini seven her Müslüman'ın mücadelesidir" ifadesi kullanıldı.

42 yıldır iktidarda olan Kaddafi'nin, ülkede devam eden gösteriler ve yer yer askerlerin de göstericilere katılması sonucu, Libya'nın doğusundaki çok sayıda petrol zengini bölgeyi kaybettiği belirtiliyor.

Libya Dışişleri Bakan Yardımcısı Halid Kaym, dün El Kaide'nin ülkenin doğusundaki Derna'da eski bir Guantanamo tutsağı tarafından yönetilen bir İslami emirlik kurduğunu söylemişti.

06.21: DERNE VE TOBRUK'TA GÖREVLİ DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI PERSONELİ TAHLİYE İŞLEMLERİNİ SÜRDÜRÜYOR

Dışişleri Bakanlığı, Libya'daki Türk vatandaşlarının Türkiye'ye nakilleri konusundaki çalışmalarını, Türkiye'deki ilgili kurum ve kuruluşlarla yoğun işbirliği içinde sürdürmeye devam ediyor. Dışişleri Bakanlığı Libya kriz merkezi tarafından yapılan açıklamada, özellikle Libya'nın Derne ve Tobruk bölgelerindeki Türk vatandaşlarının tahliyelerinin Mısır sınırı üzerinden karayoluyla yapıldığı belirtildi.

Açıklamada, Sallum Hudut Kapısı'na gelen Türk vatandaşlarının giriş işlemlerine, Türkiye'nin Kahire Büyükelçiliği ve İskenderiye Başkonsolosluğunca görevlendirilen Dışişleri Bakanlığı personelinin yardımcı olduğu ifade edildi. Türk vatandaşlarının giriş işlemlerinin tamamlamasının ardından Büyükelçilik tarafından tahsis edilen otobüslerle İskenderiye Havaalanı'na intikal ettirildiği ifade edilen açıklamada, vatandaiların daha sonra da THY'nin düzenlediği charter seferleriyle Istanbul'a getirildiği kaydedildi. Sökonusu hudut işlemlerine yardımcı olmak üzere bölgede görevlendirilen Dışişleri Bakanlığı personeli Derne ve Tobruk'taki tahliye işlemleri bitene kadar bölgede kalacak.

03.52: BİNGAZİ LİMANI'NDAN YOLA ÇIKAN "OSMAN GAZİ-1" FERİBOTU MARMARİS LİMANI'NA GİRİŞ YAPTI

Libya'nın Bingazi Limanı'ndan aldığı yolcularla yola çıkan "Osman Gazi-1" feribotu Marmaris Limanı'na giriş yaptı. Feribot, yaklaşık 22 saat süren bir yolculuğun ardından 29'u yabancı uyruklu bin 512 yolcu ile Marmaris Limanı'na ulaştı. "Osman Gazi-1" feribotunu Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ karanfillerle karşıladı. Feribotta bulunan ve muayene ihtiyacı duyan yaklaşık 10 yolcu sağlık görevlileri tarafından ambulanslara alındı.

Yolcuların feribottan inişlerinde kadın ve çocuklara öncelik verilirken, feribottaki askerlerin eşyaları da Aksaz Deniz Üs Komutanlığı'nda görevli askerler tarafından alınarak liman dışına çıkarıldı. Bu arada feribottan inen yolcuların "En büyük Türkiye" diye slogan attıkları görüldü. Feribottan inen yolculardan sağlık problemi yaşayanların, limanda hazır bekletilen 112 görevlilerince seyyar hastanelere alınacağı bildirildi.

03.22: BM GENEL SEKRETERİ BAN:''LİBYA HÜKÜMETİ HALKINI KORUMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ YERİNE GETİRMELİDİR'

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Libya hükümetinin halkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi, şiddete son vermesi gerektiğini söyledi.

Genel Sekreter Ban, BM'de gazetecilere yaptığı açıklamada, Libya'daki olayları derin endişeyle takip ettiklerini, ülkedeki tehlikeli durumun nereye varacağının belli olmadığını söyledi.

''Bu kritik durumda, uluslararası toplumun ülkede hızlı ve barışçıl bir geçişin sağlanması için birlik içinde hareket etmesi zorunludur'' diye konuşan Ban, Libya'da sivillere yönelik saldırıların insani hukuk ve insan hakları hukuğunun ihlali olduğunu ve saldırıları kınadığını belirtti. Ban, ''Bu saldırıları yapanlar mahkemelere çıkarılıp yaptıklarından sorumlu tutulmalıdır'' dedi.

