Kuyumculukta konsept değişiyor

Ziya Özboyacı, Konya’da kuyumculuk sektöründe konsept değişikliğinin başladığını söyledi

Özboyacı Altın Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Özboyacı Dünya’da Türkiye’de ve şehrimizde ki altını değerlendirdi ve Konya’da kuyumculuk sektöründe konsept değişikliğinin başladığını söyledi

Şehrimizin altın ve kuyumculuk sektöründe ki dev markalarından Özboyacı Altın Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Özboyacı sektörü tüm detayları ile değerlendirdi.

Tüketicinin altına talebinin fazlalığından dolayı altın fiyatlarını artmadığını ifade eden Özboyacı şunları söyledi: “Özellikle finans kurumları artık altın hesabına girdiler. Dünyada üretilen altının büyük bir kısmını merkez bankaları ve Dünya altın borsaları altın fonları oluşturmaya başladılar. Bunlar altın tüketimi tetikliyor. 2008 yılının ikinci yarısında malum dünyada bir ekonomik kriz yaşandı. Belki bunun etkisi bizde Avrupa’da ki gibi dünyada ki gibi olmadı. Dünya bu krizden sallandı. Bizde bunu o kadar derin olmasa da yaşadık. Bu sıkıntı içerisinde insanlar güvenli limanlar aradılar. Bu dönemde altın ve metal ön plana çıktı. Yani altın ile birlikte demir alüminyum gibi metaller de ön plandaydı. Bunların değerleri dolaylı olarak artmaya başladı. 2009 yılında mart ve nisan aylarında altının onsu bin 206 dolara çıktı. Bu dünyada ilk kez oluyordu. Bizlerde bu çıkışı suni olabilir diye ihtiyatla karşıladık. Ama altının onsu 50-70 dolar düşse de bu yükseliş arttı. Bin 263 doları gördü. Altın bu denli önemli bir değere ulaştı. Onsu bin 450-bin 470 dolara çıktı. Altının fiyatının yükselmesi ile Türkiye ile olmadı. Direk dünya borsalı ile ilgili bir artış yaşandı. Bakın artık Amerika’dan da pozitif değerler gelmeye başladı.

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİ

EKONOMİK SIKINTIYI ATLATAMADI
Ancak euro bölgesinde çok ciddi sıkıntılar var. İhracatçıların da en büyük sıkıntısı bu. Avrupa Birliği ülkelerinde ki değerler bu yüzden sıkıntılı. Bu ülkelerde ihracatlar yüzde 40 düşüş yaşanıyor. Avrupa’nın kendisini hala toplayamadığını görüyoruz. Bütün bunlar altını destekliyor. Birde 2007 yılında çok önemli bir kırılma yaşandı. Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’a saldırması, Afganistan’da ki saldırılarının şiddetini artırması dünya da önemli gelişmelerin yaşanmasına neden oldu. Dünyanın ekonomik olarak en büyük 6-7 ülkesinin merkez bankaları geleceğin güvencesi olarak altını gördüler ve merkez bankaları stoklarını altına yatırmaya başladılar. Hindistan’dan Çin’den altın talepleri gelmeye başladı.

TÜRKİYE ALTINDA DÜNYA

BİRİNCİSİ OLACAK
Altın Türkiye’de sektörde üretim bazında dünya çapında ikinci üçüncü sırayı alıyor. Bunda hem fabrikasyon hem de el işlemeciliğini değerlendirdiğimiz zaman Türkiye dünya ikincisi ya da dünya üçüncüsü durumunda. Bu gidişle Türkiye iki üç yıl sonra dünya sıralamasında birinci olacak. İtalya, Türkiye’nin bu gelişmişliğine bakarak başka versiyonlarına geçmeye başladı. Biz ihracatta 100 milyar dolar gelir elde ederken altının payı bunda 5 milyar dolar olarak tespit edildi.

KONYA’DAN İSTANBUL’A GÜNDE

1 TON ALTIN GİDİYORDU
Türk halkının gelenek ve göreneklerine baktığımız zaman altının bizde ki yeri çok başka. Bu artış ile birlikte mesela Konya’da geçen yıl öyle bir hareketlilik yaşandı ki günde 1 ton altın Konya ’dan İstanbul’a gönderilir oldu. Artık hurda altın yetiştiremez hale geldik. Yani Anadolu insanı yastık altını büyük bir güvence olarak görüyor. Bu rakamlarda bunun en büyük göstergesi idi.

