Kurtlar Vadisi'nden vekil imamlığa

Gölge Ekibi filminde rol alarak oyunculuğa adım atan Hüsnü Nişancı, her geçen gün yıldızını parlatan bir oyuncuydu. Kurtlar Vadisi, Binbir Gece, Arka Sokaklar, Hatırla Sevgili, Ihlamurlar Altında, Kuzey Rüzgarı, İpsiz Recep ve Gece Gündüz gibi dizilerde r

Fakat geçtiğimiz aylarda, şöhreti bir kenara iterek Çanakkale'nin bir köyünde imam olmayı tercih etti. Peki ama neden? Bu sorunun cevabını öğrenmek üzere yola koyulduk.

Biga'da buluştuğumuz Hüsnü Nişancı ile görev yaptığı köye gidebilmek için araba tutuyoruz. Zira köyün servisi altı saatte bir geçiyor. Çömlekçi, Biga'ya 25 km. uzaklıkta bir dağ köyü. Toplam 40 hanenin bulunduğu köyde yaklaşık 90 kişi yaşıyor. Nüfusun tamamına yakınıysa 60 yaş üzerinde. Kozçeşme köyüne geldiğimizde yol kenarında arabamıza bakan yaşlı amcayla teyzeyi görüyoruz. Durup alıyoruz. Gidecekleri köye doğru yol alırken sohbet ediyoruz. Amcanın felç geçirdiğini ve tedaviden döndüklerini öğreniyoruz. Karaağaç köyüne vardığımızda teyze "Gızanım borcumuz ne kadar?" diyor. Hep bir ağızdan "Dua edin, yeter." diyoruz. "Garnınız açsa doyuruverem" diyor teyze ve bir teşekkür faslının ardından dualar eşliğinde ayrılıyor yanımızdan. Arkadaşlarının deyimiyle 'artist imam' Hüsnü Nişancı, neden imamlığa başladığıyla ilgili ilk cümleleri oracıkta söylüyor: "İleride biz de yaşlanacağız. Elimiz ayağımız tutmayacak. Yaşamın sonunu iyi düşünmemiz ve ona göre hazırlanmamız gerek. İşte bu yüzden asıl mesleğimi yapmaya karar verdim."

Krizden dolayı imamlık yapmıyorum!

1986 yılında Biga İmam Hatip Lisesi'nden mezun olan Hüsnü Nişancı, 23 yıl boyunca imamlık dışında pek çok iş yapmış. İşletme müdürlüğü, yönetici asistanlığı bunlardan bazıları... Çok iyi paralar kazanmasına rağmen hep bir yanının eksik kaldığını söyleyen Nişancı, "Basında yazıldığı gibi, krizden dolayı imamlık yapmıyorum. Eğer öyle olsaydı, İstanbul Ataköy'de iki buçuk milyar maaşla çalıştığım işi, en önemlisi de ailemi bırakıp buraya gelmezdim. Burada önceki maaşımın hem üçte birini alıyorum hem de ailemden uzak tek başıma yaşıyorum." diyor. Bundan sonraki hedefini ise yeterlilik sınavını ve KPSS'yi geçerek kadro almak ve hayatının sonuna kadar dine hizmet olarak açıklıyor.

Vekil imam olarak atanmadan önce hizmet sektöründe çalıştığını belirten Hüsnü Nişancı, imam olmak için Allah'a yalvardığı geceyi şu sözlerle anlatıyor: "Hizmet sektörünün temposu çok yoğun. Gündüz 11.00'den gece 01.00'e kadar çalışıyordum. Bir de çok titizim. Dolaşmam ve her yere hakim olmam lazım. Tuvalet temiz mi, değil mi? Müşteri memnun mu, değil mi? Çay olmuş mu, olmamış mı? Tabii bunun karşılığını parasal olarak beklediğim kadar, patronlar tarafından da takdir edilmeyi beklerdim. Bir patronum tüm yaptıklarıma karşın bir sürü laf söylerdi. Yine böyle bir gün canım çok sıkıldı. Soğuk bir havada dışarı çıktım ve ellerimi açarak, 'Allah'ım ne olur beni buradan kurtar. Ben artık sana hizmet edeyim, yeter ki bana bir fırsat ver' dedim. Sonra Biga müftüsünü aradım. 'Hocam boş kadron var mı?' dedim. Aldığım maaşı öğrenince 'Var ama seni oraya atayamam' dedi. Ben de dedim ki, 'Hocam söz veriyorum. Çok istediğim bir şey. Mahcup etmem sizi. Sözümde de dururum.' Birkaç kez görüştük müftüyle, ardından beni bir sınava tabi tuttu ve Çömlekçi'ye atayarak bana bu fırsatı verdi. Daha doğrusu Allah kısmet etti, onu da vesile kıldı."