Ortadoğu'da gençlerin özgürlük istediklerini söyleyen Ban, hem BM Güvenlik Konseyi'nin, hem de Arap Birliği'nin şiddete son verilmesi ve insan haklarına saygı gösterilmesi konusunda güçlü mesajlar verdiğini ifade etti.

''Dünya tek ağızdan konuştu: Libya hükümeti halkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmelidir'' diyen Ban, siyasi işlerden sorumlu yardımcısı Lynn Pascoe'yu yarın Mısır'a, bir başka üst düzey BM yetkilisini de haftasonunda Tunus'a göndereceğini açıkladı.

BM İnsan Hakları Konseyi'nin yarın toplanma kararı alarak Libya'daki olaylarla ilgili uluslararası bir soruşturma açma olasılığını da değerlendireceğini söyleyen Ban, ''Bu şiddet sona ermeli, masumların kanlarını akıtanlar cezalandırılmalı'' dedi.

Kaddafi'ye karşı seyahat yasağı ya da banka hesaplarını dondurma gibi önlemlerin Güvenlik Konseyi'nce alınıp alınamayacağının sorulması üzerine Ban, uluslararası toplumun pekçok seçenek üstünde durduğunu söylemekle yetindi.

''Kaddafi ile geçen gün telefonda 40 dakika konuşmanıza rağmen birşey değişmedi, başka ne yapacaksınız?'' sorusu üzerine, Ban, ''(Kaddafi'nin) yaptıkları kabul edilemez, onunla o kadar konuşmama rağmen dinlemedi, bu kabul edilemez'' dedi.

Konsey'in yaptırım kararı almasını destekleyip desteklemeyeceğinin sorulması üzerine ise Ban, ''Bu tür kararları Konsey'e bırakıyorum, dün güçlü bir açıklama yaptılar, eminim olayların gidişatına göre ne yapacaklarına karar vereceklerdir. Şimdi durumu çok dikkatli şekilde takip etmeliyiz'' dedi.

''Mavi Marmara olayındaki gibi kendiniz bir soruşturma açacak mısınız?'' sorusuna Ban, bu konuyu BM İnsan Hakları Konseyi'nin değerlendireceğini, duruma bakacağını belirtti.

''Kaddafi'ye liderliği bırakma çağrısı yapacak mısınız?'' sorusu üzerine ise Ban, ''Tüm bu konularda durumun nasıl gelişeceğini göreceğiz. Uluslararası toplum güçlü şekilde konuştu. Libya'nın geleceğine kendi halkı karar vermeli'' dedi.

03.20: ULAŞTIRMA BAKANI YILDIRIM: ''BİNDEN FAZLA VATANDAŞIMIZIN GİRİŞ İŞLEMLERİ TAMAMLANDI.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Libya'nın Bingazi Limanı'ndan ''Orhan Gazi-1'' feribotu ile Marmaris Limanı'nına gelen binden fazla vatandaşın giriş işlemlerinin tamamlandığını belirterek, ''Vatandaşlarımız otobüslere intikal ettiriliyor ve kalacakları otellere naklediliyor'' dedi.

Bakan Yıldırım, Marmaris Limanı'nda gazetecilere yaptığı açıklamada, ''Orhan Gazi-1'' feribotunun saat 24.25 itibariyle limana yanaşarak kapaklarını açtığını ifade ederek, ''Vatandaşlarımızın tahliyesi başladı. Şu anda süratle devam ediyor. Binden fazla vatandaşımızın giriş işlemleri tamamlandı. Otobüslere intikal ettiriliyor ve kalacakları otellere naklediliyorlar. Geriye kalan vatandaşlarımızın giriş işlemleri süratle yapılacak'' diye konuştu.

Yıldırım, şöyle konuştu:

''Orhan Gazi feribotu kalkacak Osman Gazi yanaşacak. Ve bunun tahliyesi de benzer şekilde gerçekleştirilecek. Vatandaşlarımız dinlenmeleri için otellerine nakledilecekler. Herhangi bir olumsuzluk yok. Her şey yolunda gidiyor. Tabi vatandaşlarımızın orada yaşadığı olaylar, onun verdiği bir stres var üzerlerinde. Ayrıca yolda bilhassa Girit'ten sonra kuzeye doğru ciddi bir havaya girdiler, onun verdiği bir rahatsızlık var. Onun dışında bir şey yok. Moralleri gayet iyi. Sağ salim memleketlerine geldiler. Sevdiklerine kavuştular.''