BİU SEKTÖRDE KAYIT DIŞILIK ÖNLENMELİ

Altın sektöründe ülkemizde kayıt dışılığını en fazla yaşayan sektörlerden birisidir. Enflasyon muhasebesi çıktığı zaman çok sevinmiştik. Bu kayıt dışılığının sona ereceğini bekliyorduk. Ama bu da bizi rahatlatmadı ve kayıt dışılığını önleyemedi. Hükümet nezdinde bu durumu anlatabilmek için girişimlerimiz sürüyor. Kayıt dışılığını Türkiye’de ki tüm odalar ve derneklerle birlikte önlemeye çalışıyoruz. Bunu önleyebilmek için de İstanbul Altın borsası baz olarak alınmalı diyoruz. Bizlerde rahatça fiş fatura kesmeliyiz.

ALTIN KONYA İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
Konya’da 220 sarraf var. Altın Konya’da da çok önemli. 1012 atölyemiz var. Burada da çok önemli imalathanelerde yapılıyor. Ama maalesef bazı ustaları İstanbul’dan Konya’ya getiremiyoruz. Buralarda makine ve el işçiliği de yapılıyor. 1995 yılına kadar şehrimizde altın işini yapanlar babadan görme düzenle gelmişlerdi. Şimdi herkes bu düzeni değiştirmeye çalışıyor.

ÖZBOYACI ALTIN KONSEPTE BİR İLK

Özboyacı Altın olarak bizlerde bu işe 82 yılında girdik. 1962’den 1982’ye kadar Mevlana Caddesi’nde idik. Aslında Hadim’de deden kalma bir köy bakkalı dükkanımız ile sülalemiz ticarete başlamış. Köyde ki dükkanımızda hayvan zincirinden mığından lokuma, sabundan aspirisine bal kükürdünden basmaya kadar ne isterseniz satılırdı. 82’den 92 ye kadar Sadi Pasajında bulunduk. Daha sonra Yeraltı çarşısına girdik. Bundan sonra da bizde geniş dükkan anlayışı başladı. En büyük etkende 1995 yılında KOMBASSAN’ın yaptırmış olduğu Afra’ ya açmış olduğumuz dükkan oldu. Tahir Çınar, Hulusi Yüksel ve Tahir Özer’in zorlaması ve ısrarı ile bizim büyük ve geniş dükkan vizyonumuz başladı. Şu anda Konya’da 7 mağazamız var. Kurumsallaşmak için de çok ciddi çalışmalar yaptık. Dünyanın kullandığı en son gelişmiş teknolojiyi bugün mağazalarımızda kullanıyoruz. Hangi dükkanda hangi ürünümüz satıldı anında bugün merkezimizde görebiliyoruz. Bütün ürünlerimiz barkotludur.

BİZDE MÜŞTERİNİN ALDANMA

RİSKİ SIFIRDIR
Müşterinin aldanma riski bizde sıfırdır. Tüm ürünlerimizin kimliği vardır. Fotoğraflıdır. Bizden beş yıl önce kim nerede hangi ürünü aldı. Özellikleri nedir. Değeri nedir bellidir. Yine Konya’da ilk TSE’li ISO belgeli garantili Ürdünleri müşterimizin hizmetine sunduk. Personelimiz her yıl belli periyotlar içerisinde düzenli olarak eğitime tabii tutuluyor. Gelişim ve teknoloji en yakından takip ediliyor. Bunun yanı sıra Özboyacı Altın olarak şehrimize ve insanımıza karşı olan sosyal sorumluluk projelerimiz de var. Anneler günü münasebeti ile ilköğretim öğrencilerimiz arasında kompozisyon yarışmaları düzenledik. Dereceye giren öğrencilere ödüller verdik. Yine her müşterimiz için bir ağaç diktik ve de dikmeye devam ediyoruz. Daha önce ki 7 bin ağaçlık alan doldu. Şu anda ikinci bir 7 bin ağaçlık bölüm çalışmalarımız sürüyor. Konya’mızda kuyumculukta konsep artık değişiyor. Bugün şehrimizde 800 metrekarelik üç katlı tek iş yerine sahip olmanın mutluluğunu ve huzurunu yaşıyoruz”
memleket.com.tr

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?