"Setlerdeki birçok kişinin psikolojisi bozuk!"

9 yıllık oyunculuk geçmişinde edindiği tecrübeleri bizimle paylaşmasını istediğimiz Hüsnü Nişancı, bazı bilgiler veriyor: "Setlerde her türden insan gördüm; eşinden ayrılmış, kocasından ayrılmış insanlar... Oyuncu olma umuduyla evini terk eden erkek ve kız çocuklar... Oradaki insanlar, birbirleri hakkında her zaman, 'Yok efendim daha bir-iki ay evvel bilmem kim, bizimle birlikte geziyordu. Şimdi bilmem hangi dizinin başrol oyuncusu olmuş. Bizim neyimiz eksik? Ben ondan daha iyiyim.' diye düşünürler. At yarışında hep beşte kalmış, bir gün altıyı muhakkak tutturacağım diyerek hep bir umut beslerler. Ama sadece sabun köpüğüdür bu. Mesela servisle bizi alırlar, sete götürürler, sette çaylar, kahveler, yemekler, kostümler, makyajlar... Rolünü oynar, ondan sonra evine gidersin. Eşin dostun o bölümü seyreder, 'Vay efendim seni şurada gördüm, vay efendim seni burada gördüm' demeye başlar. Uçarsın, ayakların yere basmaz! Gözün hep bir üst roldedir. Çünkü aynı dönemde oyunculuğa başladığın insanların iyi noktalara geldiğini görünce benim neyim eksik demeye başlarsın. Nitekim, kimse aynaya bakıp da ben çirkinim demez! Mesela oralarda 60 yaşına gelmiş bir adam gördüm. Adam hâlâ, 'Bir gün göreceksiniz şöyle olacağım, böyle olacağım' diyordu! 20 yaşındaki gençler de 60 yaşındaki ihtiyarlar da zirveye çıkmak için yarışıyor. Bunun için maddi olanak sağlanıyor, altyapı sağlanıyor; ama dizi tutmadı diyelim. Veya setlere gittin, ama ajans parayı alıp kaçtı. E kardeşim, evine ekmek almaya paran yok. Böyle gerçeklerle yüz yüze kalınca hayat bir de dönüp tokat atıyor insana, ne olduğunu şaşırıyorsun. Zaten bu yüzden oradaki birçok kişinin psikolojisi bozuk. Birçoğu çalışmıyor. Hani derler ya, sahne tozunu yutan insan başka bir iş yapamaz diye, bu çok doğru bir söz. Üniversiteyi bitiren birçok insan orada hiçbir şey olamayıp heba oluyor. Gerçek hayatta dostlar doğruyu söyler: 'Oğlum bu işi yapma. Boş işlerle uğraşacağına git üç-beş kuruşa çalış.' Dostlar böyle söylediğinde oradaki insanlar psikolojileri bozuk olduğu için ne yapıyorlar? Tekrar o köpüğün içine kaçıyorlar. Bu sefer setlere 10 liraya, 20 liraya gidiyorlar. Çünkü bu insanlar, oralarda adam yerine konulduklarını sanıyorlar; fakat hayat, her gün onları değer olarak eksiltiyor. Belli bir yaşa geldikten sonra da çok zor durumda kalıyorlar."

***

Hüsnü Nişancı, üniversiteyi okuyan pırıl pırıl gençlerin dizi setlerinde heba olduğunu düşünüyor: "Setlerdeki insanların eşi dostu, 'Oğlum bu işi yapma. Boş işlerle uğraşacağına git üç-beş kuruşa çalış' dediğinde pek çok oyuncu, psikilojisi bozuk olduğu için tekrar oralara dönüyor. Bu sefer 10 liraya, 20 liraya gidiyorlar. Çünkü bu insanlar, oralarda adam yerine konduklarını sanıyorlar; fakat hayat, her gün onları değer olarak eksiltiyor.

ZAMAN

Magazin Haberleri

Hamur işi yiyerek zayıf kalıyor! Çağla Şıkel'in 6 ayda birlik kahvaltı tabağı
Kanbolat Görkem Arslan Hayatını Kaybetti
Multipl Skleroz yüzünden mi düştü?
Herkes İşi Gücü Bıraktı: Eşref Rüya Son Bölüm Fragmanı ve Gündemi
Game of Thrones yıldızı Maisie Williams, İtalya tatilinden paylaşımlarla gündemde