Tahliyeden sonra feribotların gerekli hazırlıkları yapacaklarını ve personel değiştireceklerini belirten Bakan Akdağ, ''Feribotlar hazır olmasından sonra tekrar Libya'ya rotalarına devam edecekler. Hangi şehirden alıp, nereye taşıyacağı konusu daha sonra kendilerine talimatlandırılacak. Çünkü oradaki vatandaşlarımızı Libya içerisindeki güvenli alanlara toparlanması işlemi var. Onlar bu arada yapılıyor. Buradan alacakları talimata göre yanaşacakları liman kendilerine verilecek. Tahliye edilecekleri limanı da o zaman belirleyeceğiz'' diye konuştu. 

SAĞLIK BAKANI AKDAĞ


Sağlık Bakanı Recep Akdağ ise feribotla gelen 60'a yakın vatandaşın muayeneye ihtiyaç duyduğu için sağlık çadırlarında uzman kişiler tarafından muayene edildiğini söyledi.

Yolcularda, genelde kalabalık yaşam sırasında görülen nezle grip benzeri hastalıklar olduğuna dikkati çeken Bakan Akdağ, şunları kaydetti:

''Ciddi yüksek ateşi olan bir hastamız şükür ki yok. Birde Bakanımızın ifade etiği gibi, şiddetli deniz tutmasına bağlı problemleri olan hastalarımız vardı. İki hastamızı da Marmaris Hastanesi'ne yatırma ihtiyacı duyduk. Bunlardan bir tanesi yaşlıca bir hasta. Bir solunum yolu hastalığı var. Onun atağını geçiriyor. Diğer hastada aşırı kusmalara bağlı, yemek borusu kanalında bir kanaması olmuş. Bunları takip ediyoruz. Şükürler olsun çok önemli bir hastamız yok.''

02.03: KADDAFİ'NİN BM'NİN İYİ NİYET ELÇİSİ OLAN KIZININ GÖREVİNE SON VERİLDİ

Libya lideri Muhammed Kaddafi'nin, BM Kalkınma Programı'nın (UNDP) iyi niyet elçisi olarak görev yapan kızı Ayşe El-Kaddafi'nin görevine son verildiği bildirildi.

BM Sözcüsü Martin Nesirky konuyla ilgili sorular üzerine, 24 Temmuz 2009'da UNDP'nin, Libya'da AIDS ve kadınlara şiddet konularında çalışmak üzere iyi niyet elçisi olarak atadığı Ayşe El-Kaddafi'nin görevine, Libya'da son yaşanan gelişmelerden dolayı UNDP tarafından son verildiğini açıkladı.

Hukukçu olan Ayşe El Kaddafi'nin BM iyi niyet elçisi olarak gönüllü çalıştığı ve BM diplomatik kimlik kartına sahip olmadığı bildirildi.

01.24: ABD BAŞKANI OBAMA: "LİBYA'DAKİ ACI VE KATLİAM ÇOK ÇİRKİN VE KABUL EDİLEMEZ, BU ŞİDDET DURMALI"

ABD Başkanı Barack Obama, Libya'da yaşanan "acı ve katliamın kabul edilemez olduğunu ve şiddetin durmasının şart olduğunu" belirterek, "Libya hükümeti, sorumluluklarını yerine getirmedeki başarısızlığından sorumlu tutulmalı ve devam eden insan hakları ihlallerinin bedeliyle yüzleşmeli" dedi.

Obama, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile Libya'da süregelen duruma dair görüşmesinin ardından, Beyaz Saray'da basın açıklaması yaptı.

Obama, son birkaç gündür ulusal güvenlik ekibinin Libya'daki durumu izlemek için tüm gün ve gece çalıştığını ve gidişatla ilgili uluslararası ortaklarıyla koordinasyon halinde olduklarını söyledi.

"Kendisi için en öncelikli konu olan Libya'daki Amerikan vatandaşlarını koruyabilmek için her şeyi yaptıklarını ve tüm ABD vatandaşlarına Libya'dan ayrılma çağrısında bulunduklarını" belirten Obama, Dışişleri Bakanlığının da bu konuda gereken desteği sağladığını kaydetti.

Geçen hafta Libya'da yaşanan şiddeti güçlü biçimde kınadıklarını hatırlatan Obama, "Libya'da yaşanan acı ve katliam çok çirkin ve kabul edilemez" dedi. Obama, barışçıl göstericilere ateş açılması yönündeki tehditler ve talimatların ve Libya halkının daha fazla cezalandırılmasının da kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, "Bu eylemler uluslararası normları ve genel ahlaka dair tüm standartları ihlal etmekte. Bu şiddet durmalı" diye konuştu.

"LİBYA'YA KARŞI TEK SES OLMALIYIZ"


ABD'nin, Libya halkının, barışçıl toplanma, ifade özgürlüğü ve kendi kaderini kendilerinin belirlemesi gibi evrensel haklarını şiddetle desteklediğini belirten Obama, bu haklara her ülkenin saygı göstermesi gerektiğini, bu standartlar üzerinde müzakere yapılamayacağını, bu hakların şiddet ve baskı yoluyla bastırılamayacağını vurguladı.

Obama, Libya'da yaşananlarla ilgili, dünyadaki tüm ulus ve halkların tek ses halinde konuşmasının zorunlu olduğunu ifade ederek, BM Güvenlik Konseyi, AB, Arap Birliği, Afrika Birliği ve İslam Konferansı Teşkilatı ile birçok ülkenin bu konuda açık bir mesaj verdiğini anımsattı.

"BEDELİYLE YÜZLEŞMESİ GEREKLİ"

Obama, yönetimine, bu krize yanıt vermek noktasında tüm seçeneklere hazırlanılması talimatı verdiğini belirterek, bu adımları hem kendilerinin atabileceğini hem de müttefikleriyle birlikte ya da çok taraflı kurumlar üzerinden hareket edebileceklerini ifade etti.

Libya hükümetinin de diğer tüm hükümetler gibi şiddetten sakınma, ihtiyacı olanlara insani yardım sağlanmasına izin verme ve halkının haklarına saygı gösterme konusunda sorumluluğu bulunduğunu hatırlatan Obama,  "Libya hükümeti, sorumluluklarını yerine getirmedeki başarısızlığından sorumlu tutulmalı ve devam eden insan hakları ihlallerinin bedeliyle yüzleşmeli" dedi.

ABD, "TEK SES" TURUNA ÇIKIYOR


Obama, bu konunun sadece ABD'yi ilgilendirmediğini, tüm dünyanın olayları gördüğünü belirterek, uluslararası toplumla koordinasyon içinde olacaklarını söyledi.

Bu bağlamda, ABD Dışişleri Bakanlığının Siyasi İşlerden Sorumlu Müsteşarı Bill Burns'ün, Libya'daki durumla ilgili olarak müttefiklerle istişareleri yoğunlaştırmak için Avrupa ve bölgedeki ülkelere gideceğini bildiren Obama, Clinton'ın da Cenevre'de düzenlenecek BM İnsan Hakları Konseyi toplantısına katılacağını ve Libya konusunda dünyanın tek bir ses halinde konuşması için muhataplarıyla istişarelerde bulunacağını söyledi.

Ortadoğu'daki değişimlerin itici gücünün, daha iyi hayat şartlarına sahip olmak isteyen bölge halkı olduğunu, bunun ABD veya herhangi bir yabancı güçten kaynaklanmadığını kaydeden Obama, ABD'nin bu süreçte özgürlüklerin, adaletin ve tüm halkların itibarının yanında olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

01.27: LİBYA'NIN KANADA'DAKİ TEK DİPLOMATI DA İSTİFA ETTİ

Libya'nın Ottawa Büyükelçiliği'ndeki tek diplomatı Elçilik Maslahatgüzarı İhab El-Mismari, görevinden istifa etti.

Kanada'nın başkenti Ottawa'da gösteri yapan Libyalılara katılan El-Mismari, Libya'da yaşananların gerçek yüzünün Kaddafi tarafından hür dünyadan gizlendiğini söyledi. Hergün, birlikte büyüdüğü, yaşadığı insanlara ait ölüm haberleri aldığını ifade eden İhab El-Mismari, "Ben de burada kendi insanımla beraberim. Ülkemde yaşananlardan utanç duyuyorum. Halkım yalnız ve yardıma muhtaç. Hür dünya, bu onurlu mücadelede Libya halkına destek vermeli" dedi.

Kanada Dışişleri Bakanaı Lawrence Cannon, Libya'nın Kanada Büyükelçisi Abdurrahman Abututa'nın geçen Aralık ayından beri Libya'da olduğunu ve kendilerine hastalığı nedeniyle Ottawa'ya dönemediğinin bildirildiğini açıkladı. İhab El-Mismari, kendisinin istifası ile elçilikte resmi işlem yapma imkanının kalmadığını kaydetti.

Libya'daki rejim karşıtı gösterilerin başlamasından bu yana, ülkenin yurtdışı temsilciliklerinden 7'si büyükelçi olmak üzere 15'e yakın diplomat görevlerinden istifa etti.

Öte yandan Toronto'nun ünlü Dundas Square One Meydanı'nda hergün toplanan göstericiler, bu hafta sonu için de büyük bir protesto yürüyüşüne hazırlanıyor.

01.14: "ANKARA'' ADLI GEMİ İSTANBUL'DAN LİBYA'YA HAREKET ETTİ

Deniz Ticaret Odasına bağlı özel şirketlere ait gemilerden ''Ankara'', Türk vatandaşlarının tahliyesi için İstanbul'dan Libya'ya hareket etti.    

Libya'daki Türk vatandaşlarını alarak yurda getirecek gemi, saat 01.00'e doğru Sarayburnu'ndan ayrıldı.

Önceki gün de ''Samsun'' adlı gemi İstanbul'dan Libya'ya doğru yola çıkmıştı.

01.07: MUSRATHA'DA POLİSİN GÖSTERİCİLERE AŞIRI SERT MÜDAHALESİ ÇOK SAYIDA CAN KAYBINA YOL AÇTI

Libya'nın üçüncü büyük kenti Musratha'da Muammer Kaddafi'ye sadık kalmış güvenlik güçlerinin Kaddafi karşıtı göstericilere karşı aşırı sert bir müdahalede bulunduğu ve bu müdahalenin çok sayıda can kaybına yol açtığı bildirildi.

Görgü tanıkları AFP'ye yaptığı açıklamada, rejim yanlısı güvenlik güçlerinin silahsız göstericilere makineli tüfek ve roketatarla ateş açtığını ve birçok göstericinin hayatını kaybettiğini söylediler.

Öte yandan, görevinden istifa eden bir Libyalı diplomat, Libya lideri Muammer Kaddafi'nin halka karşı, sarin gazı gibi konvansiyonel olmayan silahlar kullanabileceği yönünde uyarıda bulundu.

Ihab El-Mismari adlı eski diplomat "Toronto Star" adlı Kanada gazetesine yaptığı açıklamada, "Korkuyorum, sarin gazı gibi çok tuhaf silahlardan bahsedildiğini duydum ve Kaddafi'nin bu tarz silahlara başvurmasından endişeliyim" diye konuştu.

Japonya'da Mart 1995 yılında, ülkenin başkenti Tokyo'daki metroda Aum Shinrikyo tarikatının lideri Shoko Asahara tarafından suikast için kullanılan sarin gazı, 12 kişinin ölümüne ve binlerce kişinin de zehirlenmesine yol açmıştı.

0.38: YUNANİSTAN LİBYA'YA  C-130 TİPİ 3 UÇAK GÖNDERİYOR


Yunanistan'ın Libya'da bulunan vatandaşlarının ülkeye getirilmesi amacıyla bölgeye C-130 tipi 3 uçak göndereceği bildirildi.

Yunan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Hava Kuvvetleri'ne ait uçakların ''Elefsina'' askeri üssünden sabah saatlerinde hareket edecekleri kaydedildi.

Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitri Dollis'in yanısıra Dışişleri ve Savunma Bakanlığı yetkililerinin de bölgeye gidecek uçaklarda bulunacakları belirtildi.

Libya'daki Yunan vatandaşlarının tahliyesi sürecinde Girit Adası'ndan hareket edecek olan bir fırkateynin de Libya açıklarında bulunacağı açıklandı.

Bu arada, halen Bingazi limanında bulunan ''Hellenic Spirit'' ile ''Olympic Champion'' adlı Yunan yolcu gemilerinin ise yolcu alım işlemlerinin tamamlanmasından sonra Yunanistan'a hareket edecekleri kaydedildi.

AJANSLAR

Dünya Haberleri

TERÖRİST HER YERDE TERÖRİST
RUSYA SAVAŞA BENZİNİ DÖKTÜ
Donald Trump'ın ondan önce öleceğini söyledi, espri yaptım diyerek geçiştirdi
İRAN'DAN MÜZAKERE AÇIKLAMASI
EVE DÖNDÜK BARIŞ GÖRÜŞMELERİNE KATILMIYORUZ